Milli Tren Projesine büyük ilgi

Milli Tren Projesine büyük ilgi :”Milli Tren Projesi” kapsamında, demiryolu yenileme ve lojistik merkez yapım çalışmaları başta olmak üzere yeni yapılacak demiryolları için yaklaşık 1500 proje aynı anda sürdürülüyor. 2023 yılına kadar tamamlanması planlanan 13 bin kilometrelik demiryolu ağının oluşturulmasından yabancı şirketler de pay alabilmek için yarışıyor. Bu yıl İstanbul’da düzenlenecek olan “Eurasia Rail – 5.Uluslararası Demiryolu Fuarı”na ürünlerini tanıtmak isteyen 25 ülkeden 121 yabancı firma katılıyor. Almanya, Fransa, Rusya,İspanya ve İran çok önem verdikleri bu buluşmada bakanlık seviyesinde yer alacak.

Alanında dünyanın 3’ncü büyük demiryolu fuarı olma özelliğini taşıyan “Eurasia Rail: 5. Uluslararası Demiryolu, Hafif Raylı Sistemler, Altyapı ve Lojistik Fuarı”nı Türkel Fuarcılık düzenliyor.

YABANCILAR GÖZÜNÜ TÜRKİYEYE ÇEVİRDİ

Türkel Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Korhan Yazgan, 05 – 07 Mart 2015 tarihleri arasında Yeşilköy İstanbul Fuar Merkezi’n dedüzenlenecek olan fuar ile ilgili olarak “Milli Tren Projesi bünyesinde Ankara-İstanbul arasında yeni bir direkt hızlı tren hattı yapılmasını planı ile yabancı şirketler gözünü Türkiye’ye çevirdi. Ancak tek proje bu değil. 3 bin 500 kilometre yüksek hızlı demiryolu, 8 bin 500 kilometre hızlı demiryolu, bin kilometre konvansiyonel demiryolu olmak üzere toplam 13 bin kilometre demiryolu yapılması hedefleniyor.
Böylelikle 2023 yılında toplam 25bin kilometre demiryolu uzunluğuna ulaşılması ve bu sayede,demiryolu taşımacılık payının yolcuda yüzde 10 ve yüzde 15’e çıkarılması bekleniyor. Tüm bu yapılacak işler düzenlediğimiz fuara büyük bir ilgi oluşmasını sağladı. Geçen yıl 23 ülkenin katılım yaptığı fuara bu yıl 25 ülkeden katılım var. Bu alanda teknolojik yarışta yer alan Almanya, Fransa, İspanya’dan şirketlerden yoğun talep geldi. Bu ülkelerin yanısıra İran da dahil olmak üzere katılımlarını bakanlık seviyesinde yapacaklar. Bu da Türkiye’deki demiryolu projesine gösterdikleri ilginin büyüklüğünü ortaya koyuyor” dedi.

KOSGEB RESMİ OLARAK DESTEKLİYOR

2011 yılından beri Türkel Fuarcılık tarafından organize edilen”Eurasia Rail: 5. Uluslararası Demiryolu, Hafif Raylı Sistemler,Altyapı ve Lojistik Fuarı” Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, TCDD, Tüvasaş, Tüdemsaş ve Tülomsaş, KOSGEB, TOBB tarafından resmi olarak destekleniyor. Konferans ve seminer programları ile de kamu ve özel sektörde öne çıkan isimleri ağırlayan fuar, sektördeki önemli gelişmeleri, son teknolojileri,yeni ürünlerin tanıtımlarını, büyük firma ve kurumları İstanbul’da tek bir platformda toplama özelliğine sahip.
Bu yıl fuara 25 ülkeden 121 yabancı, 113 ise yerli olmak üzer 234 firmanın katıldığını belirten Korhan Yazgan, şöyle dedi: “Demiryolu sektörünün serbestleşme sürecinin tamamlandı. Milli standartların oluşturulması, emniyet yönetim sisteminin altyapı ve işletmeciliğin kültür haline getirilmesi ve her türlü demir yoluaracının ülkemizde üretilmesi planlanıyor. Tüm bunlar fuara ilginin artmasını sağlıyor”

milli-tren-projesine-buyuk-ilgi

13 bin Kilometrelik Demiryoluna yabancı ilgisi büyük

13 bin Kilometrelik Demiryoluna yabancı ilgisi büyük :“Milli Tren Projesi” kapsamında, demiryolu yenileme ve lojistik merkez yapım çalışmaları başta olmak üzere yeni yapılacak demiryolları için yaklaşık 1500 proje aynı anda sürdürülüyor.

2023 yılına kadar tamamlanması planlanan 13 bin kilometrelik demiryolu ağının oluşturulmasından yabancı şirketler de pay alabilmek için yarışıyor. Bu yıl İstanbul’da düzenlenecek olan “Eurasia Rail – 5. Uluslararası Demiryolu Fuarı”na ürünlerini tanıtmak isteyen 25 ülkeden 121 yabancı firma katılıyor. Almanya, Fransa, Rusya, İspanya ve İran çok önem verdikleri bu buluşmada bakanlık seviyesinde yer alacak.

