Başkan Nuhoğlu Haydarpaşa ve çevresini korumaya kararlı

Başkan Nuhoğlu Haydarpaşa ve çevresini korumaya kararlı :Tarihi yapıya eklentiler yapıldığı gerekçesiyle Haydarpaşa Garı’nın yenileme projesine ruhsat vermeyen Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, “İstanbul’da 1000 yıl önce hüküm süren Roma İmparatorluğu’ndan beri, özel mülkiyete girmemiş olan Haydarpaşa ve çevresini korumak CHP olarak tarihsel sorumluluğumuz” diyor.

“Korumayı başarabilecek misiniz?” sorusunu, “Ucunda ölüm yok ya, imzalamam” diye yanıtlıyor.

Kadıköy Belediyesi’ne ait Kalkhedon Moda Sosyal Tesisi’nde bir grup yazarla birlikte bir araya geldiğimiz Nuhoğlu; bir kısmı Devlet Demiryolları İşletmesi’ne (TCDD), bir kısmı da Özelleştirme İdaresi’ne bağlı 200 dönümlük arazide yer alan gar binası ve çevresiyle ilgili itirazlarını anlatıyor:

“Tarihi binanın orijinaline sadık kalınarak yenilenmesine karşı değiliz. Ancak TCDD’nin bize gönderdiği planda, eklemeler var. Binanın dışına asansör konmuş. Hizmet binası olacağı belirtilse de içine kafeterya yapıları ve kanopiler eklenerek ticari kullanıma açılmış.”

ANKARA, KARARI BEKLETİYOR

İstanbul Kültür Varlıkları Koruma 5 No’lu Bölge Kurulu Müdürlüğü’nden belediyenin itirazına, 1 günde yanıt geliyor. Tabii olumsuz…

Nuhoğlu, “Bölge Kurulu’nun jet hızıyla reddettiği dosyamız, Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nda 1 aya yakın zamandır bekliyor. Seçimler yaklaşırken kamuoyunun tepkisini çekecek bir karar açıklamaktan çekiniyor olabilirler” yorumunu yapıyor.

Nuhoğlu, belediyenin direnmesi karşısında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bu projeye ruhsat verme ihtimalini hatırlattığımda, “Mahkemeye veririz, dava sürecinde kamuoyunu ikna ederiz” karşılığını veriyor.

Kent aktivistlerinin kurduğu “Haydarpaşa Dayanışması” platformu, son 2 yıldır gar ve çevresinin liman ve tren istasyonu fonksiyonlarına geri dönmesi için eylemler yapıyor.

Nuhoğlu’nun onlara da bir mesajı var: “Gar binasına odaklanmakla kalmamalılar. Haydarpaşa Limanı ve çevresi çok önemli. Bu projenin bütünlüklü olarak korunması gerekir. Maliye Bakanlığı, Haydarpaşa Limanı özelleştirmesinden 5 milyar dolar gelir hedefliyor. Proje kapsamında 2.5 milyon metrekare kapalı alan üretilmesi planlandı. 2012 yılında 5 binlik planlar geçti, binlik planlar çıkmadı. Çünkü meslek odalarının açtığı davalar devam ediyor.”

BİR KISMI ÜSKÜDAR’DA

Haydarpaşa projesi, iki ayrı belediyenin sınırları içinde kalıyor.

Tepe Nautilus alışveriş merkezinden Selimiye Kışlası sahiline kadar uzanan toplam 1 milyon metrekarelik alanın bir kısmı Üsküdar (AK Partili), bir kısmı da Kadıköy Belediyesi’nin yetki alanında bulunuyor.

O nedenle Haydarpaşa’da hükümet ve “Haydarpaşa Dayanışma”dan başka tekli inisiyatif koyacak bir yapı yok.

Günün sonunda Haydarpaşa’nın geleceğiyle ilgili kararı hukuk verecek gibi görünüyor.

Yalnız Nuhoğlu’nun Haydarpaşa için söylediği şu cümle çok önemli:

“Bölge Kurulu’nda gözetmen olarak bulunuyorduk. Bizim arkadaşlarımız o dönemde TCDD’nin gar projesine sıcak bakmış. Şu iyi bilinmeli; nüfusu bugün 500 bin, proje hayata geçtiğinde 800 bine ulaşacak Kadıköy’de, kente hizmet üretecek arazi yok. Caferağa’dan başka kapalı havuzumuz yok. 65 yaş üstü 50 bin kişi burada yaşıyor. Yaşlılara, çocuklara, kadınlara, sanatçılara kentli hayatı yaşatacak alanlarımız yok. Kadıköylülere güveniyorum; Haydarpaşa’yı koruyacaklar.”

TCDD ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, gar binası projesinde eklentilerin olmadığını ve yerel yönetimin Yüksek Koruma Kurulu’ndan çıkan karara uyma zorunluluğu olduğunu ileri sürmüştü.

