13 bin Kilometrelik Demiryoluna yabancı ilgisi büyük

13 bin Kilometrelik Demiryoluna yabancı ilgisi büyük :“Milli Tren Projesi” kapsamında, demiryolu yenileme ve lojistik merkez yapım çalışmaları başta olmak üzere yeni yapılacak demiryolları için yaklaşık 1500 proje aynı anda sürdürülüyor.

2023 yılına kadar tamamlanması planlanan 13 bin kilometrelik demiryolu ağının oluşturulmasından yabancı şirketler de pay alabilmek için yarışıyor. Bu yıl İstanbul’da düzenlenecek olan “Eurasia Rail – 5. Uluslararası Demiryolu Fuarı”na ürünlerini tanıtmak isteyen 25 ülkeden 121 yabancı firma katılıyor. Almanya, Fransa, Rusya, İspanya ve İran çok önem verdikleri bu buluşmada bakanlık seviyesinde yer alacak.

Alanında dünyanın 3’ncü büyük demiryolu fuarı olma özelliğini taşıyan “Eurasia Rail: 5. Uluslararası Demiryolu, Hafif Raylı Sistemler, Altyapı ve Lojistik Fuarı“nı Türkel Fuarcılık düzenliyor.

Türkel Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Korhan Yazgan, 05 – 07 Mart 2015 tarihleri arasında Yeşilköy İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan fuar ile ilgili olarak “Milli Tren Projesi bünyesinde Ankara-İstanbul arasında yeni bir direkt hızlı tren hattı yapılmasını planı ile yabancı şirketler gözünü Türkiye’ye çevirdi. Ancak tek proje bu değil. 3 bin 500 kilometre yüksek hızlı demiryolu, 8 bin 500 kilometre hızlı demiryolu, bin kilometre konvansiyonel demiryolu olmak üzere toplam 13 bin kilometre demiryolu yapılması hedefleniyor. Böylelikle 2023 yılında toplam 25 bin kilometre demiryolu uzunluğuna ulaşılması ve bu sayede, demiryolu taşımacılık payının yolcuda yüzde 10 ve yüzde 15’e çıkarılması bekleniyor. Tüm bu yapılacak işler düzenlediğimiz fuara büyük bir ilgi oluşmasını sağladı. Geçen yıl 23 ülkenin katılım yaptığı fuara bu yıl 25 ülkeden katılım var. Bu alanda teknolojik yarışta yer alan Almanya, Fransa, İspanya’dan şirketlerden yoğun talep geldi. Bu ülkelerin yanısıra İran da dahil olmak üzere katılımlarını bakanlık seviyesinde yapacaklar. Bu da Türkiye’deki demiryolu projesine gösterdikleri ilginin büyüklüğünü ortaya koyuyor” dedi.

2011 yılından beri Türkel Fuarcılık tarafından organize edilen “Eurasia Rail: 5. Uluslararası Demiryolu, Hafif Raylı Sistemler, Altyapı ve Lojistik Fuarı“ Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, T.C.D.D, Tüvasaş, Tüdemsaş ve Tülomsaş, KOSGEB, TOBB tarafından resmi olarak destekleniyor. Konferans ve seminer programları ile de kamu ve özel sektörde öne çıkan isimleri ağırlayan fuar, sektördeki önemli gelişmeleri, son teknolojileri, yeni ürünlerin tanıtımlarını, büyük firma ve kurumları İstanbul’da tek bir platformda toplama özelliğine sahip.

Bu yıl fuara 25 ülkeden 121 yabancı, 113 ise yerli olmak üzer 234 firmanın katıldığını belirten Korhan Yazgan, şöyle dedi: “Demiryolu sektörünün serbestleşme sürecinin tamamlandı. Milli standartların oluşturulması, emniyet yönetim sisteminin altyapı ve işletmeciliğin kültür haline getirilmesi ve her türlü demiryolu aracının ülkemizde üretilmesi planlanıyor. Tüm bunlar fuara ilginin artmasını sağlıyor”

13-bin-kilometrelik-demiryoluna-yabanci-ilgisi-buyuk

Reklamlar

Tüdemsaş 75 Yıldır Türkiye İçin Yük Vagonu Üretiyor

Tüdemsaş 75 Yıldır Türkiye İçin Yük Vagonu Üretiyor :Dünya standartlarında üretim yapan, yük vagonu imalat sektörünün en büyük şirketi Türkiye Demiryolu Makinaları Sanayii A.Ş. geçtiğimiz günlerde 75`inci yılını kutladı. Tüdemsaş Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Koçarslan, ”Yük vagonu üretiminde özel sektör henüz olması gereken noktaya gelmedi. Demiryollarının, özel sektörün enerjisi ve dinamizmine ihtiyacı var. Tüdemsaş olarak özel sektör firmalarıyla paydaşlık esasına dayalı işbirliği oluşturup, 75 yıllık bilgi birikimimiz ve tecrübemizi onlara aktararak, Türk demiryolu sanayini küresel ölçekte bir büyüklüğe ulaştırmayı amaçlıyoruz” diyor.

Bünyesine kattığı yeni tesisler, teknolojik tezgâhlar, laboratuarlar ve eğitim merkezileri ile çağın kalite standartları yakalayan Tüdemsaş’ın Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Koçarslan’la demiryollarının geleceği ve Tüdemsaş’ın yenilikçi yüzü ile ilgili keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Demiryollarının Serbestleşmesi Hakkındaki Kanunun alt mevzuat çalışmaları tamamlanıp, TCDD’de gerekli dönüşüm sağlandıktan sonra demiryolu yük taşımacılığında büyük gelişmeler olacağının altını çizen Yıldıray Koçarslan, önümüzdeki günlerde yük taşımacılığında demiryollarının payının daha da artacağını ve buna bağlı olarak yük vagonu talebinde büyük bir artış olacağını söylüyor. 75 yıldır Türk Demiryollarına hizmet eden bu dev şirket, her geçen gün kendisini yenileyerek genç ve dinamik kalmayı başardı.

Bu yıl 75. Yılınızı kutluyorsunuz. Tüdemsaş, 75 yaşında ama hala genç ve yenilikçi. En son duyurduğunuz yenilik, yeni nesil platform taşıma vagonu Rgns. Avrupa’da alanında en hafif yük vagonu olma özelliğini taşıyan bu vagonun Ar-Ge ve üretim aşamaları hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?

Evet, geçtiğimiz günlerde şirketimizin 75’inci yılını kutladık. Sivas’ın tarihi kent meydanında çeşitli etkinlikler gerçekleştirdik ve son projemiz olan TSI şartlarına göre üretilmiş Rgns tipi yeni nesil platform taşıma vagonunun tanıtımını yaptık.

Bu vagon, her geçen gün kendisini yenileyen ve alternatif taşımacılık yöntemleri arayan lojistik firmalarının taleplerine uygun şekilde dizayn edildi.

Yeni nesil yük vagonu olarak tasarlanan bu ürün projelendirildikten sonra bilgisayar ortamında katı modeli çizildi. Daha sonra FEM analizleri yapılan RGNS tipi vagonumuzun iki adet prototip üretimi gerçekleştirildi. Eskişehir’de bu prototiplerle statik, dinamik testler ve tamponlama testleri yapıldı. Sonrasında Çek Cumhuriyeti’ne gönderilen bu vagonlara, Notified Body (NoBo) gözetiminde fren, ses ve gövdenin burulma esnekliği testi (twist test) yapılacak olup, testlerin tamamlanmasıyla birlikte 1000 adet üretilecektir.

Bu vagonun bizim açımızdan en önemli özelliği; ülkemizin ilk, Trans Avrupa Demiryolu (TEN) ağında çalışan yük vagonlarından istenen TSI (Karşılıklı İşletim Teknik Şartnamelerine – Technical Specifications of Interoperability) sertifikasyonuna uygun üretilmiş platform tipi yük vagonu olmasıdır.