Alanında dünyanın 3’ncü büyük demiryolu fuarı olma özelliğini taşıyan “Eurasia Rail: 5. Uluslararası Demiryolu, Hafif Raylı Sistemler, Altyapı ve Lojistik Fuarı“nı Türkel Fuarcılık düzenliyor.

Türkel Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Korhan Yazgan, 05 – 07 Mart 2015 tarihleri arasında Yeşilköy İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan fuar ile ilgili olarak “Milli Tren Projesi bünyesinde Ankara-İstanbul arasında yeni bir direkt hızlı tren hattı yapılmasını planı ile yabancı şirketler gözünü Türkiye’ye çevirdi. Ancak tek proje bu değil. 3 bin 500 kilometre yüksek hızlı demiryolu, 8 bin 500 kilometre hızlı demiryolu, bin kilometre konvansiyonel demiryolu olmak üzere toplam 13 bin kilometre demiryolu yapılması hedefleniyor. Böylelikle 2023 yılında toplam 25 bin kilometre demiryolu uzunluğuna ulaşılması ve bu sayede, demiryolu taşımacılık payının yolcuda yüzde 10 ve yüzde 15’e çıkarılması bekleniyor. Tüm bu yapılacak işler düzenlediğimiz fuara büyük bir ilgi oluşmasını sağladı. Geçen yıl 23 ülkenin katılım yaptığı fuara bu yıl 25 ülkeden katılım var. Bu alanda teknolojik yarışta yer alan Almanya, Fransa, İspanya’dan şirketlerden yoğun talep geldi. Bu ülkelerin yanısıra İran da dahil olmak üzere katılımlarını bakanlık seviyesinde yapacaklar. Bu da Türkiye’deki demiryolu projesine gösterdikleri ilginin büyüklüğünü ortaya koyuyor” dedi.

2011 yılından beri Türkel Fuarcılık tarafından organize edilen “Eurasia Rail: 5. Uluslararası Demiryolu, Hafif Raylı Sistemler, Altyapı ve Lojistik Fuarı“ Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, T.C.D.D, Tüvasaş, Tüdemsaş ve Tülomsaş, KOSGEB, TOBB tarafından resmi olarak destekleniyor. Konferans ve seminer programları ile de kamu ve özel sektörde öne çıkan isimleri ağırlayan fuar, sektördeki önemli gelişmeleri, son teknolojileri, yeni ürünlerin tanıtımlarını, büyük firma ve kurumları İstanbul’da tek bir platformda toplama özelliğine sahip.

Bu yıl fuara 25 ülkeden 121 yabancı, 113 ise yerli olmak üzer 234 firmanın katıldığını belirten Korhan Yazgan, şöyle dedi: “Demiryolu sektörünün serbestleşme sürecinin tamamlandı. Milli standartların oluşturulması, emniyet yönetim sisteminin altyapı ve işletmeciliğin kültür haline getirilmesi ve her türlü demiryolu aracının ülkemizde üretilmesi planlanıyor. Tüm bunlar fuara ilginin artmasını sağlıyor”

13-bin-kilometrelik-demiryoluna-yabanci-ilgisi-buyuk

Çin demiryolu kozuna güveniyor

Çin demiryolu kozuna güveniyor :Çin’in önde gelen tren üreticilerinden CNR ve CSR birleşti. Çin yönetiminin finans ve yatırım politikaları açısından büyük önem taşıyan birleşme, ortaya uluslararası rekabet gücü yüksek bir dev çıkardı.

Çin Başbakanı Li Kiçiang, aralık ayında Belgrad’da, Doğu ve Güneydoğu Avrupa ülkelerinin liderleriyle düzenlenen zirvede demiryolu projelerini öne çıkarmıştı. Çin hükümeti, projeleri finansmanıyla birlikte sunuyor. Güneydoğu Asya, Afrika ve Latin Amerika Çinli tren üreticilerinin etkin olduğu yerler arasında yer alıyor.

Çin’in yeni diplomasi stratejisinde yüksek hızlı demiryolu ulaşımı, finansman ve mühendislik hizmetleri önemli rol oynuyor. Bu kapsamda yurtdışındaki altyapı yatırımlarına milyarca dolar kredi açılıyor. “Yeni İpek Yolu” adı verilen ve Avrupa ile Çin’i birbirine bağlayacak ekonomik koridorlara kaynak ayrılıyor. Gözlemciler, CNR ve CSR’nin birleşmesinin Çin’in yeni pazarlara açılması stratejisinin önemli bir halkası olduğuna dikkat çekiyor.

Küresel rekabette avantaj Çin’de

CNR ve CSR arasındaki kıyasıya rekabet, şirketlerin uluslararası alanda rekabet gücünü zayıflatmıştı. Çin, bu yüzden Türkiye ve Arjantin’deki bazı büyük ihaleleri kaybetmişti. Çin Mühendislik Akademisi uzmanlarından Wang Mengshu, “Birleşmeyle ortaya çıkan yeni şirket, teknolojik üstünlüğü, insan sermayesi ve üretim kapasitesi gibi unsurlarla küresel rekabette daha avantajlı konumda olacak” dedi.

