İstanbulun 800 kilometre raylı sistem ağına ihtiyacı var

İstanbulun 800 kilometre raylı sistem ağına ihtiyacı var :9-10 Nisan 2015 tarihlerinde düzenlenecek İstanbul MetroRail Forumu ve Sergisi’nin sponsorlarından Prota Mühendislik Genel Müdürü Danyal Kubin, İstanbul’un ulaşım sorununa çare olarak raylı sistemlerin geliştirilmesinin gösterildiğini ifade ederek, “Yapılan ulaşım planlama çalışmaları, İstanbul’un ulaşım sorununa çözüm üretilebilmesi için en az 800 km uzunluğunda raylı sistem ağına ihtiyaç duyduğunu göstermekte” dedi.

İstanbul için 800 kilometre raya ihtiyaç var

9-10 Nisan 2015 tarihlerinde düzenlenecek İstanbul MetroRail Forumu ve Sergisi’nin

sponsorlarından Prota Mühendislik Genel Müdürü Danyal Kubin:

“İstanbul’un ulaşım sorununa çözüm üretebilmek için en az 800 kilometre uzunluğunda raylı

sistem ağına ihtiyaç var”

“Prota olarak 30 yıllık bilgi ve tecrübemizle ulaşım sektörüne hizmet ve destek vermeye devam

etmekteyiz. İstanbul için düşünmek, İstanbul için çözüm geliştirmek proje çalışmalarımızdaki

vizyonumuzu temsil ediyor”

“Metro yapıları için yüzeyde yer bulmak karşılaşılan en büyük sorunlardan biridir. Prota olarak

bilindik şemalardan farklı olarak, tüm istasyon sistemlerini tüneller içinde planlayarak

yüzeyle etkileşimi en aza indirme başarısına ulaştık”

Prota Mühendislik Genel Müdürü Danyal Kubin, İstanbul’un ulaşım sorununa çare olarak raylı sistemlerin geliştirilmesinin gösterildiğini ifade ederek, “Yapılan ulaşım planlama çalışmaları, İstanbul’un ulaşım sorununa çözüm üretilebilmesi için en az 800 km uzunluğunda raylı sistem ağına ihtiyaç duyduğunu göstermekte” dedi.

İstanbul’da yaşanan trafik sorunlarının hemen her gün basında geniş yer bulduğunu kaydeden Danyal Kubin, kentin nüfusu ve ihtiyaçları ile birlikte ulaşım probleminin de acilen çözülmesi gereken bir konu olduğunu bildirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin özellikle son 10 yılda hızlanan ‘çözüm üretme’ çalışmalarının 2013 yılı sonunda 141 km’lik raylı sistem ağına ulaşılmasıyla ilk sonuçlarını verdiğini bildiren Kubin, “2019 yılına kadar 420 km’yi bulacak yatırımların planlanmasıyla da artan bir hızla devam etmekte. Yapılan ulaşım planlama çalışmaları, İstanbul’un ulaşım sorununa çözüm üretilebilmesi için en az 800 km uzunluğunda raylı sistem ağına ihtiyaç duyduğunu göstermekte” dedi.

Kubin, kat edilmesi gereken bu zor ve uzun yolda, Prota olarak 30 yıllık bilgi ve tecrübeyle ulaşım sektörüne hizmet ve destek verdiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Marmaray CR1 projesi ile başlayan İstanbul ulaşım sistemlerindeki yolculuğumuza Kadıköy-Kartal Metrosu, Üsküdar-Ümraniye Metrosu, Marmaray CR3 ve çeşitli hatların fizibilite projeleri ile devam ediyoruz. Yapılaşmasını tamamlamış bir şehir için yeni ulaşım sistemleri önermenin, sistemleri kente entegre etmenin, yapılabilir ve kullanılabilir kılmanın sorunları tüm projelerimizde İstanbul’un en önemli gerçeği olarak önümüze çıkmakta. Yaşayan bir yapının içerisinde sistem üretmek için verdiğimiz bu mücadele, her projemizde yenilikçi ve optimize tasarımlar oluşturma konusunda sınırlarımızı aşmamızı sağladı. İstanbul için düşünmek, İstanbul için çözüm geliştirmek proje çalışmalarımızdaki vizyonumuzu temsil etmekte.”