Bu vagonun demiryolu sektörüne getirdiği yenilikler ve avantajlar neler olacaktır?

Lojistik sektöründe ülkeler arasında sınırlar kalkmış durumda. Bunu göz önüne alarak vagon projeleri üzerinde çalışırken lojistik sektörünün ihtiyaçlarını ve taleplerini çok iyi analiz etmek gerekiyor.

Şirket olarak hedefimizde sadece Türkiye yok. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Sayın Lütfi Elvan Bey’in şirketimiz için koyduğu “etkin ve yenilikçi pazarlama stratejileri geliştirerek, farklı pazarlara açılma ve ürettiğiniz ürünleri yurt dışına da ihraç etme” hedefi doğrultusunda; başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, Ortadoğu ve Kuzey Afrika gibi yük vagonu potansiyeli olan bölgeleri mercek altına aldık. Bu ülkelerde yaşanan gelişmeleri uluslararası fuarlar, konferans ve seminer ile süreli yayınlar üzerinden takip ediyoruz. Ürünlerimizi projelendirirken onların ihtiyaçlarını da gözetiyoruz. Buna verilebilecek en güncel örnek, TSI sertifikasına sahip Rgns platform tipi yük vagonumuzdur.

Tamamen milli bir tasarım olan bu vagon, 80 farklı yükleme senaryosu ve entegre (kompakt) boji fren sistemi ile tamamen yenilikçi bir ürün. Bu vagon sadece konteyner taşımacılığı için değil çok farklı yükleri de taşıyabilecek şekilde üretildi. Bu vagonumuz 20 tonluk darası ile sınıfında, Avrupa’daki en hafif ve çok amaçlı yük taşıma vagonu olma özelliğine de sahip.

Ülkemizde bir vagonun işletme ömrünün ortalama 40 yıl olduğunu düşünürsek, ülkemiz demiryolu ağında çalışan aynı tipte bir vagonla, yeni geliştirilen bu vagon, işletmecilik açısından(daraya bağlı olarak taşıyacağı yük açısından) karşılaştırdığında işletme ömrü boyunca kendini ortalama 6 kez amorti etmektedir.

Tüdemsaş, milli tren projesinde de önemli bir görev üstleniyor. Milli trenin gelişmiş yük vagonlarını imal edeceksiniz. Bu projedeki rolünüzle ilgili detayları, güncel durumu bizlerle paylaşır mısınız?

Son yıllarda; ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtarmak amacıyla ülke ihtiyaçları doğrultusunda, ileri seviyede teknolojik ürünleri milli olarak, yerli imkânlarla üretme, sonrasında da talep eden başka ülkelere bu teknolojiyi ihraç etme anlamında çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Tüdemsaş, bu çalışmaların demiryolu sektöründeki ayağı olan Milli Tren Projesi içerisindeki Yeni Nesil Milli Yük Vagonu Projesi’nin proje yürütücüsüdür. TCDD koordinatörlüğünde Karabük ve Cumhuriyet Üniversitelerimiz ile Şirketimiz çalışanlarından oluşan çok sayıda teknik personel, bu proje için yoğun bir şekilde çalışma yapıyor. Bu çerçevede, 13 ülkede, 20 ayrı uluslararası etkinliğe, 83 teknik personelle katılım sağlandı.

Konsept çalışmaları doğrultusunda; başlangıçta literatür taramaları yapıldı. Uluslararası seminer, konferanslara ve fuarlara katılım sağlandı. Proje şirketleri ile görüşmeler yapıldı. Tüm bu teknik incelemelerde elde edilen bilgilerle, TCDD Genel Müdürlüğü ve Milli Tren Çalışma Grubuyla yapılan toplantılar sonucu, milli yük vagonu olarak Sggmrs tipi ikiz, üç bojili ve mafsallı, entegre (kompakt) fren sistemli, H-tipi bojili platform vagonu yapılması kararlaştırıldı.

İnşallah, 2016 yılı sonuna kadar, Milli Yük Vagonumuzun projesini, prototip üretimini ve sertifikasyonunu tamamlayarak seri üretimine başlamış olacağız.

Tüdemsaş, Ar-Ge’ye verdiği değer ve teknolojiyi kullanma gücüyle de öne çıkıyor. Bu bağlamda; fabrikanıza kattığınız yeni tesisler ve yatırımlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Şirket olarak sektörümüzle ilgili her türlü teknolojik gelişmeyi yakından takip ediyoruz. Dünya arenasında söz sahibi olabilmek için kendinizi sürekli genç tutmanız gerektiğinin farkındayız.

Üretim hattında kullandığımız modern ve teknolojik tezgahlar, tesisler, test istasyonları sayesinde sektörün en donanımlı şirketi konumuzdayız. Vagonun en önemli parçası olan bojinin imalatında robot kaynak teknolojisini kullanıyoruz. Boji üretiminde kullandığımız birçok fikstür ve kalıbı TSI Sertifikasyonu kapsamında yeniledik.

Malzeme stok sahalarımız ve ambarlarımız, TSI sertifikasyonu kapsamında modernize edilerek tamamen yenilendi. Kapalı alanlarımız % 100 den fazla artırıldı ve modern raf sistemleri ile donatıldı. Malzeme hareketlerini daha rahat takip edebilmek açısından barkot sistemine geçildi.

Aynı şekilde, Kalite Kontrol Laboratuvarlarımızda gerekli teknolojik dönüşümü sağlayarak yeniden düzenledik. Mekanik ve Kimya Laboratuvarları ile Kalibrasyon Ünitesi bir araya toplanıp modern bir yapıya kavuşturuldu.

Üretimde olduğu gibi bakım-onarım hizmetlerinde de, yeni tesis ve tezgâh yatırımları ile teknik alt yapımızı her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Şirketimiz bünyesine yeni kazandırdığımız Robotlu Vagon Kumlama Tesisimizde, Şirketimize bakım ve onarıma gelen tüm vagonlar robotlar yardımıyla kumlanarak bakım ve onarıma alınıyor. Bu tesis yapacağı iş ve teknolojisi ile Türkiye`de bir ilktir.

Üretim Fabrikamız bünyesinde bulunan vagon kumlama ve boyama tesisi haricinde yeni projelendirdiğimiz vagon yıkama ve boyama tesisini de 2015 yılında onarım fabrikamıza kazandırmayı planlıyoruz.

Tesislerimizin ve teknolojimizin yanı sıra uluslararası pazarlar açısından vize niteliğinde olan sertifikasyon çalışmalarımızda son hızla devam ediyor. TSI sertifikasyon süreci, Rgns tipi platform vagonu için tamamlanmak üzere. 2015 yılı itibariyle üreteceğimiz yeni tip her vagon için bu sertifika alınacak ve vagonlarımız ülkemiz dışında, uluslararası hatlarda da hizmet verecek.

Vagonların bakım-onarım ve revizyonlarının uluslararası standartlarda kalitesini ortaya koyan ECM (Entity in Charge of Maintenance) Bakım Yönetim Sistemi – Bakım Temini Fonksiyonu çalışmalarımız da devam ediyor. 2015 yılı itibariyle bu çalışmamız da tamamlanmış olacak.

Kaliteli üretimin, çalışanlarımızın ortak çabası ile elde edilebileceğini düşünüyorum. Personelimizde kalite bilincinin en üst seviyelere çıkarılması ve geliştirilmesi amacıyla çalışanlarımıza sürekli eğitimler aldırıyoruz. Bu anlayışın bir ürünü olarak ortaya çıkan Kaynak Teknolojileri Eğitim Merkezimizin bölgemizde başka bir örneği daha yok. Bu merkezde Şirketimizde çalışan kaynakçılar, TCDD çalışanları ve özel sektörde çalışan kaynakçılar, kaynak mühendisi uzman personellerimizce teorik olarak eğitiliyor. Daha sonra kaynak simülatörüyle uygulama eğitimine tabi tutuluyor ve ardından farklı kaynak metotlarını gerçek kaynak makineleriyle yaparak eğitimlerini tamamlıyorlar. Eğitim bitiminde ise akredite kuruluşlarca sınava tabi tutularak, başarılı olanlara Kaynakçı Sertifikası veriliyor.