İç piyasa yeterli gelmediğinden Çinli demiryolu üreticileri uluslararası pazarlara açılıyor. Meksika’da milyarlarca dolarlık bir anlaşma, ihale koşullarında yeterince saydamlık sağlanmadığı için kasım ayında kaybedildi. Buna karşılık CNR, Boston Metrosu’nun 567 milyon dolar bedelli ihalesini kazanarak Çinli şirketler açısından ABD’de bir ilki başardı. Çin, Kaliforniya’ya da yüksek hızlı tren hattı tedarik edecek. Bu hattın uzunluğu bin 287 kilometreyi buluyor. Brezilya ve Peru’yu birbirine bağlayacak 4 bin 400 kilometre uzunluğundaki hat, Çinli üreticilerin giriştiği bir başka önemli proje.

Finansmanda da Çin devrede

Projelerin finansmanında Çin kamu bankaları ve milyarlarca dolara hükmeden yatırım fonları devreye giriyor. Bir başka finansman seçeneğini ise Brezilya, Rusya, Hindistan ve Güney Afrika’nın ortak projesi ” Brics-Bank” meydana getiriyor. Yine Çin tarafından gündeme getirilen Asya Altyapı ve Yatırım Bankası (AIIB) da altyapı projelerine kaynak sunuyor.

Çin Ticaret Bakanlığı yetkilisi Zhang Ji, Pekin’in dünyada ekonomik büyümenin yavaşlamasını gözeterek yapısal dönüşüm amaçlı adımlar attığına dikkat çekiyor. Çinli yetkili, “Çin ekonomisi yeni bir ‘normalleşme’ sürecine girdi. Hükümet, nitelikli bir büyümeyi güvence altına almak için demiryolu ulaşımı ve iletişim gibi ileri seviyede bulunduğu sektörlerde uluslararası markalar yaratmayı hedefliyor” ifadelerini kullanıyor.

Demiryolları havacılığa örnek oldu

Tren üreticilerindeki birleşme, Çin’de başka sektörler açısından örnek oluşturabilir. Pekin, alanında dünya çapında lider şirketler kurmayı hedefliyor. Alman Basın Ajansı (dpa) muhabirine bilgi veren bir Çin hükümet yetkilisi, havacılık şirketleri Çin Ticari Uçaklar Kurumu (COMAC) ile Çin Havacılık Sanayi Şirketi (AVIC) arasında birleşme pazarlıklarının devam ettiğini söyledi.

COMAC halen Airbus ve Boeing’e rakip olacak iki “yerli uçak modeli” üzerinde çalışıyor. Hükümetin uzayıp giden görüşmeler nedeniyle “sabrının taştığı” ve AVIC yönetimine COMAC’ı devralma talimatı verildiği belirtiliyor. Birleşmeyle ortaya çıkacak yeni şirketin uluslararası alanda yüksek rekabet gücüne sahip olması ve daha etkin bir şekilde faaliyet göstermesi öngörülüyor.

Cin, demiryolu kozuna guveniyor

Yetiş’ten Demiryolu Açıklaması

Yetiş’ten Demiryolu Açıklaması :Ak Parti Adıyaman Milletvekili Dr. Murtaza Yetiş, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ‘demiryolu’ müjdesi verdiğini belirterek, konuyla ilgili değerlendirmede bulundu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından müjdesi verilen demiryolu ile ilgili bir değerlendirmede bulunan Milletvekili Murtaza Yetiş, asrın projesi olan demiryolunun tüm Adıyaman’a hayırlı olmasını diledi. Yetiş, Adıyaman ekonomisinin kalkınması için demiryolunun çok önemli olduğu belirterek, bu yönde 2012 yılından beri mücadele verdiğini kaydetti. Adıyaman’ın çok ihtiyacı olan ve ‘asrın projesi’ olarak yorumlanan demiryolunun 2016 yılı yatırım programına alınmasının beklenildiğini söyleyen Yetiş, şöyle devam etti:

“Türkiye’de barış havzası olarak haklı bir unvan kazanan ilimize komşu tüm illerin bu tür projelere dahil edilerek ilimizin devre dışı bırakılması Adıyaman kamuoyunda büyük hayal kırıklıklarına neden olmaktaydı. 3 bin 500 kilometre yüksek hızlı demiryolu, 8 bin 500 kilometre hızlı demiryolu ve bin kilometre konvansiyonel demiryolu olmak üzere 13 bin kilometre demiryolu yaparak 2023 yılında toplam 25 bin kilometre demiryolu uzunluğuna ulaşılması hedefiyle yola çıkan TCDD’nin bütün bu projelerde Adıyaman’a komşu illeri dahil ederek Adıyaman’ı tam ortada tampon bir bölge olarak bırakması gelecekte de bu projelerin ilimize getirilmesinde büyük zorluklara neden olacaktı. Bu nedenlerle daha önce görüştüğümüz sayın Bakanımızdan, ilimizin de mevcut projelerden faydalandırılmasını ve kendisine ilettiğimiz haritalarda belirlenen Konya-karaman-Ulukışla-Osmaniye-Gaziantep-Şanlıurfa-Mardin-habur hattı veya ‘Kılçık Hat’ olarak Gölbaşı-Adıyaman Merkez-Kahta’ya bağlanmasını talep etmiştik. Kendileri de bu talebimize olumlu karşılık vermişlerdi. Bu talepten sonra ilimize teşrif eden Başbakanımız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun Adıyamanlıların altıncı milletvekili olduğunu söylemesi, her türlü sorunlarının çözüleceği sözünü vermesi ve en önemlisi de Adıyaman için asrın projesi olan demiryolu sözünü vermesi bizleri çok mutlu etti ve heyecanlandırdı. Bu gelişmelerden dolayı başta Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Ahmet Davutoğlu olmak üzere Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Lütfü Elvan’a, konuyu sayın Başbakanımızın gündemine almasına vesile olan yerel basınımıza, konuyu zaman zaman gündeme getiren sivil toplum kuruluşlarımıza ve pankart açarak destek olan gençlere şehrim adına teşekkür ediyorum.