Haydarpaşa’nın tarihi üzerinde kalem oynatanların, endüstriyel yapılarını sosyal ve kültürel amaçlı olarak kente kazandıran Avrupa pratiğinden esinlenmelerini diliyorum.

baskan-nuhoglu-haydarpasa-ve-cevresini-korumaya-kararli

Reklamlar

Haydarpaşa Garı Havaya Uçmuştu

Haydarpaşa Garı Havaya Uçmuştu :Haydarpaşa’da asker ve sivillerin de aralarında bulunduğu 1000 kişi bombalama sonucu hayatını kaybetti. 1917’de ülkemizde en çok can kaybı olarak tarihe geçen bu sabotajı, Fransız ajan Georg Mann’ın yaptığı iddia edildi

TÜM dünya, Paris’teki Charlie Hebdo’ya yapılan terörist saldırıya kilitlendi. 17 kişinin hayatını kaybettiği saldırı ile ilgili, pek çok senaryo üretildi. Dünyada benzer saldırılar hep yapıldı. Türkiye’de de benzer bir katliam yaşandı. Hem de, onlarca değil, yüzlerce değil, 1000’i aşkın insan hayatını kaybetti. 6 Eylül 1917, günlerden Perşembe, saat 16:30… Yedi saniye arayla bütün İstanbul’u sarsan iki patlama oldu. Bu toprakların en fazla can kaybına yol açan patlamalarıydı muhtemelen… Kaç kişinin öldüğü hiçbir zaman açıklanmadı. Pek çok kaynakta 1000’den fazla can kaybının olduğu söylenir. İstanbullular bombalara alışıktı. Çünkü İngiliz uçakları önceleri gece başlayan sonra gündüzleri de yapılan hava saldırılarıyla İstanbul’u bombalıyordu.

İNGİLİZ İŞGALİ VARDI
İstanbul, uçaklarca çok bombalandı, hatta bir saldırıda 85 kişi öldü dersek tarihe aşina olmayanlar için şaşırtıcı gelebilir. I. Dünya Savaşı yıllarıydı, basında yoğun bir sansür vardı, yazılamadığı için bugünlerde bile pek bilinmez. Osmanlı bu hava saldırılarını sivillere yönelik olduğu için protesto ediyordu ama insanlık suçunu anlatacak ve durduracak bir mercii yoktu ki…

HAYDARPAŞA GARI HAVAYA UÇTU
İşte o kötü 6 Eylül günü patlamaları duyanlar önce yine İngiliz uçakları bir yerleri bombalıyor sanmıştı, ama özellikle 2. patlamanın sesinden çok daha büyük bir şeyler olduğunu sezmişti. Beyoğlu’ndaki bütün dükkanlar kapanır, insanlar evlerine saklanır. Haydarpaşa Garı havaya uçmuştu, dehşet bir yangın çevresindeki bütün yapılar dâhil olmak üzere değdiği yeri küle çeviriyordu. Her kafadan bir ses çıkıyordu, uçaklar bombaladı, iskeleye bağlı olan cephanelik yüklü gemi havaya uçtu… Rivayet muhtelifti. Sıkıyönetim dolayısıyla yazmak da yasaktı, devrin iktidarının gazetesi Tanin’de kısacık bir açıklama vardı: İskeleye yanaşan gemiden bomba indiren vinç kırılmış, bombalar da düşmüş ve patlama olmuştu.

ERMENİ İDDİASI DOĞRU DEĞİL
Garın içindeki meyhanede yangın çıktı diyen bile vardı. O döneme ait hatıraları okurken, vinç operatörünün Ermeni olduğu o yüzden aslında kaza değil de sabotaj olduğu en sık anlatılan rivayettir. İskoçya’da çıkan ve 1817- 1980 yılları arasında yayınlanan “Blackwood’s” adlı bir dergide 1934’te çıkan bir yazıda, sabotajı Ermeni asıllı bir İrlandalı doktorun yaptığı iddia edilmiştir ki büyük oranda fantezidir. Kimin yapmış olabileceğini kestirebilmek için, öncelikle o gün orada ne yapılıyordu onu bilmek gerekir. Osmanlı Devleti’nin Filistin, Suriye ve Irak cephelerini savunmak için kurduğu “Yıldırım Orduları”na silah ve cephane sevkiyatı yapılıyordu. 200 bin kişiye yetecek kadar büyük bir sevkiyattı bu. Yıldırım Orduları, Haziran 1917’de Osmanlı ve müttefiki Almanya tarafından kurulmuştu, silah ve cephaneler de Almanlar tarafından temin edilmişti. Garda sadece asker, silah ve cephane yoktu. Sivil insanlar da trenlerle normal bir şekilde seyahat ediyordu. Kaybın büyüklüğünün de bir nedeni buydu. Bir tren dolusu sivil ve cephanenin yüklü olduğu trendeki bütün askerler, görevliler, havaya uçuşan mermi, şarapnel parçaları nedeniyle neredeyse
garın önünde yakınında kim varsa ölmüştür.