-“İstanbul’da metro ağı yeni sistemlerle büyür”

Kubin, kamulaştırma sorunlarını, altyapı sistemleri ile çakışmaları, araç ve yaya trafiğinin kesilmesini engelleyecek ya da en aza indirgeyecek yapım yöntemlerini geliştirmenin metro sistemini İstanbul’un her noktasına taşıyabilmek için şart olduğunun altını çizdi.

Bu noktada metro yapıları için yüzeyde yer bulmanın karşılaşılan en büyük sorunlardan olduğunu vurgulayan Kubin, Prota olarak bilindik şemalardan farklı, tüm istasyon sistemlerini tüneller içinde planlayarak ve yüzeyle etkileşimi en aza indirme başarısına ulaştıklarını, tünel istasyon tipolojisi adı verilen sistemin denenmiş örnekleri ile yeni bir çözüm alternatifi olduğunun altını çizdi.

Kubin, şöyle devam etti:

“Top-down (yukarıdan aşağıya) inşaat yöntemi ile kısıtlı alanlar ve riskli çevre koşullarında pek çok yeraltı yapısını çözümledik. Bu yöntem sayesinde bina sınırları dışında hiçbir imalata ihtiyaç duymayan sistemler inşa edildi. Tarihi yapılar gibi riskli binalara komşuluğu bulunan bölgeler ile yüzey trafiğinin yoğun olduğu noktalarda önemli bir alternatif oldu. İksa sistemlerinin kalıcı olarak tasarlandığı ve yeraltı binaları ile entegre edildiği yapım yöntemleri, yapım maliyetlerinde optimizasyon ve inşaat sınırlarında küçültülme sağlayan alternatifler çözümler olarak öne çıkıyor. Modüler sistem yapıları kullanarak hızlı ve etkin çözüm üretebilme konusundaki çalışmalarımız ise devam etmekte. Prekast elemanlar kullanarak iksa ve bina yapım yöntemi geliştirmek, buna bağlı yapım sürelerini azaltmak ve hatların kısa sürede kullanıma geçmesini sağlamak üzere arge çalışmalarımız sürmektedir. Prota olarak, İstanbul’un hedefleri ve koşullarına uygun yöntemler üretme ve metro planlamalarına katkıda bulunma hedefi ile çalışmalarımıza yön veriyoruz.”

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbul Ulaşım A.Ş, Tünelcilik Derneği Metro Çalışma Grubu ve Altyapı ve Kazısız Teknolojiler Derneği’nin destekleriyle Ticaret Eşleştirme Derneği tarafından 9-10 Nisan 2015 tarihleri arasında düzenlenecek İstanbul MetroRail Forumu ve Sergisi’nin devam eden ve planlanan yatırımlarla ilgili en güncel paylaşımların yapılacağı platform olacağına işaret eden Kubin, “Forum; öneriler geliştiren, çözümler üreten ve İstanbul’un ihtiyaçlarına uygun metro planlanmasına katkı koyabilecek tüm paydaşları bir araya getirerek geleceğimizi yönlendirmede önemli bir fırsat oluşturacak” dedi.

istanbulun-yeni-rayli-sistem-agi-icin-800-kilometre-raya-ihtiyac-var

Reklamlar

Kosova ile Arnavutluk Arasında Ulaşım Alanında İşbirliği

Kosova ile Arnavutluk Arasında Ulaşım Alanında İşbirliği : Arnavutluk Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Edmond Haxhinasto, Priştine’deki resmi temasları çerçevesinde, Kosova Altyapı Bakanı Lutfi Zharku ile görüştü. İki bakan Kosova ile Arnavutluk arasında inşa edilmesi planlanan demiryolu ve otoyol projelerini ele aldı.

Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Kosovalı bakan Zharku, bugünkü toplantının iki ülke arasındaki iletişimin modernizasyonu kapsamında yapılan üst düzey toplantılardan biri olduğunu belirterek, Kosova tarafı olarak özellikle iki ülke arasındaki “milli otoyol” inşası konusuyla yakından ilginlendiklerini söyledi.

İki ülke arasında inşa edilmesi planlanan demiryoluna da değinen Zharku, bu projenin sadece 17 kilometrelik kısmının Kosova sınırları içinde bulunduğunu, hattın büyük bölümünün Arnavutluk sınırları içinde yer aldığını vurguladı. Zharku, demiryolu inşası için her türlü işbirliğine açık olduklarını bildirdi.

Arnavutluk Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Haxhinasto da ulaşım ve altyapı alanındaki işbirliğinin iki ülkenin entegrasyonu ve ” Avrupa yolu” için temel olduğunu söyledi.

Arnavutluk ve Kosova’nın “stratejik ortak” olduğunu ifade eden Haxhinasto, iki ülkenin işbirliği yapabileceği bir diğer konunun ise Arnavutluk limanlarının kullanımı olduğunu vurguladı. Haxhinasto, Kosovalı iş adamlarının Arnavutluk limanlarını daha fazla kullanmasını teşvik edecek özel bir paketin yakın zamanda ilgili kurumlarca hazırlanacağını kaydetti.

kosova-ile-arnavutluk-arasinda-ulasim-alaninda-isbirligi

Çayyolu metrosu arızalandı

Çayyolu metrosu arızalandı :Çayyolu metrosu dün sabah, enerji sorunu nedeniyle arızalandı. Kızılay’a gitmek için Cayyolu’ndan metroya binen yolcular tahliye edildi. Yolcuların ulaşım için son çaresi otostop oldu.

Başkent’te, dün sabah saatlerinde Çayyolu metrosu için, “Enerji sıkıntısı nedeniyle seferlerimiz aksamalı olarak devam edecektir” anonsu yapıldı.

Ulaşım için metroyu tercih eden vatandaşla, aksayan seferler nedeniyle gitmek istedikleri yere geç kaldı.Çayyolu metrosunun açıldığı günden beri sorunlar yaşadığını belirten kent sakinleri, “Açıldığı günden itibaren, sürekli arıza veren metro bir türlü düzeltilemedi. Erken ve konforlu şekilde işe gidebilmemiz için hizmete giren metroda, ne hız var ne de konfor” diyerek yaşananlara tepki gösterdi.

ÇIKIŞTA OTOBÜS GÖREMEDİK

Çayyolu istikametinden Kızılay’a gitmek isteyen Emine Tosun, anons sonrası, bir sonraki durağa götülmek için tahliye edildiklerini belirterek şunları söyledi:
“Uzunca bir süre anonslarla bekledikten sonra ‘sizi tahliye edeceğiz’ dediler. Yukarıya çıktığımızda herhangi bir otobüs göremedik. Yoldan geçen sürücüler duruma alışkın olduğu için, 2’şer 3’er vatandaş alarak, Kızılay’a götürdüler. Yaşlı ve artık algıları daha zayıf olan insanlar ne yaptı bilmiyorum ama yön gösteren kimse olmadı. Daha sonra ben de duyarlı vatandaşlardan birisinin aracıyla Kızılay’a geldim. Konuyla ilgili aradığım Büyükşehir Belediyesi’nden henüz bir açıklama alamadım. Bu ciddi bir başıboşluk.

cayyolu-metrosu-arizalandi

 

Mecidiyeköy Metrobüs Durağı Gişelerinde Eylem

Mecidiyeköy Metrobüs Durağı Gişelerinde Eylem :Mecidiyeköy’de “İnsanca ulaşım istiyoruz” diyerek eylem yapan bir grup, akbil basmadan turnikelerden atlayarak metrobüslere bindi.