yetisten-demiryolu-aciklamasi

 

Emniyet-Güvenlik Semineri Sona Erdi

Emniyet-Güvenlik Semineri Sona Erdi :Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ile Uluslararası Demiryolları Birliği’nin (UIC) işbirliğiyle Ankara’da düzenlenen “Emniyet-Güvenlik Semineri” TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ve UIC Başkanı Jean Pierre Loubinoux’un konuşmalarıyla sona erdi.

Moderatörler, konuşma öncesinde iki gün süren semineri değerlendirdi. Moderatörlerden birisi olan TCDD Dış İlişkiler Daire Başkanı İbrahim Çevik; 2023 yılına kadar binlerce kilometre yüksek hızlı, hızlı ve geleneksel demiryolu ağının yapılarak toplam demiryolu ağının 25 bin km’ye çıkacağını, emniyet ve güvenliğin daha da önem kazanacağını, bu nedenle Teşekkül içerisinde Avrupa Birliği ve dünya ile uyumlu emniyet yönetim sistemleri departmanının kurulduğunu, güvenlik birimlerinin de yeniden yapılandırıldığını belirtti. Güvenliğin ve emniyetin birbiriyle bağlantılı olduğunu, güvenliğin dıştan gelen bir tehdidi, emniyetin ise içsel bir durumu anlattığını söyleyen Çevik; Türkiye ve Ortadoğu bölgesinde her iki konunun geliştirilmesi için çaba gösterdiklerini, yüksek emniyet, yüksek güvenlik, yüksek konforu ifade eden yüksek hızlı demiryolu işletmeciliğinin ülkede gelişmesiyle birlikte iki konunun daha da önem kazandığını söyledi.

Diğer moderatörler de; emniyet ve güvenliğin canlı bir sistem gibi düşünülmesi gerektiğini, bu nedenle sürekli yenilenmesinin ve geliştirilmesinin gerektiğini, küresel ölçekte ele alınmasının zorunlu olduğunu, bu nedenle UIC’nin emniyet biriminin çok önemli bilgi paylaşımında bulunduğunu, emniyet ve güvenlik konularında bilgi paylaşımında bulunulmasını sağlayan bu tür seminerleri de desteklediğini ifade etti.

Türkiye’nin Marmaray, Kars-Tiflis-Bakü, demiryolu geçişi olan 3. Boğaz Köprüsü vb. demiryolu sektörüne yaptığı yatırımlarla yük taşımacılığı, lojistik hizmetler açısından da uluslararası demiryolu koridorunda etkinleşmekte olduğunu, sürdürülebilir bir vizyon için teknolojinin çok önemli olduğunu, demiryolu sistemini yaygınlaştırdığını ve geliştirdiğini, kaliteyi artırdığını belirten uzmanlar, koridorların tek başına yeterli olamayacağını, diğer ağlarla desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Emniyet ve güvenliğin kendi içinde de birçok unsuru içerdiğini belirten uzmanlar; bunlardan en önemlisinin de personelin eğitilmesi ve bilginin yaygınlaştırılması olduğunu ifade etti.

Kapanış konuşması yapan TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman da; Türkiye ve bölge ülkeleri için çok önemli iki konuda, emniyet ve güvenlik konularında seminer düzenlediklerini belirterek şunları söyledi;” Trenin en önemli özelliği güvenli olmasıdır. Bunun için emniyet ve güvenlik konuları çok önemlidir. Sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu demiryollarında da bu konuların geliştirilmesini istiyoruz. UIC’nin de destek vermesinden dolayı teşekkür ediyoruz. “

Karaman; büyük demiryolu yatırımlarına imza atıldığı bir dönemde bu seminerin yapılmasının ayrıca önemli olduğunu vurgulayarak; “ Marmaray’da başarıyla işletmecilik yapıyoruz. Sorumluluklarımız giderek artıyor. Yüksek hızlı demiryolu hatlarımız genişliyor. Bu nedenle emniyet ve güvenliğin önemi ve ağırlığı giderek artıyor. İzban’da uluslararası ödül aldık. Bu ödülü almamızdaki en önemli unsurlardan birisi emniyet ve güvenliğe önem vermemizdir. Ankara-İstanbul yüksek hızlı demiryolu hattında sinyalizasyonla ilgili birkaç nokta var. Emniyet ve güvenlik bu hatta da öncelikli olacak… Bu bilinç içerisinde yatırımlarımızı ve işletmeciliğimizi yapmaya devam ediyoruz.” Dedi.