AJANLARIN SAVAŞI
Sabotajı kimin yaptığı hiçbir zaman anlaşılamadı ama genel olarak İngiliz casuslarının yaptığı söylendi. İspat olmasa da böyle kabul edildi. Ta ki 63 yıl sonra, Ekim 1980’de devrin tarih dergisi “Yıllarboyu”nda yayınlanan bir yazıya kadar… “Haydarpaşa Garı’nı havaya uçuran adamı tanıdım!” başlığıyla yayınlanan yazının sahibi A. Baha Özler’di. Özler, uzun yıllar Hürriyet gazetesinin dış haberler servisinde çalışmış ilginç birisiydi. İlginçti çünkü Hür Arnavutluk diye geçen Arnavutluk Krallığı’nda Dışişleri Bakanlığı yapmış, Viyana’da okumuş bir Arnavutluk soylusuydu.

TÜRKÇE BİLİYORDU
Baha Bey, pek çok yabancı dil bilen birisiydi. Patlama olduğu an Sirkeci’deydi. Patlamayla birlikte kendini dışarı atmış, daha önceden tanıdığı, Türkçe bilen deniz eri Georg Mann’ı koşarken görmüş ve peşine takılmıştı. Georg Mann, yanındaki Baha Bey’le bir kayığa atlamış yanan garın fotoğraflarını çekmiş, banyo etmiş ve bu fotoğraflardan ona da hediye etmişti. Savaş sonrası, mütareke günlerinde Almanlar İstanbul’dan çekilip İngiliz ve Fransız askerleri gelince Baha Bey, Georg Mann’ı birahanede görür ve Mann’ın gösterdiği belgeden Georges Mann adıyla Fransız ajanı olduğunu, Haydarpaşa’yı da kendilerinin bombaladığını söyler. Buna gerekçe olarak da Fransa’nın, Suriye’yi Osmanlı’dan koparmak isteği söylenir. Olabilir mi, kuşkusuz olabilir…

İSRAİL DEVLETİ İÇİN SABOTAJ
Bu sabotaj öyle bir esrar ki mantıklı her senaryo mümkün gibi duruyor. Bizde pek yazılmayan bir başka iddiayı da burada biz aktaralım o zaman. Batıda özellikle de İngiltere’de bazı kitap ve yazılarda sabotajı, “Nili” isimli Osmanlı’dan ayrı bağımsız bir İsrail devleti kurmaya çalışanların oluşturduğu istihbarat örgütünün yaptığı da söylenir. Hatta bazı istihbaratçıların isimleri bile verilmiştir. Doğrusu hangisidir, bilinmez.

haydarpasa-gari-havaya-uctu

Lütfi Elvan: Kanal İstanbulun yol haritası yakında açıklanacak

Lütfi Elvan: Kanal İstanbulun yol haritası yakında açıklanacak.Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, 1 ay içerisinde İstanbul trafiğini rahatlatacak sürpriz, mega bir projeyi açıklamayı planladıklarını bildirdi.Elvan, katıldığı programda gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.

TBMM’de kurulan soruşturma komisyonunun 4 bakanla ilgili iddialara ilişkin kararını ve Genel Kurul sürecini değerlendiren Elvan, komisyon kararına saygı duyduklarını, Genel Kurul’da da milletvekillerinin kendi düşüncelerini, kendi şahsi yaklaşımlarını ortaya koyacaklarını söyledi.

1AY İÇİNDE AÇIKLAYACAĞIZ

Elvan, bir soru üzerine bölünmüş yollar sayesinde yıllık 15 milyar lira tasarruf edildiğini belirtti. İstanbul’un trafik sorununu çözmeye yönelik projelere ilişkin bilgi veren Elvan, İstanbul’u rahatlatacak önemli projelerden birinin üçüncü köprü üzerinden geçecek hızlı tren hattı olduğunu ve bu projenin önemli ölçüde İstanbul’un trafiğini rahatlatacağını belirtti.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün 29 Ekim’de açılması konusunda gecikme görünmediğini dile getiren Elvan, raylı sistemi de 2017 sonu veya 2018’de açmayı planladıklarını ifade etti.

Gebze-Halkalı hattının ne zaman açılacağına yönelik soru üzerine Elvan, bu yılın biraz zor göründüğünü ancak en kısa sürede bitirmeyi hedeflediklerini söyledi. Elvan, şunları kaydetti:

“İstanbul’un yine trafiğini rahatlatmaya yönelik olarak bazı projeler üzerinde çalışıyoruz. Özellikle gerçekten geniş halk kitlelerinin bir noktadan, başka bir noktaya seyahat ettiği kesimlere yönelik trafiği daha da rahatlatıcı, vatandaşlarımıza nefes aldırabilecek proje üzerinde çalışıyoruz. Onu belki Sayın Başbakanımızla birlikte açıklamayı düşünüyoruz, biraz zamana ihtiyacımız var. 1 ay içerisinde açıklarız diye düşünüyoruz. İstanbul trafiğini rahatlatacak sürpriz bir proje, mega proje ve İstanbul trafiğini de önemli ölçüde rahatlatacak olan bir proje.”