Yeni yatırımlarınız, projeleriniz ve çalışmalarınız Tüdemsaş’a ve Türk demiryolu sektörüne ne gibi kazanımlar sağlayacak?

Yük vagonu üretimi, bakımı, onarımı ve revizyonu noktasında Türkiye’deki en büyük sanayi kuruluşu olan Şirketimiz, 75 yıllık tecrübesi ve teknolojik anlamda yaptığımız yeni yatırımlarla yük vagonu alanında, dünya şirketleri ile rahatlıkla rekabet edebilecek konumda.

Tüdemsaş`ın en önemli hedefi; demiryolu yük araçlarının üretimi, bakım-onarımı ve yedek parçalarının tedariki noktasında bölgemizde oluşmaya başlayan demiryolu yan sanayini daha da büyüterek, bölgemizi Tüdemsaş üzerinden yük vagonu üssü haline getirmek. Ülkemizin 2023 hedefleri arasında yer alan “demiryolu yük taşımacılığının toplam taşımacılıktaki payının artırılması” yönündeki hedefine ulaşmak için 40 binden fazla yeni yük vagonuna ihtiyaç var. Bu yük vagonu ihtiyacının karşılanması Tüdemsaş ile birlikte güçlü bir demiryolu sanayii ve yan sanayisi ile mümkün olacaktır.

Son 5 yıla kadar her türlü üretim kendi imkânlarımızla yapıldığı için özel sektör bu alanda çok fazla gelişme gösteremedi. Ancak son yıllarda artan üretimimizle ortaya çıkan iş gücü açığını kapatmak için ve özel sektörün enerjisi ve dinamizmini demiryolu sanayisine çekmek adına bazı işlerimizi piyasaya yaptırılmaya başladık. Onlarla paydaşlık esasına dayalı oluşturduğumuz işbirliklerinin, demiryolu yan sanayisinin büyümesi anlamında sektöre olumlu etkileri olduğunu görüyoruz. Bugün bize iş yapan bazı firmalar küresel ölçekte büyüklüğe sahip firmalara üretim yapıp, mal satar hale geldiler. Bu gelişme Türk demiryolu sanayi adına çok sevindiricidir.

2014’ü geride bıraktık. Hem sizler hem de genel olarak sektör için nasıl bir yıl oldu? 2023 için konulan hedeflere uygun adımların atıldığını düşünüyor musunuz? Tüm yıla baktığınızda; artılar, eksiler, yapılması gerekenler ve imza atılan başarılar nelerdir?

2014 yılı şirketimiz açısından başarılı geçti diyebiliriz. Üretim ve onarım hedeflerimizde % 90`lar civarında bir gerçekleşme yakaladık.

Ülkemizin 2023 demiryolu vizyonunda yer alan “yük vagonlarının üretimi, bakım-onarım ve revizyonunda özel sektör payının artırılması” hedefi doğrultusunda, ülkemizde yeni yeni oluşmaya başlayan demiryolu sanayinin gelişmesini sağlamak amacıyla bazı işlerimizi piyasaya ihale ediyor ve alt yüklenicilere yaptırıyoruz. Fakat, Türkiye genelinde ve özellikle bölgemizde demiryolu yan sanayinin tam gelişmemiş olması işlerimizi biraz zorlaştırdı. Sektörle ilişkili farklı iş kollarında (döküm, dövme, çelik konstrüksiyon işler gibi) tecrübeli firma sayısının az olması, yan sanayiden temin edilen ürünlerin parti teslimatlarında, standartlara uygun kalitede üretilmesinde ve zamanında teslimat yapabilmeleri noktasında bize bazı sorunlar yaşattı. Bu sorunlar büyüyen üretim hedefimizde sapmalara neden oldu.

Ülkemiz 2023 hedeflerine doğru, kararlı ve emin adımlarla ilerliyor. Bunu demiryolu sektöründe yapılan çalışmalar ve yatırımları takip ettiğinizde görebilirsiniz. Mesela Marmaray`ın ilk etabı tamamlandı. Demir İpekyolu Projesi diye adlandırılan Bakü – Tiflis – Kars Demiryolu Hattı projesinde çok ciddi mesafeler alındı. 3 köprü ve ortasından geçecek demiryolu hattı çalışmaları son hızla devam ediyor. TCDD`nin yeniden yapılandırılması 2015 in ilk aylarında tamamlanacak. Bu çalışmalar tamamlandığında ülkemiz demiryolu sanayi daha da büyüyecek, Avrupa ile Asya arasındaki yaklaşık 75 milyar $ taşımacılık hacminden aldığımız pay her geçen gün daha da artacaktır. Bunun doğal sonucu olarak ülkemiz, önümüzdeki yıllarda küresel demiryolu sektörü içinde ana aktörlerden biri olacak ve dünya üzerinde etkinlik alanımız genişleyecektir.

Nasıl bir 2015 yılı öngörüyorsunuz? Yeni yatırımlarınız, projeleriniz hangi doğrultuda olacak?

Tüdemsaş olarak, ulusal ve uluslararası pazardaki vize niteliğinde olan yönetim sistemleri ve sertifikasyon çalışmalarına özel önem veriyoruz. Nitelikli iş gücüne ve kaliteye önem veren kuruluşların alması gereken ve sektörünün zorunlu kıldığı birçok kalite ve yönetim sistemi belgesine sahibiz. Ancak demiryollarında yapılan yük ve yolcu taşımacılığı kurallarının bütünlüğünün sağlanması ve geliştirilmesi amacıyla oluşturulan OTIF’e ait COTIF Sözleşmesinde, sözleşmeye taraf ülkeler, sınırları içerisindeki demiryolu hatlarında işletilen yük vagonlarının emniyetli bir şekilde üretilip, servise verilmesini sağlamak zorundadır denilmektedir. Ülkemiz için de bir zorunluluk olan bu durumdan hareketle başlatmış olduğumuz TSI (Karşılıklı İşletilebilirlik Teknik Şartnameleri) sertifikasyon süreci Rgns platform tipi vagonu için tamamlanmak üzere. 2015 yılı içerisinde üreteceğimiz diğer vagonlar olan Sgns platform tipi yük vagonu, Talns tipi kapalı cevher vagonu ve Zacens tipi ısıtmalı akaryakıt taşıma vagonu için de bu süreci tamamlayacak ve bu vagonların seri üretimini yapacağız.

Bu vagonlardan TSI şartlarına uygun Sgns platform tipi yük vagonu, max. 18 tonluk darası ile Avrupa’nın en hafif daralı platform vagonu olacak.

Yine OTİF gereği TSI şartlarına göre üretilmiş yük vagonlarının bakım, onarım ve revizyonlarının ECM Bakım Yönetim Sistemi kapsamında yapılması zorunluluğunu dikkate alarak başlatmış olduğumuz Bakım Temini Fonksiyonu sertifikasyon çalışmalarımızı 2015 yılı sonu itibariyle tamamlayacağız.

Bununla birlikte, bakım, onarım ve revizyonlarını yaptığımız diğer vagonların bu sisteme göre yapılmasını sağlamak amacıyla eski Dökümhane Fabrikamızda başlatmış olduğumuz fabrikanın modernizasyonu ve ECM Bakım Yönetim Sistemi şartlarına yönelik dönüştürülmesi işlemini de 2015 yılı sonunda tamamlamayı planlıyoruz. Dökümhane Fabrikamızın dönüşümü tamamlandığında burası, vagonların bakım ve onarımında ihtiyaç duyulacak birçok yan tesisi (vagon yıkama, vagon kumlama ve boyama üniteleri gibi) de içerisinde bulunduran modern bir fabrika olacak. Bu yeni tesis sayesinde bakım-onarım kapasitemiz iki katına çıkacak.