UIC Başkanı J.P Loubinoux da; Türkiye’ye tekrar gelmekten dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu söyleyerek; “ Türkiye ekonomisi gelişiyor, altyapı, demiryolu yatırımlarına önem veriliyor. Marmaray çok önemli bir proje… Ankara-İstanbul yüksek hızlı demiryolu hattı yakında hizmete girecek. UIC olarak bu yatırımlardan büyük bir mutluluk duyuyoruz. “ şeklinde konuştu.

“7 milyar dünya nüfusu emniyetli ve güvenli bir şekilde hareket etmek istiyor. Buna 7 milyon demiryolu camiası katkı sağlıyor. UIC olarak 200 ‘ün üstünde projede ortak çalıştık. UIC, bilgilerin paylaşıldığı bir platformdur. Yenilikçidir. Aynı zamanda siyaset üstü bir barış dünyasıdır. “ diye konuşan Loubinoux; tüm seminer katılımcılarına ve TCDD’ye teşekkür etti.

Konuşmaların ardından seminere katkı sağlayanlara plaket verildi.

Emniyet-Guvenlik Semineri Sona Erdi

ERTMS Dünya Konferansı İstanbul’da Başladı (Foto Galeri)

ERTMS Dünya Konferansı İstanbul’da Başladı :Uluslararası Demiryolları Birliği (UIC), 11. Avrupa Demiryolu Trafik Yönetim Sistemi (ERTMS) Dünya Konferansı, 2 Nisan 2014 tarihinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan’ın katılımıyla başladı.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan konferans açılış konuşmasında, Türk demiryolu idaresiyle sıcak işbirliğini bu konferansla taçlandıran UIC’i kutlayarak, 38 ülkeden demiryolu idarecisi ve tedarikçisi sıfatıyla konferansa katılan konuklara teşekkür etti.

Demiryolu ulaşımının zamandan tasarruf ederek hızlı, güvenli ve düşük maliyetli taşımacılık özellikleriyle büyük avantajlar sağladığını vurgulayan Elvan, 20. yüzyılın başında modernleşmenin en önemli araçlarından birinin de yine demiryolu ulaşımı olduğuna işaret etti.

Özellikle sınırlar ötesi ticaretin artırılmasıyla birlikte demiryolu ulaşımının küresel ölçekte bir ulaşım modu olarak kullanılmaya başlandığını anlatan Elvan, çevre-insan ilişkisi, daha az arazi kullanımı, kaynakların sürdürülebilir alanlara kaydırılmasının da demiryolunu ayrıcalıklı kıldığını belirtti.

Uluslararası sürdürülebilir bir taşımacılık politikasının her ulaşım modunun gelişmesini ve aralarındaki uyumu zorunlu hale getirdiğine dikkati çeken Elvan, bu açıdan bu konferansın ülke ve bölge demiryolu koridorlarının açılarak trafik güvenliğinin sağlanması, ortak standartlarda buluşma ve uygulamada birlik açısından önem arz ettiğini söyledi.

“Demiryolu ağının tamamına yakını Türkiye’de üretilen raylarla yenilendi”

Ülke olarak özellikle son 12 yıllık süreçte demiryolunu devlet politikası olarak diğer ulaşım modlarıyla birlikte gerçekleştirdiklerini belirten Elvan, modlar arası uyumu da ayrıca bir politika olarak ele aldıklarını ve bu yönde projeler geliştirdiklerini ifade etti.

Bu dönemde hızlı tren ağını kurduklarını ve ülkenin dört bir yanına ulaştırmaya başladıklarını anlatan Elvan şunları söyledi:

“Modern Demir İpek Yolu’nun önemli ayaklarından biri olan Marmaray’ı açarak denizin altından iki kıtayı birleştirdik. Türkiye’de demiryolu endüstrisinin oluşması için çok önemli adımlar attık. Demiryolu sektörünü serbestleştirecek yasal düzenlemeleri hayata geçirdik. Bunların yanında Avrupa Birliği (AB) demiryoluyla ulusal demiryolunu entegre edecek mevzuatı oluşturduk. İşte bu dönemde UIC ve Avrupa demiryolu kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde bu tür organizasyonlarda bir araya gelmemiz hem Türkiye, hem Avrupa hem de bölge ülkeleri açısından büyük önem arzetmektedir. Bu bağlamda Türkiye doğal koridor işlevi görmekte, adil ve sürdürülebilir bir ulaşım ortaklığının etkin taraflarından biri olmaktadır.”

Bakan Elvan, Türk demiryollarının son yıllarda geliştirdiği ve uyguladığı projelerle demiryolu ulaşım standartlarını oldukça yükselttiğini belirterek, bunun yanında Türkiye’de yeni hızlı ve konvansiyonel demiryolu hatları yapıldığını ve demiryolu sektörünü canlandıracak uygulama ve adımların da eş zamanlı olarak atıldığını söyledi.