Eylemcilerin çağrısına uyan bazı vatandaşlar da turnikeden atlayarak eyleme destek verdi. O sırada, turnikeden atlayan bir kişinin bir kadının üzerine düşmesi kameraya yansıdı.

Mecidiyeköy Metrobüs Durağı’nda saat 19.30 sıralarında toplanan Halkevleri üyesi yaklaşık 30 kişi, “İnsanca ulaşım istiyoruz” diyerek protesto eylemi yaptı. Ellerinde 28 Aralık Pazar günü Kadıköy’de gerçekleştirecekleri mitingle ilgili pankart ve dövizler bulunan eylemciler, bir süre slogan attı. Gruptan iki kişi de metrobüsten gelen kişilere mitinge çağrı bildirileri dağıttı.

Ardından yapılan basın açıklamasında, hükümetin kent politikalarının İstanbul’u yaşanmaz hale getirdiği savunularak, “İstanbul halkının ortak değerleri olan meydanları, parkları, okulları sermayeye peşkeş çekerken, diğer yandan ‘Çılgın’ projelerdeki rezidans inşaatlarında açlık sınırının altında ücretlerle çalıştırılan işçiler, iş güvenliğinden yoksun bırakılıp ölüme mahkum ediliyor. Metrobüs İstanbul’un fiziksel koşullarına uymayan, ulaşım sorununu kısa vadede çözmek için geçici olarak bulunan metottur” denildi.

Açıklamanın ardından, gruptaki kişiler “Akbil basma, turnikeden atla” sloganları atarak turnikeden atlayıp metrobüs durağına girdi. . Grubun çağrısına uyan bazı vatandaşlar da turnikeden atlayarak eyleme destek verdi. Turnikeden atlayan bir kişinin ise dengesini kaybederek bir kadının üzerine düştüğü görüldü. Bu kişi, eylemciler tarafından ayağa kaldırıldı.

Vatandaşlar 10 dakika boyunca akbil basmadan turnikeleri geçerken, eylemciler de olaysız şekilde dağıldı. Bazı vatandaşların ise eylemcilerin çağrısına uymayarak turnikelerde akbil bastığı görüldü.

metrobus-giselerinde-eylem

İstanbul Rivaya Ulaşım Piyangosu

İstanbul Rivaya Ulaşım Piyangosu :İstanbul Riva, hem yatırımcıların hem de doğal bir hayat yaşamak isteyenlerin tercihi oluyor. 3. köprü, Kanal Riva gibi projelerde değeri yükselen bölge, geniş yeşil alanlarıyla da öne çıkıyor. Riva’da 2 yılda arsa ve konut fiyatlarının yüzde 35-40 arttığını belirten uzmanlar, artışın süreceğini söylüyor.

ORMAN, deniz ve derenin buluştuğu Riva’nın değeri giderek artıyor. Eskilerin sayfiye bölgesi, şimdilerde nitelikli konut ponjelerine ev sahipliği yapıyor. Bölgenin değer kazanmasında mavi ve yeşilin yanında büyük alt yapı projeleri de önemli rol üstleniyor. 3. köprü Marmara otoyolu projesi, Kanal Riva, İBB Eko-Köy projesi, TFF Eğitim Tesisleri bölgenin yükselişinde etkili oluyor.