Konsept çalışmaları doğrultusunda; başlangıçta literatür taramaları yapıldı.

tudemsas-75-yildir-turkiye-icin-yuk-vagonu-uretiyor

Demiryollarının yeniden yapılanma komisyonu 'ndan STK’larla diyalog toplantısı

Demiryollarının yeniden yapılanma komisyonu ‘ndan STK’larla diyalog toplantısı :Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkındaki Kanunun uygulanmasına yönelik olarak, Teşekkülümüzün yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında gerekli hazırlık faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla oluşturulan Yeniden Yapılanma Komisyonu, gelinen süreçle ilgili 15 Ocak 2015 Perşembe günü TCDD örgütlü sivil toplum kuruluşlarıyla diyalog toplantısı gerçekleştirdi.

Genel Müdür Yardımcısı Vekili Adem Kayış başkanlığındaki Komisyonun Genel Müdürlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirdiği toplantıya sendika ve derneklerin yöneticileri katıldı.

Yeniden yapılanmayla ilgili olarak;

– Demiryolu Sektörünün Stratejik Dönüşümü,

– Yeniden yapılanan TCDD

– TCDD Taşımacılık AŞ’nin Kurulma Süreci,

– Taşınmazların Tahsis Kriterleri

– Araç Devir ve Personel Geçiş Kriterleri,

– Şebeke Bildirimi-Tahsis Ücretleri

konuları hakkında detaylı sunum yapıldı. TCDD Taşımacılık AŞ’nin kurulmasına yönelik YPK kararının çıkmasının beklendiğinin belirtildiği sunumda, bu kararın ardından Tescilinin yapılarak yılın ilk çeyreğinde devir işlemlerinin tamamlanmasının hedeflendiği kaydedildi.

KAYIŞ: KİMSE MAĞDUR EDİLMEYECEK

Katılımcılardan gelen soruları cevaplandıran Komisyon Başkanı ve TCDD Genel Müdür Yardımcısı Vekili Adem Kayış, geceli- gündüzlü büyük emekler sarf ederek Teşekkülümüze hizmet eden personelin bu süreçte mağdur edilmeyeceğini söyledi.

Hiçbir personelin endişelenmesine gerek olmadığını, TCDD Taşımacılık AŞ’ye geçişteki personel dağılımında önce istekli olanlardan başlanacağının altını çizen Kayış, yeterli istekli olmaması veya fazla gelmesi durumunda ise belirlenecek kriterler ışığında dağıtım yapılacağını vurguladı. Kayış, “Söz konusu kriterleri belirlemek üzere ayrı bir Komisyon kuruldu. Komisyon çalışmalarını tamamladığında STK’larla paylaşılacaktır. Nihai karar ondan sonra verilecektir. Tüm personelimizin bilmesini isterim ki; bu süreçte kimsenin yeri değişmeyecek. Unvanı ve ücreti düşmeyecek. Demiryollarımızın modernizasyonu önemli olduğu kadar personelimizin memnuniyeti de bizim için önemlidir.” diye konuştu.

TOPLANTIDA GÖSTERİLEN SUNU İÇİN TIKLAYINIZ

demiryollarinin-yeniden-yapilanma-komisyonu-ndan-stklarla-diyalog-toplantisi

Ankara-İstanbul ikinci hızlı tren projesi ihaleye açılacak

Ankara-İstanbul ikinci hızlı tren projesi ihaleye açılacak :Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Ankara-İstanbul arasında 3,5 saatlik süreyi kısaltacak ikinci Yüksek Hızlı Tren hattı projesi bulunduğunu bildirerek, “Bunu çok daha kısaltacak bir başka projemiz var. Doğrudan Ankara’dan İstanbul’a, Eskişehir’e uğramadan giden bir yüksek hızlı tren. Taliplisi olması halinde yap-işlet-devret modeliyle ihalesine çıkmak istiyoruz” dedi.

Elvan, Mevlana Celaleddin Rumi’nin 741. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Töreni’ne katılmak için yüksek hızlı trenle Ankara’dan Konya’ya hareket ederken gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İstanbul-Kapıkule arasındaki hatta ilişkin, Bakan Elvan, Avrupa Birliği ülkeleri içinde Türkiye’nin standardında şu anda 5 ülke bulunduğunu belirterek, “Diğer ülkelerdeki yüksek hızlı trenle ilgili söylenenler kabul edilebilir değil; örneğin Bulgaristan’da yüksek hızlı tren 140 kilometre hızla gidiyor. Hatta AB bizden İstanbul-Kapıkule hızlı tren hattının 160 kilometre olmasını istedi ama biz ona karşı çıktık ve en az 200 kilometre hızda olmalı dedik” değerlendirmesinde bulundu.

Elvan, “İstanbul ile Kapıkule arasındaki hızlı tren ihalesine çıkacağız, 2015 sonuna doğru çıkacağız” diyerek, Avrupa ile hızlı tren hattı açısından doğrudan bir bağlantı sağlanmış olacağını bildirdi.

Bulgaristan tarafındaki hızlı tren alt yapısının Türkiye’deki alt yapıdan daha kötü olduğunu söyleyen Elvan, Yunanistan’a bir tren bağlantısının iyileştirildiğini belirterek, “Daha güçlü bir alt yapı oluşturacağız. Hem Yunanistan hem Bulgaristan’a geçiş hızlı trenle olacak” diye konuştu.

-İkinci Ankara-İstanbul-Ankara YHT hattı

Bakan Elvan, Ankara-İstanbul hattının şu an 3,5 saat sürdüğünü anımsatarak, “Bunu çok daha kısaltacak bir başka projemiz var. Doğrudan Ankara’dan İstanbul’a, Eskişehir’e uğramadan giden bir yüksek hızlı tren. Sincan’dan aşağı yukarı 280 kilometrelik bir mesafe var, saatte 350 kilometre hız öngörüyoruz. Taliplisi olması halinde yap-işlet-devret modeliyle ihalesine çıkmak istiyoruz” dedi.

Projeye şu ana kadar 5-6 firmanın ilgi göstererek, bilgi talep ettiğini bildiren Elvan, böylece iki şehir arasında mesafenin 1,5 saate hatta 1 saat 15 dakikaya düşeceğini kaydetti.

Elvan, “Eğer yap-işlet-devret modeli çerçevesinde taliplisi olursa 2015 yılında başlayabiliriz” diyerek, 2019 yılı itibariyle projenin tamamlanabileceğini dile getirdi.

-İstanbul-Konya hattı

Bakan Elvan, bugün açılacak İstanbul-Konya yüksek hızlı tren hattına ilişkin ise şunları kaydetti:

“Bu seyahat süresi karayoluyla 10, konvansiyonel hatlarla 13 saat; 4 saat 15 dakikaya düşürüyoruz. 620 kilometrelik bir demiryolu hattı uzunluğu var ancak önümüzdeki aylarda 4 saatin altına düşüreceğiz. Ocak sonu itibariyle aşamalı olarak saatte 300 kilometre hız yapan trenleri devreye sokmaya başlayacağız. Konya’nın da 300 kilometreye alt yapısı oldukça uygun.”

Gazetecilerin önceki hızlı tren hattı açılışlarında bir hafta ücretsiz seyahat uygulamasının burada da geçerli olup olmayacağının sorulması üzerine, Elvan, “Bekleyeceğiz, Sayın Başbakan veya Cumhurbaşkanımızın böyle bir mesajı olabilir” ifadesini kullandı.