Demiryolu ağının tamamına yakınının Türkiye’de üretilen raylarla yenilendiğini ve altyapısının yüksek standartlı hale getirildiğini vurgulayan Elvan, Türkiye’de ulusal demiryolu ağının geliştirilmesinin demiryolu özel sektörünün oluşmasına da ivme kazandırdığını kaydederek, “Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Konya-Eskişehir yüksek hızlı tren hatlarının işletmeye açılmış, Türkiye dünyada yüksek hızlı tren işleticisi ülkeler liginde yer almıştır. İstanbul-Ankara yüksek hızlı demiryolunun, İstanbul-Eskişehir kesimi de tamamlanmış, test ve sertifikasyon çalışmaları devam etmektedir. Şu anda yapımı devam eden yüksek hızlı ve hızlı demiryolu projeleri de kısa vadede tamamlanacak ve yaklaşık 40 milyonluk bir nüfus doğrudan yüksek hızlı tren ulaşımına erişmiş olacaktır” diye konuştu.

Bölgesel ve kıtalar arası ölçekte gerçekleşen büyük demiryolu projelerinden birinin de Marmaray olduğunu belirten Elvan, “Marmaray ile sadece İstanbul’un iki yakası birleştirilmekle kalmamış, Uzak Asya’dan Batı Avrupa’ya uzanan modern İpek Demiryolu’nun en önemli halkalarından biri, İstanbul Boğazı’nın 62 metre altında bir mühendislik harikası olarak inşa edilmiştir. Marmaray sadece Türkiye’nin bir kazanımı değil, İpek Demiryolu güzergahındaki tüm ülkelerin kazanımıdır. İpek Demiryolu’nun diğer önemli halkası olan Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun ise inşası devam etmektedir.” ifadelerini kullandı.

Diğer taraftan, Avrupa, Orta Doğu ve Asya ülkelerine blok yük treni koridorları oluşturulduğunu dile getiren Elvan, şöyle devam etti:

“Avrupa’nın Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’ya ve Orta Asya’ya demiryolu yük koridorlarıyla bağlanması bu açıdan Avrupa için önem arz etmektedir. Türkiye’nin yük yoğun bölgelerine inşa edilen ve edilmekte olan lojistik merkezlerle yük taşımacılığı ve kombine taşımacılık da ayrıca teşvik edilmektedir. Aynı zamanda üretim merkezleri ve organize sanayi bölgeleri de demiryolu hatlarıyla ulusal ağlara bağlanmıştır ve bağlanmaktadır.

Örneğin, Manisa’dan bir tren Almanya’ya, Orta Doğu’dan Akdeniz kıyısındaki Mersin’e gelen bir yük ise Karadeniz kıyısındaki Samsun’dan tren feri bağlantısıyla Kavkaz’a, oradan da Rusya’nın içlerine kadar ulaşmaktadır. Yahut Avrupa’dan gelen bir yük, blok trenlerle Pakistan’a kadar gidebilmektedir. Bütün bu coğrafya içerisindeki demiryolu yatırımları, yük taşımaları, kombine taşımacılık örnekleri, AB ile demiryolu bağlamındaki ilişkilerimizin daha da güçlenmesi ve işbirliğimizin artmasını kaçınılmaz kılmaktadır.”

Bu büyük fotoğrafa bakıldığında bugün açılışında bulundukları konferansın ne kadar önemli olduğunun anlaşıldığını ifade eden Elvan, konferanstan çıkacak sonuçların demiryolu sektörüne ve ülkelerin birlikteliğine önemli katkılar sağlayacağına inandığını da sözlerine ekledi.

TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ise açılış konuşmasında: “2004 yılında hazırlanan Hükümetimizin ulaştırma ana plan stratejisinde demiryolları, diğer ulaşım modlarıyla entegre bir şekilde, öncelikli olarak geliştirilmesi gereken bir sektör olarak ele alınmıştır. Demiryollarının öncelikli sektör olarak ele alınması, Türkiye’nin bölgesel ve kıtalar arası konumuyla da yakından ilgilidir. Doğal bir köprü konumunda bulunan Türkiye, bu işlevini güçlendirmek, Asya-Avrupa kesintisiz demiryolu koridorunu oluşturmak, Modern İpek Demiryolunu hayata geçirmek için hedeflerini belirlemiş, bu hedeflere uygun projelerini hazırlamış ve bu projeleri hayata geçirmeye başlamıştır” dedi.

Karaman konuşmasında, “Türkiye hayata geçirdiği Marmaray, yapımı devam eden Baku-Tiflis-Kars, yine yapımı devam eden Üçüncü Köprü Demiryolu Geçişi projeleriyle makro anlamda kıtalar arası demiryolu entegrasyonunu sağlamaktadır. Bu büyük projeler, oluşturulmakta olan Batı-Doğu yüksek hızlı tren, Batı-Güney hızlı ve yüksek hızlı tren koridorlarıyla, Ortadoğu da Avrupa’ya bağlanacaktır.

Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Konya-Eskişehir hatlarının işletmeye açılmasından sonra, İstanbul-Eskişehir yüksek hızlı tren hattının da yapımı tamamlanmıştır. Test ve sertifikasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra bu yıl içerisinde işletmeye açılacaktır.

Diğer taraftan, Bursa, Ankara-İzmir, Ankara-Sivas yüksek hızlı tren hatları ile, Konya-Karaman hızlı tren hattının yapımı devam etmektedir. Bu hatların uzunluğu 2160 kilometredir. Sivas-Erzincan’ın yapım ihalesi yapılmıştır; Karaman-Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep-Şanlıurfa-Mardin-Sınır güney hızlı tren hattının proje süreçleri devam etmektedir.