Elvan, Haydarpaşa Garı’nın geleceğine yönelik soruyu yanıtlarken de “Bakanlık olarak garın yangından sonra tamiratı, restorasyonuna yönelik bir çalışma yaptık. Bununla ilgili tabi nihai bir karar verilmiş değil açıkçası. Mutlaka bunun muhafaza edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Haydarpaşa Garı’nın başına kötü bir şey gelmez onu ifade etmek istiyorum, kimse merak etmesin” dedi.

ATATÜRK HAVALİMANI…

İstanbul’a üçüncü havalimanının yapılmasıyla Atatürk Havalimanı’nın durumunun ne olacağına ilişkin Elvan, şunları kaydetti:

“Orada konut alanı olacak gibi bir şey söz konusu değil. İkincisi, üçüncü havalimanı ihalesine çıkarken ‘üçüncü havalimanına tarifeli uçuşların üçüncü havalimanı için kullanılacağı’ ifadesi yer aldı. Yani tarifeli uçuşlarımız yeni şu anda yapmakta olduğumuz üçüncü havalimanında olacak. Ama tarife dışı uçuşlar, charter uçuşları olabilir, özel uçakların bu havaalanımızı kullanması söz konusu olabilir, kargo uçaklarımızın kullanması söz konusu olabilir. Tarife dışı uçuşlara engel olabilecek bir durum söz konusu değil. Dolayısıyla, Atatürk Havalimanımız da gerçekten Türkiye’nin, İstanbul’un ihtiyacı olan bir havalimanı olacak. Havalimanı olmaya devam edecek. Burada eğer ‘tarifeli bir sefer yapılacak mı?’ diye soruluyorsa, hayır tarifeli sefer olmayacak. Atatürk Havalimanı’nı muhafaza edeceğiz ama Atatürk Havalimanı’nda tarife dışı uçuşlar, özel uçaklar için uçuşlarımız, kargoya yönelik uçuşlarımız söz konusu olabilecek. Üçüncü havalimanını yapsak da İstanbul’un Atatürk Havalimanı gibi bir havalimanına ihtiyacı olacak.”

‘KANAL İSTANBUL’UN YOL HARİTASINI YAKINDA AÇIKLAYACAĞIZ’

Bakan Elvan, üçüncü havalimanı yapılacak alandaki bataklığın kurutulmasına yönelik çalışmaların tamamlandığını ve bu konuda sıkıntı olmayacağını, çalışmaların beklendiği gibi gittiğini bildirdi.

Elvan, Kanal İstanbul Projesi’ne yönelik soruya, “Elbette gerçekleştirilecek, o konuda hiçbir tereddüdünüz olmasın. Bununla ilgili arkadaşlarımız çok yoğun bir çalışma yaptılar, teknik düzeyde detay çalışmaları gerçekleştirdiler. Bununla ilgili yol haritasını önümüzdeki günlerde açıklayacağız” yanıtını verdi.

İNTERNETTE İNDİRİM MÜJDESİ

“Yasa dışı yollarla dinleniyor olabilir miyiz hala, yani devletin liderleri, siz, biz, hala böyle bir durum olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine Elvan, “Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından hayır. Şimdi tabii teknoloji çok gelişti, teknoloji çok geliştiği için belki bu ortam dinleme dedikleri dinleme yöntemiyle söz konusu olabilir” dedi.

4G ihalesinin seçimden önce yapılacağını ifade eden Elvan, “Fiyatlarda çok ciddi düşüşler söz konusu oldu ama politika olarak internet fiyatlarının daha da aşağıya indirilmesi yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Önümüzdeki dönemde bu fiyatlar daha da aşağıya inecek, onun müjdesini verelim” diye konuştu.

lutfi-elvan-kanal-istanbulun-yol-haritasi-yakinda-aciklanacak

 

İstanbul trafiği için yeni proje

İstanbul trafiği için yeni proje :Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Elvan, İstanbul trafiği için yeni proje açıklayacaklarını söyledi.Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Elvan “İstanbul’un yine trafiğini rahatlatmaya yönelik olarak bazı projeler üzerinde çalışıyoruz. Onu belki Sayın Başbakanımızla birlikte 1 ay içerisinde açıklarız diye düşünüyoruz. İstanbul trafiğini rahatlatacak sürpriz bir proje, mega proje ve İstanbul trafiğini de önemli ölçüde rahatlatacak olan bir proje” dedi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, 1 ay içerisinde İstanbul trafiğini rahatlatacak sürpriz, mega bir projeyi açıklamayı planladıklarını bildirdi. Elvan, CNN Türk’te katıldığı programda gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.