ULAŞIM PİYANGOSU

Bölgenin popülaritesini artıran etkenlerden biri de hiç şüphesiz 3. köprünün Riva çıkışı. Büyük bölümü Türk mühendislerden oluşan ekipler tarafından, ileri teknoloji ve yüksek mühendislik ürünü olarak inşa edilen 3. Köprü, 8 şeritli karayolu ve 2 şeritli tren yolu aynı seviyede geçecek. Hem estetik hem de son teknolojilerin kullanılması ile dünyanın sayılı köprüleri arasında yer alacak 3. Boğaz köprüsü, 59 metrelik genişliği ile dünyanın en geniş, 1408 metrelik ana açıklığı ile üzerinde raylı sistem olan dünyanın en uzun asma köprüsü olacak. Köprünün bir başka ilki ise 322 metreyi aşan yüksekliği ile dünyanın en yüksek kuleye sahip asma köprüsü olacak olması. 2015 yılında tamamlanması hedeflenen 3. Boğaz köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu projesinin Odayeri – Paşaköy kesiminde yer alacak. Köprü üzerindeki raylı sistem, Edirne’den İzmit’e kadar yolcu taşıyacak. Marmaray ve İstanbul Metrosu ile entegre edilecek raylı sistemle Atatürk Havalimanı, Sabiha Gökçen Havalimanı ve yeni yapılacak 3. havalimanı da birbirine bağlanacak. Riva, 3. köprünün yanı sıra 2. köprüye 18 kilometre gibi yakın bir lokasyonda olmasıyla da öne çıkıyor.

TURİZM MERKEZİ OLACAK

Bölgeye yapılacak büyük ölçekli bir diğer projelerden biri de Kanal Riva. Projenin kapsamında Riva Deresi ve çevresinde, Avrupa’daki kanallı şehirlere benzer, ilçenin çehresini değiştiren yeni bir turizm merkezi alanı yapılması hedefleniyor. Proje ile bölgeye turizm açısından hareketlilik kazandırılması, organik tarımı desteklenmesi, kanal çevresinde spor, dinlenme ve yürüyüş alanları ile turizm tesisleri, sosyal donatı kurulması yatırımcıların ilgisini çekiyor. Bunun dışında tesisleşme konusunda önemli bir adım olan Futbol Federasyonu’nun Riva Tesisleri projesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Riva ve Beylik Mandıra alt bölgesini yaklaşık bin 979 hektarlık alanı kapsayan, bir eko-köy projesi planlanıyor.

FİYATLAR YÜZDE 40 ARTTI

TSKB Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Seda Güler, Riva’daki değer artışı için şunları söyledi: Riva’da 2005-2006 yıllarında metrekare arsa değerleri 100-150 dolar, son 3-5 senede 150-200 dolar dolaylarında seyrediyordu. Üst ölçekli yatırımların etkisi ile metrekare arsa değerleri 200-400 dolar mertebelerine yükseldi. Şöyle ki yaklaşık iki-üç senelik dönemde oldukça büyük bir ivme kattettiği ve arsa değerlerinin yüzde 35 ‘lik bir artış yarattığı görülüyor. Bölgede arsa değerlerinin denize yakınlığı hastane, okul gibi projelere yakınlığı, cadde üzerinde merkeze yakın konumda yer alması, imar durumu, büyüklüğü ve manzara durumuna göre değişkenlik gösteriyor.” Güler, bölgede nitelikli konut projelerinin 2000 yılında başladığını, bugün hala villa konseptinde yapılar inşa edildiğini belirtti. Uzmanlar konut fiyatlarının da arsalarda olduğu gibi yüzde 30-40 oranında değer kazandığını söyledi.

1 MİLYON AĞAÇ

BEYKOZ’un yüzde 84’ünün orman olduğunu belirten Yücel Çelikbilek, “Özel bir vakıf ile ağaçlandırma faaliyetleri yapıyoruz. Bölgeye 1 milyondan fazla ağaç dikilecek. Bu yaz 250 bin fidan dikeceğiz” dedi.

KİMLERİN ARSASI VAR?

Riva’da 5 bin dönüm arazi ile en büyük arsa payına sahip olan Celaloğlu Ailesi’ni, bin 178 dönüm arazi ile GS Spor Kulübü, bin dönüm arazi ile Pak Holding, 900 dönüm arazi ile Yapı Kredi Koray izlerken Esas Gayrimenkul, Ant Yapı ve Eyfel Yapı’nın da bölgede arsaları bulunuyor.