-Adana-Habur hattı

Şu anda yapımı devam eden 2 bin 800 kilometrelik yüksek hızlı tren hattı projelerini hatırlatan Elvan, bunlardan birinin de Adana’dan Gaziantep, Gaziantep’ten Mardin üzerinden Habur güzergahı olduğunu belirtti.

Elvan, “Önümüzdeki yıl Adana-Gaziantep ihalesine çıkıyoruz. Yine Gaziantep-Osmaniye ihalesine çıkıyoruz ve peyderpey Habur’a kadar yapımına başlayacağız. Şu anda zaten Gaziantep’te yüksek hızlı trenle ilgili bazı tünel çalışmaları devam ediyor. Habur’a olan bağlantı bizim en öncelikli projelerimizden, en yoğun kapılarımızda biri. Bu proje Adana’yı, Mersin’i, Gaziantep’i oradan da Habur’a bağlayan güzergah, 2015 yılı yatırım programımızda yer alıyor ve bizim yapımına başlayacağımız projelerin başında geliyor” diye konuştu.

Elvan, Habur’a hızlı trenin bitiş tarihini ise 2015 yılında başlanıldığı takdirde, 2018 sonunda tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti.

-“Yük taşımacılığı artık hızlı trenlerle yapılacak”

Lütfi Elvan, yüksek hızlı ve hızlı trenlerin ülkenin kalkınmasında lokomotif olduğuna dikkati çekerek, “Biz sadece yolcu itibariyle düşünüyoruz. Asıl hızlı trenleri devreye soktuğumuzda firmalarımızın rekabet gücünde inanılmaz artış olacak çünkü yük taşımacılığı artık hızlı trenlerle yapılacak. Orta Anadolu’dan Akdeniz’e hızlı trenle ulaşım sağlanmış olacak. Karadeniz’e hızlı trenle ulaşım sağlanacak. Bunun avantajı şu, taşımacılıkta çok ciddi bir maliyet düşüşü söz konusu olacak” şeklinde konuştu.

Bunun işletmeciler için önemini vurgulayan Elvan, hızlı trenlerin yaygınlaştırılmasının yanı sıra lojistik merkezlerin de bu kapsamda arttırılacağını bildirdi. Konya’da da lojistik merkez kurduklarını kaydeden Elvan, şu ülke genelinde 6 lojistik merkez bulunduğunu, 14’ünün çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

-“Ankara’dan İstanbul’a ikinci hat çok avantajlı ve karlı olacak”

Demiryolu yatırımlarına daha fazla ağırlık vermeye başladıklarını vurgulayan Elvan, her yıl 1 milyar dolar civarındaki artışla 2014 yılında 7,5 milyar liralık, 2015’te ise 8,5 milyar liralık yatırım gerçekleştireceklerini bildirdi.

2016 hedeflerini 10 milyarın üzerine çıkmak olarak ifade eden Elvan, ağırlığı daha fazla demiryolu sektörüne yönelttiklerini söyledi.

Bakan Elvan, gazetecilerin bir sorusu üzerine şunları ifade etti:

“Ben çok avantajlı ve karlı olduğunu düşünüyorum, doğrudan Ankara-İstanbul yüksek hızlı tren hattının. Bizim elimizdeki fizibilitelerde aşağı yukarı 4,5 milyar dolarlık bir yatırım görünüyor. Nereden bakarsanız bakın on binlerce insan Ankara’dan İstanbul’a, İstanbul’dan Ankara’ya seyahat ediyor. Günde 12 bin yolcu uçakla bu hatta seyahat ediyor. 5 bin yolcu yüksek hızlı trenle seyahat ediyor. Bir çalışmaya göre aşağı yukarı günde 100 bin, diğerine göre 200 bin vatandaşımız otobüs ve özel araçlarıyla Ankara- İstanbul, İstanbul-Ankara arasında seyahat ediyor. Şu anda 50 bin yolcuyu günlük olarak taşımamız halinde Ankara-İstanbul-Ankara hattında, yatırımcılar için fizibil olabileceğini düşünüyorum.”

ankara-istanbul-arasina-yeni-yuksek-hizli-tren-hatti

 

Bakan Elvan: ” Demiryolları altın çağını yaşıyor “

Bakan Elvan: ” Demiryolları altın çağını yaşıyor ” .Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, TBMM Gene Kurulu’nda, Bakanlığının 2015 yılı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada Demiryollarının Cumhuriyet’in ilk yıllarıyla birlikte bugün altın çağını yaşadığını ifade ederek, iktidarı devraldıklarında 11 bin kilometre demiryolu ağının 9 bin 200 kilometresini baştan aşağı yenilediklerini söyledi. “150 yıldan beri Osmanlı zamanında yapılan demiryollarının Cumhuriyet döneminde yenilenmesi bile söz konusu olmamıştı. Bu demir yollarının tamamını yeniledik. Aşağı yukarı 2 bin kilometrelik bir kısım kaldı, buna yönelik de çalışmalarımız devam ediyor” diyen Elvan, şu bilgiyi verdi.

“Bizim dönemimizde bin 759 kilometrelik yüksek hızlı ve hızlı tren hatlarını inşa ettik. Şu anda 2 bin 712 kilometrelik yüksek hızlı ve hızlı tren projesi çalışmalarımız devam ediyor. Bunları da inşallah önümüzdeki 3-4 yıl içerisinde tamamlayacağız ve Türkiye’yi bir anlamda, bir ucundan bir ucuna demir ağlarla örmüş olacağız. Hedefimiz Kapıkule’den, Edirne’den ta Kars’a kadar hızlı ve yüksek hızlı tren ağıyla Türkiye’yi bir bütün olarak geçmek. Diğer taraftan Karadeniz’de Samsun’dan Akdeniz’e kadar yine hızlı tren hattıyla Karadeniz’i Akdeniz ile buluşturmak. Bir başka önemli projemiz ki biz bunu çok önemsiyoruz, o da hızlı tren ile yine Adana-Mersin güzergahından Gaziantep-Şanlıurfa-Mardin-Habur’a kadar hızlı trenle ulaşmak. Ankara-Sivas, Bursa-Bilecik, Ankara-İzmir hatlarındaki çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Bir başka önemli projemiz ise Kars-Tiflis-Bakü projemiz. 2015 sonu itibarıyla inşallah Bakü-Tiflis-Kars demir yolu projesini tamamlamış olacağız ve böylece Londra’dan Pekin’e kadar kesintisiz bir şekilde İpek Demir Yolu bağlantısını sağlamış olacağız.”

Elvan, demiryolu araç ve gereçlerinin, tren setlerinin Türkiye’de üretilmesine yönelik çok yoğun bir çalışma içerisinde olduklarına işaret ederek, “Demiryolu sektörüne yönelik Türkiye’de binin üzerinde firma var ve bu firmalarımız rayından en ince detayına, araç gerecine kadar şu anda Türkiye’de üretiliyor. Fakat, biz bununla da yetinmedik, ‘Biz, kendi yüksek hızlı milli trenimizi imal edelim’ dedik. Tamamıyla, tüm haklarıyla bize ait olsun istedik ve bu çerçevede çalışmalarımıza başladık. Şu an tasarım çalışmaları bitti, endüstriyel ve mühendislik çalışmalarının ihalesine 22 Ocak’ta çıkıyoruz. Tamamıyla yerli, tamamıyla Türk ürünü olan yüksek hızlı milli trenimizi inşallah 2018 yılında raylara indireceğiz” dedi.

Bir ay içerisinde 80 adet yüksek hızlı tren seti alacaklarını, alım şartlarında “Minimum yüzde 53 yerli üretim olacak. Mutlaka bir yerli ortak almak zorundasın. Bu üretimi Türkiye’de yapmak zorundasın” diyeceklerini belirten Elvan, 2015 yılında Gaziantep-Şanlıurfa, Sivas-Erzincan, Yerköy-Kayseri, Adana-Gaziantep, Mürşitpınar-Şanlıurfa demiryolu yapım ihalelerine ayrıca Antalya-Konya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri demiryolu projelerimizin de uygulama projesine çıkacaklarını bildirdi.