“HIZLI TREN BÜYÜK ÖLÇÜDE RAHATLATACAK”

TBMM’de kurulan soruşturma komisyonunun 4 bakanla ilgili iddialara ilişkin kararını ve Genel Kurul sürecini değerlendiren Elvan, komisyon kararına saygı duyduklarını, Genel Kurul’da da milletvekillerinin kendi düşüncelerini, kendi şahsi yaklaşımlarını ortaya koyacaklarını söyledi. Elvan, bir soru üzerine bölünmüş yollar sayesinde yıllık 15 milyar lira tasarruf edildiğini belirtti.

“KÖPRÜDE GECİKME GÖRÜNMÜYOR”

İstanbul’un trafik sorununu çözmeye yönelik projelere ilişkin bilgi veren Elvan, İstanbul’u rahatlatacak önemli projelerden birinin üçüncü köprü üzerinden geçecek hızlı tren hattı olduğunu ve bu projenin önemli ölçüde İstanbul’un trafiğini rahatlatacağını belirtti. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün 29 Ekim’de açılması konusunda gecikme görünmediğini dile getiren Elvan, raylı sistemi de 2017 sonu veya 2018′de açmayı planladıklarını ifade etti.

“1 AY İÇİNDE MEGA PROJE”
Gebze-Halkalı hattının ne zaman açılacağına yönelik soru üzerine Elvan, bu yılın biraz zor göründüğünü ancak en kısa sürede bitirmeyi hedeflediklerini söyledi. Elvan, şunları kaydetti: İstanbul’un yine trafiğini rahatlatmaya yönelik olarak bazı projeler üzerinde çalışıyoruz. Özellikle gerçekten geniş halk kitlelerinin bir noktadan, başka bir noktaya seyahat ettiği kesimlere yönelik trafiği daha da rahatlatıcı, vatandaşlarımıza nefes aldırabilecek proje üzerinde çalışıyoruz.

Onu belki Sayın Başbakanımızla birlikte açıklamayı düşünüyoruz, biraz zamana ihtiyacımız var. 1 ay içerisinde açıklarız diye düşünüyoruz. İstanbul trafiğini rahatlatacak sürpriz bir proje, mega proje ve İstanbul trafiğini de önemli ölçüde rahatlatacak olan bir proje.

Elvan, Haydarpaşa Garı’nın geleceğine yönelik soruyu yanıtlarken de “Bakanlık olarak garın yangından sonra tamiratı, restorasyonuna yönelik bir çalışma yaptık. Bununla ilgili tabi nihai bir karar verilmiş değil açıkçası. Mutlaka bunun muhafaza edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Haydarpaşa Garı’nın başına kötü bir şey gelmez onu ifade etmek istiyorum, kimse merak etmesin” dedi.

ATATÜRK HAVALİMANI’NIN GELECEĞİ

İstanbul’a üçüncü havalimanının yapılmasıyla Atatürk Havalimanı’nın durumunun ne olacağına ilişkin Elvan, şunları kaydetti: Orada konut alanı olacak gibi bir şey söz konusu değil. İkincisi, üçüncü havalimanı ihalesine çıkarken ‘üçüncü havalimanına tarifeli uçuşların üçüncü havalimanı için kullanılacağı’ ifadesi yer aldı. Yani tarifeli uçuşlarımız yeni şu anda yapmakta olduğumuz üçüncü havalimanında olacak. Ama tarife dışı uçuşlar, charter uçuşları olabilir, özel uçakların bu havaalanımızı kullanması söz konusu olabilir, kargo uçaklarımızın kullanması söz konusu olabilir. Tarife dışı uçuşlara engel olabilecek bir durum söz konusu değil. Dolayısıyla, Atatürk Havalimanımız da gerçekten Türkiye’nin, İstanbul’un ihtiyacı olan bir havalimanı olacak. Havalimanı olmaya devam edecek. Burada eğer ‘tarifeli bir sefer yapılacak mı?’ diye soruluyorsa, hayır tarifeli sefer olmayacak. Atatürk Havalimanı’nı muhafaza edeceğiz ama Atatürk Havalimanı’nda tarife dışı uçuşlar, özel uçaklar için uçuşlarımız, kargoya yönelik uçuşlarımız söz konusu olabilecek. Üçüncü havalimanını yapsak da İstanbul’un Atatürk Havalimanı gibi bir havalimanına ihtiyacı olacak.

Bakan Elvan, üçüncü havalimanı yapılacak alandaki bataklığın kurutulmasına yönelik çalışmaların tamamlandığını ve bu konuda sıkıntı olmayacağını, çalışmaların beklendiği gibi gittiğini bildirdi.

Elvan, Kanal İstanbul Projesi’ne yönelik soruya, “Elbette gerçekleştirilecek, o konuda hiçbir tereddüdünüz olmasın. Bununla ilgili arkadaşlarımız çok yoğun bir çalışma yaptılar, teknik düzeyde detay çalışmaları gerçekleştirdiler. Bununla ilgili yol haritasını önümüzdeki günlerde açıklayacağız” yanıtını verdi.