Nehirde teknelerle gezilecek
istanbul-rivaya-ulasim-piyangosu
RİVA’nın yaklaşık 50 bin nüfusa sahip bir yerleşim alanı olacağını söyleyen Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, “Köy planlarını tekrar baştan yapıyoruz. Yüksek yapı olmayacak, çok nezih villa tipli bir yerleşim alanı olacak. Riva hem turizm, hem spor, hem de kültür sanat anlamında çekici bir yerleşim merkezi olacak” dedi. Kanal Riva projesi için çalışmalara devam ettiklerini belirten Çelikbilek, Riva Deresi’nin ıslahı çalışması yaptıklarını ifade etti. 15 kilometre uzunluğunda 50 metre genişliğinde ve 5 metre derinliğinde bir Riva Kanalı planladığını söyleyen Çelikbilek, “ Uluslararası deneyimle hayata geçecek projeyle bölge İstanbul’un yeni çekim merkezi olacak” dedi. Kanal içinde yat limanı tarzı bir liman olacağını söyleyen Çelikbilek, Hollandalı bir firmalarla çalıştıklarını ifade etti. Hem Riva’yı hem de 8 köyü Akdeniz kıyılarında olduğu gibi bir sayfiye kenti haline getirmek istediklerini belirten Çelikbilek, “Nehir üzerinde belli ölçekteki gemilerin gezmesine de imkan olacak. Riva’nın üzerinde iki ayrı köprü yeni baştan yenilenecek ve ulaşım kolaylaşacak” diye konuştu.

FİLM PLATOSU KURULUYOR

Çelikbilek, Beykoz’un Riva ile bütünleşen yol ağında, Büyükşehir Belediyesi ile birlikte 260 dönümlük bir arazide bir film platosu kurulduğunu dile getirdi. Riva’nın spor ile de öne çıktığına dikkat çeken Çelikbilek, “Milli takımlarımızın antrenman alanları buraya taşındı. Sadece Türk Milli Takımı değil çok farklı ülkelerin Milli Takımları da gelip kamp yapacak. Yine Riva’nın yan tarafında bu sefer Basketbol Federasyonu’nun tesisleri kuruluyor” diye konuştu. Riva’nın girişinde Futbol Federasyonu’nun da üstlendiği bir spor okulu, spor lisesi açıldığını belirten Çelikbilek, öğrencilerin bu sene eğitime başladığını ifade etti.

istanbul-rivaya-ulasim-piyangosu

İzmirde Toplu Ulaşım Değil Toplu Izdırap Yaşanıyor

İzmirde Toplu Ulaşım Değil Toplu Izdırap Yaşanıyor :Saadet Partisi İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Bayram Sakartepe, Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘ezber bozan bir sistem’ olarak tanıtılan yeni ulaşım uygulamasının ‘ezber değil sinirleri bozan bir uygulama’ olduğunu söyledi.

İzmir’de toplu ulaşımda uygulamaya konulan yeni sistem hakkında bir basın toplantısı düzenleyen Sakartepe, insanların oradan oraya aktarılmalarının eziyetten ve çile çektirmekten başka birşeye yaramadığını savundu. İl Başkanlığında açıklama yapan Bayram Sakartepe, yeni uygulama ile toplu ulaşım değil, toplu ızdırap yaşandığını iddia etti. İzmirlilerin gündelik hayatını birincil derecede etkileyen değişikliği değerlendirmek için bir süre gözlem yaptıklarını ve halkın görüşlerini aldıklarını vurgulayan İl Başkanı Sakartepe, “Uzun hatlardaki otobüslerin kaldırılması ile insanların İzban, metro ve vapurlara yönlendirilmesi yığılmalara yol açtı oldu. Halkı isyan noktasına getiren sıkıntılar var. Yeni sistemde ciddi bir plansızlık var. Proje İzmirliye yeterince anlatılmadan ve görüşü alınmadan başladı. Pilot uygulama bölgesi belirlenmedi ve test edilmedi. Büyükşehir Belediyesi hayvanat bahçesinde doğan file ne isim konulacağını İzmirlilere sorarken gösterdiği katılımcı belediyeciliği asıl böylesine önemli konularda sergilese sanırız çok daha anlamlı olur” şeklinde konuştu.