Comsa, Ankara Metrosu ‘nun inşaatındaki başarısından dolayı Avrupa’da ödüle layık görüldü

Comsa, Ankara Metrosu ‘nun inşaatındaki başarısından dolayı Avrupa’da ödüle layık görüldü :COMSA EMTE grubuna bağlı inşaat şirketi Comsa, her yıl İngiltere’de demiryolu endüstrisinin öncülerini bir araya getiren Avrupa Demiryolu Kongresi kapsamında Ankara metrosu M2 hattındaki Necatibey İstasyonu inşaatındaki başarılarından dolayı Avrupa Orta Büyüklükteki En İyi Demiryolu İstasyonu ödülünü almaya hak kazandı.

Jüri, ödülü vermeden önce projenin zorluğunu ve Comsa tarafından uygulanan teknik çözümleri değerlendirdi. İstasyonun tünel inşası sırasında çökmelerin ortaya çıkmasıyla şirketin teknik ekibi yapım projesini değiştirerek aç-kapa (yapay tünel) prosedürünü tercih etti ve inşaya devam edebilmek için de ankraj kazıklardan oluşan duvarlar yükseltmesi metoduna başvurdu. Teknik yaklaşımındaki başarısının yanı sıra jüri, Comsa’yı başarılarından dolayı ödüllendirirken, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve Ankara’nın ana ulaşım yollarından biri olan Eskişehir Yolu Bulvarına yakın olan Necatibey İstasyonu’nun yerleşiminden kaynaklı zorlukları da göz önünde bulundurdu. Jüri, tüm bu zorlu inşaat uygulamaları sırasında Comsa’nın, şehrin trafiğinin bozulması için tüm önlemleri aldığını ve bu konuda büyük başarı sağladığının da altını çizerek şirketi bu ödüle layık gördüğünü açıkladı.

400 den fazla demiryolu sektörü uzmanının katıldığı törende ödülü şirket adına COMSA EMTE’nin İhale Birimi Genel Müdürü Pedro Miguel Rivero Mayo teslim aldı.

Necatibey İstasyonu 15 metre derinlikte, üç adet girişi bulunan ve bu girişlerden iki tanesi birbirine tek bir koridorla bağlanacak şekilde tasarlandı. İstasyonda 140 metre uzunluğunda iki ana platformu bulunmaktadır ve kendi aralarında üç doğrudan ulaşım noktası ve merdivenler ve iki asansör ile ulaşılan bir giriş ile bağlantılıdır. Necatibey İstasyonu, Türkiye Ulaştırma Bakanlığı tarafından 2012 yılında COMSA’ya ihale edilden, toplam 64 km uzunluğunda ve 22 istasyondan oluşan Ankara Metro Hatları Kızılay-Çayyolu (M2) ve Batıkent-Sincan (M3) yapım işi projesinin bir parça. Her iki hattın çalışmaları hâlihazırda devam etmektedir.
Comsa

Raylı sistemler için ulusal test merkezi tamamlanmalı

Raylı sistemler için ulusal test merkezi tamamlanmalı :RAYDER Yönetim Kurulu üyesi ve Genel Sekreter Emel Sakarya: Raylı sistemler için üretilen ürünler uluslararası standartlara uygun olarak pek çok testten başarı ile geçmek zorunda ama yurtdışı test merkezlerinde maliyetler çok yüksek. Milli Tren üretimi için kollarını sıvayan Türkiye`de Ulusal Test Merkezi bir an önce kurulmalı.

Türkiye`nin stratejik hedefleri doğrultusunda raylı sistemlerde 2023 yılına kadar; 3500 km YHT, 8500 km Hızlı Tren, 1000 km Konvansiyonel hat yapımı ve toplam 25000 km`ye ulaşma konusunda çalışmaların hızla sürdüğünü söyleyen Emel Sakarya ile ulaşım sayımıza özel bir söyleşi gerçekleştirdik.

RAYDER`i , çalışma ve hizmet alanlarını kısaca anlatır mısınız?

RAYDER, demiryolu sektörü için araç/ürün/mühendislik/hizmet üreten sanayiciler ve akademisyenlerimizin derneğidir.

UNIFE’nin (Uluslararası Demiryolu Sanayicileri Birliği) Türkiye’den tek üyesidir.

RAYDER, Demiryolu sanayicilerimizin organizasyonu, karşılaştığı problemlerin çözümü, ülkemiz şartlarını dikkate alan demiryolu standartlarının oluşturulması/geliştirilmesi, üyelerinin ürün sertifikasyonunun sağlanması, Türkiye’de ve yurtdışında tanıtılmaları doğrultusunda çalışmalar yapmaktadır.

Bütün dünyada olduğu gibi, yeni dönemde Türkiye’de de demiryolları ve raylı ulaşım sistemleri önceliklendirilmiş, geliştirilmesi bir devlet politikası olarak kabul edilmiştir. Mevcut hükümetin teşvik yasalarının desteği ile altyapı ve sektörel yatırımlar artarak devam etmektedir. Bu politikalar doğrultusunda Türkiye’de, demiryolları ile yük ve yolcu taşımacılığı hızlı tren, Marmaray Projesi ve belediyelerimizin metro/tramvay araç ihtiyaçlarını karşılayacak raylı sistemler için önümüzdeki 10 yıl içerisinde yaklaşık 50 milyar USD yatırım yapılması hedeflenmiştir.

Türkiye’de demiryolları teknolojisinin geliştirilmesi için raylı sistem altyapı gereçlerinin ve raylı sistem araçlarının yerli sanayiciler tarafından üretilmesine destek verilmesi, az sayıda olan ama gelişmiş raylı sistem yan sanayisinin daha da güçlendirilmesi ve planlanmış etkili bir eğitim sisteminin oluşturulması acilen gerekmektedir.

Demiryolu sektöründe faaliyet gösteren yerli sanayimizin gelişmesi açısından RAYDER, bu hedeflere uygun stratejiler ve politikalar oluşturmakta, altyapı ve araç üretimi yapan sanayimizin günümüz uluslararası koşullarına paralel gelişmesi için çalışmalar yapmaktadır.

Ülkemizde, sürdürülebilir toplu taşımacılık için raylı ulaştırma sistemlerinin gelişimine yardımcı olmak amacıyla,

• Raylı ulaşımın yaygınlaştırılmasına ilişkin politikaları desteklemek,

• AB ile entegre olacak şekilde raylı ulaştırma sistemlerine ilişkin standartların yerleşmesine önayak olmak,

• İleri ölçüde AR-GE, yenilikçilik, yaratıcılık, eğitim ve kalite yapılarının güçlendirilmesi kanalıyla rekabetçi yerli sanayinin gelişimine destek vermek,

• Pazar, teknik gelişmeler, eğitim ve ilgili politikalar konusunda üyelerini düzenli olarak bilgilendirmektedir.

Türkiye`de raylı ulaşım sistemleri sektöründe yaşanan güncel gelişmeler nelerdir?

Toplam kamu harcamaları içinde Ulaştırma Bakanlığı’nın yatırım payı 2003 yılında %17 iken 2013 yılında %45`lere çıkmıştır.TCDD tarafından son 11 yılda 20 milyar TL`lik bir yatırım yapıldı ve 2023 yılına kadar 100 milyar TL`lik bir yatırım hedefleniyor. Kalkınma Bakanlığı`nca yürütülen 2015-2017 dönemi yatırım programı hazırlıklarında Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) arasında, gelecek yıl ödenekleri için belirlenen toplam teklif tavanının yüzde 45′i TCDD Genel Müdürlüğü`ne ayrıldı. TCDD’ye 2015 yılı için 5 milyar, 2016 için 12 milyar 154 milyon 786 bin, 2017 yılı için de 6 milyar 94 milyon 137 bin lira bütçe ayrıldı.