2023 yılına kadar, önümüzdeki 9 yıl içerisinde, 3500 kilometre yüksek hızlı, 8500 kilometre hızlı ve 1000 kilometre konvansiyonel yeni demiryolu yapılarak işletmeye açılması hedeflerimiz arasındadır.

Bu projelerle eş zamanlı olarak, ağırlıklı olarak kamu-özel sektör ve yabancı yatırımcı ortaklığıyla yerli demiryolu endüstrisi oluşturulmuştur. Bu bağlamda, Türkiye, İstanbul Teknik Üniversitesi, TÜBİTAK ve TCDD işbirliğiyle kendi ulusal sinyal projesini gerçekleştirmiş ve uygulamaya almıştır. Ulusal sinyal sistemimiz Avrupa Sinyal ağıyla entegre olacak şekilde yaygınlaştırılmaktadır.

Diğer taraftan, yaklaşık 8 bin kilometre sinyalsiz konvansiyonel demiryolunun 2023 yılına kadar sinyalli hale getirilmesi hedeflenmiştir. Yine aynı şekilde, 2627 kilometrelik konvansiyonel demiryolunun sinyal inşası, 2400 kilometrelik demiryolunda ise elektrifikasyon çalışması sürmektedir. Yeni yapılan hatlar ile sinyalli ve elektrikli hale getirilen hatlar; ayrıca burada işletilen araçlar Avrupa Birliği standartlarındadır. Bütün bunlar dikkate alındığında ERTMS Konferansının Türkiye’de yapılması sadece Türkiye açısından değil, Avrupa ülkeleri ve bölge ülkeler açısından da büyük arz etmektedir” dedi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan ve protokol üyelerinin katılımıyla konferans kapsamında düzenlenen fuarın açılışı gerçekleştirildi. Açılış sonrası Bakan Elvan ve beraberindekiler stantları gezerek demiryolu ulaşımına ilişkin projeler ve uygulamalar hakkında bilgi aldı.

UIC ERTMS Dünya Konferansı her iki yılda bir düzenleniyor. 2007 yılında Bern İsviçre’de, 2009 yılında Malaga İspanya’da, 10. konferans ise Nisan 2012 tarihinde Stockholm İsveç’te gerçekleştirildi. ERTMS Konferansı’nın 11’incisinin UIC’nin teklifi üzerine İstanbul’da yapılmasına karar verildi. 2-3 Nisan 2014 tarihleri arasında İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa tüm dünyadan 800 katılımcı geldi.

Ev sahipliğini UIC Genel Müdürü Jean-Pierre LOUBINOUX ve TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman’ın yaptığı konferansa ERA(Avrupa Demiryolu Ajansı) Genel Müdürü Marcel VERSLYPE, UNIFE(Avrupa Demiryolu Endüstricileri Birliği) Genel Müdürü Philippe CİTROEN, CER(Avrupa Demiryolu ve Altyapı Şirketleri Topluluğu) Genel Müdürü Libor LOCHMAN, Belçika Altyapı Genel Müdürü ve EIM (Avrupa Altyapı Yöneticileri Birliği) Başkan Yardımcısı Luc LALLEMAND, GSMR Endüstri Grubu Genel Başkanı Kari KAPSCH, Demiryolu Düzenleme Genel Müdürü Erol ÇITAK ve 38 ülke demiryolu idarelerinden yöneticiler katılıyor.

ERTMS konusundaki Türk ve Avrupa tecrübesinin paylaşılacağı UIC ERTMS Dünya Konferansı kapsamında 2-3 Nisan 2014 tarihlerinde çeşitli oturumlar gerçekleştirilecek.

ERTMS Dunya Konferansi istanbul da Basladi

Karaman TCDDnin 2023 hedeflerini açıkladı

Karaman TCDDnin 2023 hedeflerini açıkladı :Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürü Süleyman Karaman, 2023 yılına kadar 9 yıl içerisinde 3 bin 500 kilometre yüksek hızlı, 8 bin 500 kilometre hızlı ve 1.000 kilometre konvansiyonel yeni demiryolunun yapılarak işletmeye açılmasını hedeflediklerini söyledi.

Uluslararası Demiryolları Birliği’nin (UIC) “11. Avrupa Demiryolu Trafik Yönetim Sistemi (ERTMS) Dünya Konferansı”, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın himayesinde ve TCDD işbirliğinde, Haliç Kongre Merkezi’nde başladı.

Aynı zamanda UIC Orta Doğu Bölgesel Kurul Başkanı da olan TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, Türk demiryollarının UIC yönetiminde 10 yıldır bulunduğunu ve etkin rol aldığını belirtti.

UIC’in Türk demiryollarındaki her gelişmeyi yakından takip ettiğini, desteklediğini ve uluslararası organizasyonlar ve alınan kararlarla Türkiye ile etkin işbirliği yoluna gittiğini aktaran Karaman, bu konferansın Türkiye’de yapılmasının da bu anlamlı ve uyumlu işbirliğinin bir meyvesi olduğunu dile getirdi.

Türk demiryollarının UIC içerisindeki rolünün yönetimde bulunmakla sınırlı olmadığını belirten Karaman, “Demiryolu idaremiz aynı zamanda son 10 yıldır UIC’in bölge kurul başkanlığını da yapmakta ve bölgesel demiryolu ulaşım politikalarına azami derecede katkı vermektedir” dedi.