GÜNLÜK HAYATI ALT ÜST ETTİ

Ulaşımda otobüsleri kullanan yaklaşık 1,5 milyon İzmirlinin mağdur olduğunu dile getiren SP’li Sakartepe, “Daha önce 20-25 dakika süren güzergâhlar, yaklaşık 75 dakikaya çıktı. İzban ve metro seferleri ile vagon sayıları zaten yetersizdi, şimdi tamamen yetersizleşti. Aktarma merkezlerindeki kalabalıklar had safhaya ulaştı. Yaşlıların ve engellilerin aktarmaya zorlanması ise ayrı bir sıkıntı ve eziyet meydana getirdi. Yazın bu sıcağında işine gidebilmek için üç vasıta değiştiren vatandaşın, kışın soğuğunda okuluna gidebilmek için üç kez indi bindi yapacak öğrencilerin halini hiç mi düşünmediler? Eskiden tek araç ile gidilen yere 2-3 araç değiştirerek gitmek daha konforlu mu? İzban ve metronun kapasitesi bu sisteme uygun mu? Herkesin hayatının zorlaştığı ve karmaşıklaştığı bir sistem nasıl devrim olabilir?” diye sordu.

Yeni sisteminvatandaşın günlük hayatını alt üst eden bir uygulama olduğunu belirten İl Başkanı Sakartepe, sözlerine şöyle devam etti: “Okulların kapalı olduğu ve kent insanının çoğunun tatilde olduğu bir zamanda bile yaşanan bu zorluk, yoğunluk ve aksaklıklar, bize sistemin ne kadar sancılı olduğunu gösteriyor. ‘Ben yaptım oldu’ mantığı ile ulaşım adeta ızdıraba dönüştü.”

izmirde Toplu Ulasim Degil Toplu Izdirap Yasaniyor

İzmirde toplu taşıma kördüğüm

İzmirde toplu taşıma kördüğüm :İzmir Büyükşehir Belediyesi, yine bir fiyaskoya daha imza attı ve adına “ulaşımda devrim” diyerek…

Neydi bu sistem?

ESHOT Genel Müdürlüğü, “toplu ulaşımda düğüm çözülüyor” sloganıyla yola çıktı.Öncelikle uzun hat otobüslerini iptal edilerek metro, izban ve vapura yönlendiren aktarmalı bir sistem getirildi. Merkez, Karşıyaka, Bornova, Buca ve Teleferik olmak üzere 5 ana bölgeye ait, 42 alt bölgenin ulaşım sistemi yeniden belirlendi. Hatta bazı semtlerin otobüs hatları iptal edilerek, duraklar kaldırıldı.

Neyi amaçlıyordu?

İzmir’de kent içindeki trafik yoğunluğunu azaltmak, duraklarda beklemeyi ve yolculuk süresini kısaltmak, daha hızlı bir şekilde toplu ulaşım alternatiflerini arttırmak. Aynı zamanda ring seferleri çoğaltılarak, İzmir halkının ulaşım alışkanlığı değiştirilmek istenmiştir. Yolcuların, tek hatta bağımlılıkları yerine farklı seçenekleri de kullanmaları hedef alınmıştır.

29 Haziran 2014 Pazar günü “Ulaşım Sistemi’ nin Yeniden Tasarımı” hayatımıza girdi. Tabi ilk günü tatil gününe denk geldiği için çok net anlaşılamadı. Ancak ilk iş gününde anlaşıldı ki; daha önceden halk tarafından da öngörüldüğü gibi pratikte oldukça zorlayıcı ve yıpratıcı bir hizmet olmuş.

Teoride kulağa hoş gelen bir amaç ancak, hayata geçtiği anda İzmir’lilerin kabusu olan bir proje olmuş. Özellikle kış aylarında okullar açıldığında, yağmurda çamurda ne olacak düşünmek bile istemiyoruz.