2023 yılına kadar hedef; 3500 km YHT, 8500 km Hızlı Tren, 1000 km Konvansiyonel hat yapımı ve ve toplam 25000 km`ye ulaşmak. Ankara-İzmir, Ankara-Sivas, Ankara-Bursa YHT hatları tamamlanarak ülke nüfusunun %46`sına karşılık gelen 15 ili YHT ile birbirine bağlamaktır.

2023 yılına kadar demiryolunun yük taşımacılığındaki payını %15 in üzerine, yolcu taşımacılığındaki payını ise %10`un üzerine çıkarılması hedefleniyor.

Ayrıca biliyorsunuz, Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü kuruldu ve Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi hakkında kanun çıkarıldı. Bu kanun ile `tek modlu taşımacılık` ve `taşıma türleri arasındaki kıyasıya rekabet anlayışından`, taşıma türleri arasında işbirliğine gidilmesi anlayışına giden yeni bir süreç başlatılmıştır. Özellikle yük taşımalarında, karasal taşımada demiryolunu esas alan kombine taşımacılığın ön plana çıkarılması esas alınmıştır.

Bunların yanısıra, şehiriçi raylı sistemler hızla gelişiyor; İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2015 – 2019 yılları arasında yapılacak olan raylı sistem projelerine 21,5 milyar TL ayırdı. 2019 yılına kadar 430 km uzunluğunda bir raylı sistem ağına erişmeyi hedefliyor.

İzmir`de’Raylı Sistem projeleri hızla devam ediyor, İZBAN hattının Aliağa-Cumaovası’ndan sonra Torbalı’ya kadar uzatılması çalışması devam ediyor.12,6 km`lik Üçkuyular-Halkapınar ve 9,7 km lik Alaybey-Mavişehir hatlarının altyapı, sinyalizasyon ve araç alım ihalesi tamamlandı.Ankara’da Ankara Metro’su araç alımları devam ediyor. Şu an Türkiye’de 11 ilimiz hafif raylı sistem işletmeciliği yapılmaktadır. Ancak 17 ilimizin daha hafif raylı sistem işletmeciliğine geçmesi planlanmakta, proje ve ihale çalışmaları devam etmektedir. Bu projeler dahilinde 2023 yılına kadar 7000 adet metro, tramvay ve LRV araç alımı yapılacaktır.

2023 YILINA KADAR TÜRKİYENİN RAYLI TAŞIT İHTİYAÇLARI

7.000 METRO,TRAM,LRV

100 HIZLI TREN SETİ

350 DİESEL LOKOMOTİF

250 ELEKTRİKLİ LOKOMOTİF

500 BANLİYÖ TREN SETİ

350 DMU TRAIN SETİ

600 YOLCU VAGONU

49.000 YÜK VAGONU

2023 hedefleri doğrultusunda sektörden neler bekleniyor? Siz bu konuda ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?

2023 yılı hedefleri doğrultusunda hem sektörden hem de otoritelerden beklentiler sürekli paylaşılıyor ve çalışmaların hızla ilerlemesi için sıklıkla toplantılar, konferanslar, kamu ile ziyaretler ve bilgilendirmeler yapılıyor.

2023 yılının en önemli hedefi ,Türkiye’nin 2023 yılı vizyonunda öngörülen 500 milyar dolar ihracatına ulaşmak ve dünyanın gelişmiş 10 ülkesi arasına girmektir. Bu hedefleri gerçekleştirmek için çok hızlı bir şekilde yapılması gerekenler var;

Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde Kent İçi Raylı Sistemler Genel Müdürlüğü`nün kurulması konusundaki çalışmalarına RAYDER büyük anlamda destek vermektedir. “Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM)” benzeri bir yapılanmanın Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde de oluşturulması konularında çalışmakta ve kanunla kurulacak bir “Ulaşım Sanayi Müsteşarlığı (USM)” yapısının ulaşım sektörüne öncülük edeceği ve gelişmesine büyük bir ivme kazandıracağı gerekçesiyle çalışmalarını sürdürmektedir.

En önemli eksiklerimizden biri olan Raylı Sistemler Test Merkezleri`nin oluşturulması için çalışılmakta ve Eskişehir`de tesis edilecek Raylı Sistemler Ar-Ge Merkezi ve Test Yolu kurulması çalışmalarına katılmakta ve destek vermektedir. Üniversitelerimizde, Demiryolu ve Raylı Sistemler bölümlerinin açılması için çalışmalar yapmaktadır. Metro ve Tramvay araçlarının yerli üretilmesi çalışmalarına öncülük etmektedir. Özel sektöre, serbestleştirme fırsatıyla ivme kazandıracak `Yeni Demiryolu Kanunu`nun bir an önce çıkartılması çalışmalarına destek vermektedir. Türkiye’de ilk defa yayınlanacak olan Türkçe ve İngilizce olmak üzere `Türkiye Demiryolu Sanayi Kataloğu` hazırlamaktadır.

Bu alanda yerlileştirme neden önemlidir? Yerli üretim devlet otoriteleri tarafından ne oranda destekleniyor?

2023 yılı hedeflerine ulaşmak, 500 milyar dolar ihracat ve dış ticaret açığını kapatmak için yerli üretim şart. Biliyorsunuz, 2013 yılında Türkiye’nin yakın gelecekte milli trenini yapacağı ilan edildi. Tülomsaş’ta milli hızlı tren üretimi, Tüvasaş’ta milli EMU ve DMU set üretimi, Tüdemsaş’ta ise milli yük vagonu yapılması için düğmeye basıldı ve projeler devam ediyor.

Üniversite, TÜBİTAK, kamu ve özel kurumlar bu proje için ortak çalışmalara başladı. Sektör bu konuda çok heyecanlı ve firmalarımız gün geçtikçe raylı sistem üretimleri için kalitelerini hızla arttırıyorlar.

Ancak, henüz ülkemizde akredite bir test merkezimiz yok. Biliyorsunuz raylı sistemlerin ömürleri çok daha uzun ve bu nedenle üretilen ürünler de uluslararası standartlara uygun olarak pek çok testten başarı ile geçmek durumunda. Bu testlerin yurtdışında akredite test merkezlerinde yapılamaları da oldukça yüksek maliyetlerde. Bu konu hızla çözülmeli öncelikle.

Gelişmiş ülkelerin birçoğunda raylı sistem ihalelerinde yerlilik şartı yasa ile belirleniyor ve buna şartsız uyuluyor. İhalelerde Almanya yüzde 60, Çin yüzde 70, Rusya yüzde 70, ABD yüzde 65 yerlilik şartı koyuyor. Bizde ilk kez Ankara Metro Araç alım ihalesinde %51 yerlilik oranı konuldu ancak işi alan Çin’li firma hiçbir şekilde yerlilik oranı ile ilgili bir çalışma yapmadı maalesef. RAYDER ve Raylı Sistem Kümelenmelerinin baskıları ile birlikte teslimatı henüz yapılmayan kalan 35 set için şimdi üzerlerinde ciddi bir baskı kuruluyor ve yerlilik oranının sağlanması isteniyor.İşte yasal bir mecburiyet olmayınca bu oranları koymanın da pek bir anlamı kalmıyor, mutlaka bunu denetlemek lazım. Böylece yabancılar elini kolunu sallayarak gelip herhangi bir aracı yerlilik şartı olmadan verebiliyorlar.

O nedenle, ihaleli alımlarda yerlilik oranları mutlaka şart koşulmalı, bunlar ihale dökümanları ile yasal zorunluluk haline getirilmelidir. RAYDER’in ve diğer Raylı Sistem Kümelenmelerinin uzun zamandır yapmakta olduğu çalışmalar ve devlet otoriteleri ile yapılan görüşmeler sonucunda bu konuda oldukça ilerleme kaydedildi. Çalışmalar ara vermeksizin ve hızla devam ediyor.