 

istanbul-trafigi-icin-yeni-proje

Haydarpaşa Garı 'nda neler oluyor

Haydarpaşa Garı ‘nda neler oluyor :Otel, AVM yapılacak tartışmaları yandığı günden bu yana devam eden tarihi Haydarpaşa Garı’nda restorasyon bir türlü başlayamadı. Kültür Varlıkları Koruma Kurulu restorasyonun gecikmesinin tarihi yapıya zarar verdiğini düşünerek acil olarak çalışmalara başlanmasını istedi. Aksi takdirde 2863 sayılı yasa gereği, zarar veren kurum ve kuruluşlar hakkında işlem başlatılacağını duyurdu.

Haydarpaşa Garı 28 Kasım 2010 tarihinde çatısında çıkan ağır yangından dolayı çatısı çökmüş ve 4. katı kullanılamaz hale gelmişti. Koruma Kurulu kararı ile 1997 yılında 1. Grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenen yapının etrafı da 2006 yılında kentsel ve tarihi sit yapıldı. Yangın sonrası ortaya çıkan Haydarpaşa projesi büyük tartışmalara neden oldu. 2011 yılında 5 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Kurulu 1/5000 Ölçekli Koruma amaçlı Nazım İmar Planlarını onayladı. Planda tarihi Gar binası ‘Kültürel tesis, turizm, konaklama’ alanında kalmıştı. İşte bu durum tartışmaları alevlendirdi. Gar binası otel mi oluyordu?

Mahkeme fuar alanı fonksiyonuna itiraz etti!

Hem Ulaştırma Bakanlığı hem de planları onaylayan İstanbul 5 Nolu Koruma Kurulu otel yapımına izin verilmeyeceğini açıkladılar. Birleşik Taşımacılık Sendikası planların iptali için dava açtı. İstanbul 9. İdare Mahkemesi davayı reddetti. Kamuoyunda Haydarpaşa Gar Projesine iptal kararı olarak yansıyan İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nde açılan davada ise mahkeme Koruma amaçlı nazım imar planının Fuar Alanı Fonksiyonuna ilişkin kısmını iptal etmişti. Açıkçası tarihi Gar binası hala otel olma riskini taşıyordu.
TCDD Haydarpaşa Garı’n restorasyonu için ihaleye çıktı. Delta İnşaat 12 milyon 473 bin liraya 500 günde bitirmek üzere ihaleyi aldı. 27.12.2012 tarih 899 sayılı kararı ile Koruma Kurulu restorasyon projesini onayladı. Bu projeye göre, bodrum katın, tesisat ve idari birimler olarak; zemin katın, gara hizmet eden bekleme salonları, gişeler, kafeterya ve idari birimler olarak; asma kat, 1., 2. ve 3. katlarda idari birimler olarak; çatı katının da kulelerde kafeterya, garın kısa kolunda konferans salonu, orta aksta sergi alanı, uzun kolda da arşiv-çalışma salonu-kitaplık olarak fonksiyonlandırıldı.

İnşaat ruhsatı alınamadı!

Ancak restorasyona bir türlü başlanılamadı. Kadıköy Belediyesi inşaat ruhsatını vermedi. Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, “Yasal olarak plan süreçleri tamamlanmayan ve eski eser binaya ilave yapılaşma getiren restorasyon projesine onay vermemiz mümkün değildir” açıklaması yaptı.

Bu açıklamadan bir hafta sonra İstanbul 5 Numaralı Koruma Kurulu şu kararı aldı; Söz konusu 12.09.2014 gün 2126 sayılı kararda “…Kurulumuzca uzun süren tetkikler ve yerinde inceleme toplantıları sonucu onaylanmış bulunan, Kurulumuzun 27.12.2012 gün 899 sayılı kontür ve gabari artışı getirmeyen restorasyon projelerinin ivedilikle uygulanmasına, İstanbul’un simge eserlerinden olan I. grup tescilli Haydarpaşa Gar Binasının mevcut haliyle ivedi restorasyona ihtiyacı bulunduğundan, restorasyon uygulaması gecikmesi ve bu sebeple yapının zarar görmesi halinde buna sebep olanların 2863 sayılı yasa kapsamında sorumlu olacağına” karar verildi.

Otel olma riski kalkmadı!

Sonuç olarak restorasyon biran önce başlamalı. Tarihi yapı her geçen gün dış etkenlere karşı hem statik hem de estetik açıdan yıpranıyor. Mevcut yöneticiler her ne kadar tarihi binanın otel olmayacağını ileri sürseler de ileride otel olmasının önüne geçecek bir engel yok. Zira imar planlarında turizm – konaklama fonksiyonu halen geçerliliğini koruyor.

Haydarpasa Garinda neler oluyor

CHP 12 milyon avroluk Marmaray vagonlarını sordu

CHP 12 milyon avroluk Marmaray vagonlarını sordu :CHP’li Tanrıkulu, Marmaray Projesi kapsamında satın alınan bir adeti yaklaşık 12 milyon avro maliyetli vagonları sordu.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Marmaray Projesi kapsamında satın alınan bir adeti yaklaşık 12 milyon avro maliyetli vagonlara değinirken, Başbakan Davutoğlu’na, “Vagonlardan 38 adet 10’lu vagonun henüz uygun bir tren ray sistemi olmadığı için yaklaşık 3 yıldır Haydarpaşa Garı’nda atıl şekilde bekletildiği iddiası doğru mudur?” sorusunu yöneltti.