Sonuç tam bir kaos…

Birçok vatandaş gideceği istikameti ve durakları bilemiyor, aktarma noktalarına otobüsler gecikmeli geliyor. İnsanlar İzmir sıcağında dakikalarca bekliyor, bazı hatlarda kapasitenin üstünde yolcu olduğu için maalesef ki; balık istifi şeklinde yolculuk yapmak zorunda kalıyorlar. Mübarek Ramazan ayında sinirler gerildikçe geriliyor ve ister istemez tartışmalara yol açıyor.

Daha önceden tek otobüsle 15 dakikada gidilen 5 km.lik uzaklıkta olan bir noktaya, yeni aktarma sistemiyle 105 dakikada gidilerek yolculuk süresi 7 katına çıkartılmış. Bu arada hedefe ulaşmak için, mini bir İzmir turu yapmış oluyorsunuz. Öyle ki ESHOT ve İBB’ yi sosyal medyada, mizahi yönden de eleştiren çeşitli “Caps”ler hayatımıza girdi.

Daha önemli bir sorun da, otobüs hattı seferlerinin tamamen kaldırılmış olduğu semt ve mahalleler var. Karşıyaka ilçesinde olan 33 bin nüfuslu Cumhuriyet Mah. bunlardan birisi. Bu koca semtte otobüs seferleri kaldırılmış ya da resmen unutulmuş durumda. Mahalle sakinlerinin tepkisi her geçen gün arttığı için, muhtarlık binasını basarak mahalle muhtarına seslerini duyurması için şikayette bulunmuşlar. Çözüm sağlanmadığı takdirde, mahalle içinden geçen bir diğer otobüs hattına geçit vermeyeceklerini belirtmişlerdir.

Sözde halkçı başkan Aziz Kocaoğlu, özellikle İzmir’ in kenar semtlerini sadece seçim zamanında hatırlaması ve ziyaret etmesi, vatandaşlarının sorunlarını anlamadan; ulaşım hakkını elinden almış ve “ben yaptım oldu” diyerek dikte etmiştir. Çünkü sayın başkan, mahallelerin üst taraflarında oturan insanların, işe gitmek için saatler öncesinden yola çıkmasını, uzun bir mesafe de yürümeye mahkum edilmesini reva görmüştür.

Toplu ulaşımda otobüslerini kullanan her gün 1,5 milyon İzmir’ li var. Kentte 490 bin engelli var; yaşlısı, genci, çocuğu, hastası var. Kışın okullar açıldığında özellikle üniversite öğrencilerinin kullandığı, tek otobüsle gidilen uzun hatlar tamamen kaldırıldı. Örneğin DEÜ’ ye gitmek için şimdi, 4 aktarma yapmak zorunda bırakıldı. Eğer ki metro yada izban arıza yaparsa yada gecikme olursa; istasyonlarda ki yığılma, mağduriyet, bekleme süresi katlanacaktır.

Sanıyorum bu önemli noktalar gözardı edilmiş ki; yaz aylarında kentin sakin olduğu bir dönemde bu uygulamaya geçildi.

Toplu taşım araçlarını kullanan tüm İzmir halkı, ulaşımda bir devrim gibi lanse edilen bu çözümsüzlüğün dayatma ve dikte edilmesinden mağdur olmuş durumdadır. Yaşanılan bu kördüğümün biran önce çözülmesi adına, 8 Temmuz’ da saat 18:00’ de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önünde seslerini duyurmak için eylem yapacaklar.

Gemi isimlerini belirlerken halka soran demokratik zihniyet, toplu taşımda bu şekilde köklü bir değişikliğe giderken; bir Allah’ın kuluna sormaya gerek görmemiş. 10 yılda ancak iki metro istasyonu durağı yapabilen bir belediyecilik anlayışından; başarılı bir çalışma beklemek hayal olurdu…

izmirde toplu tasima kordugum