Asya ile Avrupa arasındaki yıllık toplam taşımaların navlun bedelinin 75 milyar dolar olduğunun bilgisini veren Karaman, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ve bölge ülkelerle demiryolu koridoru oluşturmasının, demiryolu ağırlıklı yeni kombine taşımacılık koridorlarının açılmasının ve Orta Doğu bağlantılı yeni koridor bağlantılarının planlanmasının Türkiye ile AB ülkeleri demiryolu idareleri arasında sıcak ve sürdürülebilir bir işbirliğini zorunlu kıldığını söyledi.

Karaman, bu potansiyel ve gelişmelerin hem Türkiye hem de AB ülkeleri için sürdürülebilir demiryolu politikaları açısından önem arz ettiğini vurgulayarak, dünya demiryollarının Türkiye’de sağladığı bu anlamlı buluşmanın hem Türk demiryollarındaki gelişmenin hem de UIC ile kurulan işbirliğinin güzel bir örneği olduğunu ifade etti.

– “Demiryolu, öncelikli olarak geliştirilmesi gereken bir sektör olarak ele alındı”

TCDD Genel Müdürü Karaman, Türkiye’de Hükümet’in 2004 yılında hazırladığı Ulaştırma Ana Plan Stratejisi’nde demiryollarını diğer ulaşım modlarıyla entegre bir şekilde öncelikli olarak geliştirilmesi gereken bir sektör olarak ele almasının Türkiye’nin bölgesel ve kıtalar arası konumuyla da yakından ilgili olduğunu ifade etti.

Doğal bir köprü konumunda bulunan Türkiye’nin bu işlevini güçlendirmek, Asya-Avrupa kesintisiz demiryolu koridorunu oluşturmak ve modern İpek demiryolunu hayata geçirmek için hedeflerini belirlediğini aktaran Karaman, şunları kaydetti:

“Türkiye, bu hedeflere uygun projelerini hazırlamış ve bu projeleri hayata geçirmeye başlamıştır. Türkiye hayata geçirdiği Marmaray, yapımı devam eden Bakü-Tiflis-Kars ve yine yapımı devam eden 3. köprü demiryolu geçiş projeleriyle makro anlamda kıtalar arası demiryolu entegrasyonunu sağlamaktadır. Bu büyük projeler, oluşturulmakta olan batı-doğu yüksek hızlı tren, batı-güney hızlı ve yüksek hızlı tren koridorlarıyla Orta Doğu’yu da Avrupa’ya bağlamaktadır. Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Konya-Eskişehir hatlarının işletmeye açılmasından sonra, İstanbul-Eskişehir yüksek hızlı tren hattının da yapımı tamamlanmış, test ve sertifikasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra yıl içerisinde işletmeye açılacaktır.

Diğer taraftan Bursa-Ankara, İzmir-Ankara ve Ankara-Sivas yüksek hızlı tren hatları ile Konya-Karaman hızlı tren hattının yapımı devam etmektedir. Bu hatların uzunluğu 2 bin 160 kilometredir. Sivas-Erzincan hattının yapım ihalesi yapılmış, Karaman-Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep-Şanlıurfa-Mardin sınır güney hızlı tren hatlarının proje süreçleri ise devam etmektedir. 2023 yılına kadar önümüzdeki 9 yıl içerisinde 3 bin 500 kilometre yüksek hızlı, 8 bin 500 kilometre hızlı ve 1.000 kilometre konvansiyonel yeni demiryolu yapılarak işletmeye açılması hedeflerimiz arasındadır.”

– “Yerli demiryolu endüstrisi oluşturuldu”

Bu projelerle eş zamanlı şekilde ağırlıklı olarak kamu, özel sektör ve yabancı yatırımcı ortaklıklarla yerli demiryolu endüstrisi oluşturulduğunu belirten Karaman, bu bağlamda Türkiye’nin İstanbul Teknik Üniversitesi, TÜBİTAK ve TCDD işbirliğiyle kendi ulusal sinyal projesini gerçekleştirdiğini ve uygulamaya aldığını söyledi.

Ulusal sinyal sisteminin Avrupa sinyal ağı ile entegre olacak şekilde yaygınlaştıracağını vurgulayan Karaman, “Diğer taraftan yaklaşık 8 bin kilometre sinyalsiz konvansiyonel demiryolunun önümüzdeki 9 yıl içinde sinyalli hale getirilmesi kararı alınmıştır. Aynı şekilde 2 bin 627 kilometrelik konvansiyonel demiryolunun sinyal inşası, 2 bin 400 kilometrelik demiryolunda ise elektrifikasyon çalışması sürmektedir. Yeni yapılan hatlar ile sinyalli ve elektrikli hale getirilen hatlar ve ayrıca burada işletilen araçlar, AB standartlarındadır” diye konuştu.

Karaman, tüm bunlar dikkate alındığında ERTMS Dünya Konferansı’nın Türkiye’de yapılmasının hem Türkiye hem de Avrupa ve bölge ülkeleri açısından büyük önem arzettiğini de sözlerine ekledi.

Karaman, TCDD'nin 2023 hedeflerini acikladi