Tanrıkulu, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, “Marmaray Projesi kapsamında Güney Kore HYUNDAI ROTEM firmasından satın alınan bir adeti yaklaşık 12 milyon avro maliyetli vagonlardan 38 adet 10’lu vagonun henüz uygun bir tren ray sistemi olmadığı için yaklaşık 3 yıldır Haydarpaşa Garı’nda atıl şekilde bekletildiği iddiası doğru mudur?” diye sordu.

Tanrıkulu, ayrıca şu sorulara yanıt istedi:

“Uzunluğu 244 metre olan 38 adet 10’lu vagonların (toplam 380 vagon) Ayrılıkçeşme-Kazlıçeşme arasında ki hatta da kullanılabilecek durumda olmadıkları iddiası doğru mudur?

Vagonların yaklaşık 2 aydan beri süren gece test sürüşlerinin de başarılı olmadığı iddiası doğru mudur? Bu durumlarda vagonların akibeti ne olacaktır; çöpe mi atılacaklardır; hurdaya mı çıkarılacaklardır? Vagonların proje ile tam uyumluluk raporu Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na sunulmuş mudur? Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı raporu onaylamış mıdır, onayladıysa hangi tarihte onaylamıştır? Vagonların Proje ile Tam Uyumluluk Raporu’nun bir nüshasının tarafımıza sunulması mümkün müdür?”

“TOPLAM TUTARI NE KADAR?”

Tanrıkulu’nun ayrıca yanıt beklediği sorular ise şöyle:

“Satın alınan tüm vagonlar bu güne için yapılan harcamaların toplam tutarı ne kadardır?

Sözleşmede belirtilen toplam bedel tutarı ne kadardır?

Adapazarı’nda 2006 yılında Güney Kore Hyundai Rotem ve Hyundai Corporation, Türkiye’den de TCDD, TÜVASAŞ ve Haco şirketlerinin ortaklığı ile kurulan EUROTEM adlı şirket gizli ortaklarından birinin Türkiye’deki çok üst düzeyde görev yapan birisinin oğlu olduğu iddiası doğru mudur? İddia doğruysa bu kişi kimdir?

Toplamda 380 vagonun atıl biçimde Haydarpaşa Garı nda bekletilmesi ile uğranılan günlük kaybın toplam tutarı ne kadardır?

Oluşan zararların proje maliyetine eklenmesine onay verilmiş midir?

EUROTEM adlı firma hızlı tren vagonları üretmek için kurulduğuna göre bu güne dek kaç adet hızlı tren vagonu üretmiştir (Montaj üretim olarak değerlendirilmeden) ?

Ayrıca, EUROTEM adlı firma dan 2007 yılından bu güne dek TCDD ye toplam ne kadar tutarda vagon satışı yapılmıştır?

TCDD. zaten kendi vagon fabrikası TCDD bağlı ortaklığı TÜVASAŞ gibi bir üreticiye sahipken hangi gerekçeler ile EUROTEM den vagon satın almaktadır?

Marmaray Projesi bahane edilerek TCDD bağlı ortaklığı TÜVASAŞ’ın asli görevinin devreden çıkarılmasının Türkiye ye 2007 yılından bu güne dek yüklediği zararların toplam tutarı ne kadardır?”

chp-12-milyon-avroluk-marmaray-vagonlarini-sordu

 

Haydarpaşa Garı ne zaman açılacak

Haydarpaşa Garı ne zaman açılacak :Çatısında çıkan yangın yüzünden büyük hasar gören Haydarpaşa Garı’nın 1 Şubat 2012’de başlayan tadilatı halen devam ediyor. Peki Haydarpaşa garı YHT seferlerine açılacak mı? Ne zaman hizmet vermeye başlayacak? işte son durum:

Çatısındaki izolasyon çalışması yüzünden çıkan yangında büyük hasar gören tarihi Haydarpaşa Garı’nın komple tadilatı yapılıyor.TCDD, Haydarpaşa Gar binasının yenilenmesi için ilk adımı 10 Kasım 2010’da attı.

İstanbul Teknik Üniversitesi’ne başvuran TCDD yetkilileri, Haydarpaşa Garı’nın kullanılmadığı için birçok yapı problemi olan çatı katı başta olmak üzere, giriş ve bekleme holleri gibi gar yolcusuna hitap eden yakın çevresine yönelik iyileştirme çalışmalarının üniversite işbirliği ile yapılmasına karar verdi.

28 Kasım 2010’da gar binası çatısında meydana gelen yangın, 106 yıllık tarihi binanın restorasyon sürecini hızlandırdı.

Marmaray Projesi kapsamında banliyö hatlarının yenilenmesi nedeniyle sefer yapılmayan Haydarpaşa Garı’nın restorasyonu çalışmalarında TCDD son aşamaya geldi. TCDD Emlak ve İnşaat Dairesi, 28 Ocak’ta ihale düzenleyerek Haydarpaşa Garı’nın komple tadilatını yaptırmak için adım attı. Yapılacak restorasyon kapsamında gar binasının çatısı yenilenecek, dış cephe temizliği ve bakımı yapılacak. Ayrıca, binanın ahşap doğramaları da aslına uygun olarak yenilenip, 2012’nin Şubat ayında başlayan tadilatın 500 gün içinde tamamlanacağı belirtilmişti.

Tadilatın başlangıcından itibaren 34 ay geçmesine rağmen henüz çalışmlar tamamlanmış değil.

HAYDARPAŞA GARI BÖYLE OLACAK

Haydarpaşa Tren Garı’nın restorasyon projesi onaylandı. Anıtlar Kurulu’ndan geçen projeye göre Haydarpaşa Hızlı Tren garı olarak kullanılmasının yanı sıra kültürel faaliyetlere de ev sahipliği yapacak.
haydarpasa-gari-ne-zaman-acilacak
Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü (TCDD) yetkilileri, garın otel veya AVM olmayacağı, YHT garı olarak kullanılacağını, gar binasının restore edildikten sonra yüksek hızlı tren garı ve kültür faaliyetleri için merkez olarak kullanılacağını söylüyor.
haydarpasa-gari-ne-zaman-acilacak
TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, Haydarpaşa Garı’nı koruma amaçlı imar planı hazırladıklarını belirterek, “Haydarpaşa Garı’nn şu anda trenden inilen kısmı olan birinci kat gar kalacak. Halk onun başka bir şey olmasını istemiyor. Garın başka bir katı değil, ‘Sadece o istasyonuma dokunma’ diyor. Biz de dokunmayacağız” diye konuştu. Karaman, “Özelleştirme İdaresi yarışma açacak ve halka oylatacak. Hangisi seçilirse o ihale edilecek” dedi.

Karaman, iki yıl önce Ankara-İstanbul arası Yüksek Hızlı Tren çalışmaları kapsamında seferleri durdurulan Adapazarı-Haydarpaşa hattının yeni yıldan itibaren Arifiye-Pendik arası hizmet vereceğini açıkladı.

ASLINA UYGUN YAPILACAK

Projede yangından hasar gören çatının restorasyonunda çatı katına sergi alanı, konferans salonu, kafeteryanın yanı sıra danışma, ofisler, arşiv, ve tuvalet yapılması öngörülüyor.

Tavan ve duvar sıva ve boyaları yenilenecek. Ahşap elemanların bakım onarımları yapılacak. Dış cephelerde kirlenmiş, yosunlanmış bölümlerin uygun yöntemlerle temizliği yapılacak. Eksilen, yok olan, kırılan taşlar tedarik edilecek ve onarılacak.

Haydarpaşa Garı’nın 2015’in Mayıs ayında yeniden hizmete açılması bekleniyor.

haydarpasa-gari-ne-zaman-acilacak

HAYDARPAŞA GARI’NIN TARİHİ

Osmanlı padişahı II. Abdülhamit döneminde, 30 Mayıs 1906 tarihinde yapımına başlanmıştır. 19 Ağustos 1908 tarihinde tamamlanıp hizmete giren Haydarpaşa Garı, 1908’de İstanbul – Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olarak inşa edilmiştir.

Haydarpaşa Garı, TCDD’nin ana istasyonudur. İstanbul’un Anadolu yakasında, Kadıköy’de bulunur. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Bağdat Demiryolu yanında İstanbul-Şam-Medine (Hicaz Demiryolu) seferleri de yapılmaya başlanmıştır.

I. Dünya Savaşı sırasında gar deposunda bulunan cephanelere 1917’de yapılan bir sabotajla çıkan yangın sonucu binanın büyük bir bölümü hasar görmüştür. Yeniden onarılan bina bugünkü şeklini almıştır. 1979’da Haydarpaşa’nın açıklarında Independenta adlı tankerin bir gemiyle çarpışması sonu meydana gelen patlamadan ve sıcaktan dolayı binanın O Linneman adlı ustanın yaptığı kurşun vitrayları hasara uğramıştır. 1976’da aslına uygun olarak yeniden geniş çapta onarılmış ve 1983’ün sonunda dört dış cepheyle iki kulenin restorasyonu tamamlanmıştır.

28 Kasım 2010 tarihinde çatısında çıkan ağır yangından dolayı çatısı çökmüş ve 4. katı kullanılamaz hale gelmiştir.

Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Projesi kapsamında Istanbul-Eskişehir bölümündeki demiryolu çalışmaları nedeniyle, 1 Şubat 2012 tarihinden itibaren 24 ay süreyle ülke çapındakı tren seferlerine ara verilmiştir.

haydarpasa-gari-ne-zaman-acilacak