Sektörde ihtiyaç duyulan ürünler neler? Otomasyon sistemlerinden neler bekleniyor?

Sektörde daha çok ileri teknoloji gerektiren ürünlere ihtiyaç var. Araç yazılımları, cer motorları ve sürücüleri, kapı, bogi gibi. (Tablo2. de bir araç için gereken ekipman ve hizmetleri inceleyebilirsiniz). Bu tabloda en yüksek oranları barındıran ürünler de bu bahsettiğimiz ürünler. Bir de testler var Türkiye’de yapamadığımız.

Raylı sistem araçlarında en önemli parçalardan birisi bogi örneğin. Durmazlar, tramvay ve hafif metro araçlarının yanı sıra Fransız Alstom firmasına da yüzde yüz yerli bogi üretiyor.

Raylı sistemler ekonomikliği konfor ile birleştirdiğinde ulaşımda ilk tercihler arasında yer alıyor. Ancak güvenlik de önemli. Sayıca az da olsa meydana gelen kazalar daha çok neden kaynaklanıyor? Önüne nasıl geçilebilir?

Raylı sistemlerin en önemli özelliklerden biri tabi ki güvenli olması. Ülkemizde raylı sistemler hızla gelişti, gelişiyor. Hep vurguladığımız gibi raylı sistemlerin kalite standartları çok yüksek, bu nedenle kullanılacak olan ürünler mutlaka raylı sistemlerin uluslararası standartlarına uygun olmalı.

Bu nedenle raylı sistemlerde yapılacak alımlarda, şartnamelerde mutlaka güvenlik ile ilgili standartlara uygunluk kriterleri olmalı, ucuz fiyat, ihaleleri kazanmak için yeterli olmamalıdır. Şu an kullanılmakta olan Demiryolu Altyapısı iyileştirilmeli tüm hatlar elektrifikasyonlu ve sinyalizasyonlu hale getirilmelidir.

Bunun yanısıra, personel eğitimlerine önem verilmeli, demiryolu ile ilgili eğitim programları oluşturulmalı, acilen sertifikalı elemanlar yetiştirilmelidir. Raylı sistemlerde üretimde/işletmede görev alacak kaliteli personel için Üniversitelerimizde Raylı Sistemler bölümleri kurulmalı ve geliştirilmelidir. Bu konuda Anadolu Üniversitesi, Karabük Üniversitesi, Erzincan Üniversitesi gibi üniversitelerimiz bölümler açarak öğrenci yetiştirmeye başlamıştır. Yine Ulusal Test Merkezimiz en kısa sürede tamamlanmalıdır.

YHT kullanımının yaygınlaşması için neler yapılmalı?

YHT kullanımı aslında oldukça yaygın. Ankara-Eskişehir ve Ankara-Konya hattından sonra Ankara-İstanbul hattında da hızlı tren kullanımı da çok yoğun. Yeni yapılmakta olan hatlar ile daha da yaygınlaşacak kullanım tabi. Yukarıda da bahsettiğim gibi, yeni YHT hatlarının yapımı hızla devam ediyor. Hedef 2023 yılına kadar 3500 km YHT ve 8500 km hızlı tren hattını tamamlamak. Böylece, hem ekonomik, hem güvenli hem de çevreci olan hızlı trenlerin kullanımı hızla yaygınlaşacaktır.

2018`de hayata geçmesi planlanan Milli Tren projesi ile ilgili süreç ve önemi hakkında neler söylersiniz?

2013 yılının son aylarında dönemin Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, milli tren projesini açıkladı biliyorsunuz. Milli trenlerin yapımında TCDD’nin bağlı ortaklıkları görev alacak. Yüksek hızlı tren yapımını TÜLOMSAŞ, elektrikli ve dizel tren setlerini TÜVASAŞ, gelişmiş yük vagonlarını ise TÜDEMSAŞ’ın yapacağı açıklandı. Projede Üniversiteler, Aselsan ve 153 özel sektör şirketi çözüm ortağı olarak yer alacak. Ar-Ge kısmında ise TÜBİTAK ile birlikte çalışılacak.

Şu anki teknolojimiz ile tamamen yerli bir tren üretmemiz tabi ki mümkün görünmüyor. Üretebildiğimiz komponentler var, henüz üretemediğimiz ileri teknoloji gerektiren komponentler var. Üretemediğimiz bazı komponentler ile ilgili olarak, örneğin ASELSAN önemli çalışmalar başlattı: `Ulaşım, Güvenlik, Enerji ve Otomasyon Sistemleri Sektör Başkanlığı` adı altında bir birim kurarak Raylı Sistemler için üretim yapmayı planlıyor. Hafif raylı araçlar için çekiş sistemleri, metro araçları için çekiş ve güç sistemleri, metro aracı kontrol ve yönetim sistemleri, tren kontrol ve yönetim sistemleri, raylı araç sinyalizasyon ve kontrol sistemleri için çalışmalarına başladı. Yine bu konularda yıllardır çalışan, uluslararası standartlarda üretim yapan ve bu konuda yatırımlarını her geçen gün arttıran Savronik ve Medel gibi firmalar sinyalizasyon ve enerji kontrol sistemleri üzerinde çalışıyor. Biliyorsunuz; Durmazlar ilk yerli tramvayımız İpekböceği’ni geçen yıl tamamladı, uluslararası standartlara uygun, homologasyonu yapılmış bir araç, Bursa’da hatta çalışıyor. Bunun yanı sıra Durmazlar, INNOTRANS 2014’de Green City isimli LRV aracının da tanıtımını yaptı. İstanbul Ulaşım A.Ş`nin yerli olarak ürettiği ve yine INNOTRANS 2014’de sergilediği İstanbul isimli tramvay büyük ilgi gördü. Bozankaya, Kayseri ihalesinde 30 adet tramvay alımını kazandı. Araç üretimine başladı. Yani kısaca, aslında hiç de yabana atılmayacak çalışmalar var.Ancak şu aşamada tamamen yerli bir araç yaparız dememiz pek mümkün görünmüyor..Raylı Sistemlerde Uluslararası arenada kendini kanıtlamış, komponent üreten firmalar ile yapılacak anlaşmalar, teknoloji transferleri, ortaklıklar ile bazı komponentlerin Türkiye’de üretilmesi sağlanabilir.

Aşağıdaki tabloda, raylı sistemler için üretilecek bir araçta kullanılacak ekipmanların ve hizmetlerin % değerlerini görebilirsiniz.
0
1
Raylı sistemlerin gelişimi ve kullanımının artışı lojistik gibi farklı sektörlerin gelişimi ile de doğru orantılı. Bu konuda ortak ne gibi çalışmalar yapılıyor?

Bugün itibariyle 28 Avrupa Birliği ülkesinde demiryolu tren işletmeciliği, kamu ve özel sektör tarafından serbest rekabet kuralları içinde yürütülmektedir. “Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Kanunu” ile ‘’tek modlu taşımacılık’’

ve ‘’taşıma türleri arasındaki kıyasıya rekabet anlayışından’’, taşıma türleri arasında işbirliğine gidilmesi anlayışına giden yeni bir süreci başlatmıştır.

Taşımacılık türleri arasında rekabet yerine işbirliği olmalı, Kombine Taşımacılık Sistemini geliştirecek yasal ve idari düzenlemeler acilen yapılmalıdır. Demiryolu Kanunu kapsamında yapılması gereken ikincil düzenlemeler hızla sonuçlandırılmalı, özel sektörün bir an önce kendi lokomotif, vagon ve personeli ile tren işletmeciliğinin önü açılmalıdır

Türkiye’nin 2023 yılı vizyonunda öngörülen 500 milyar dolar ihracatına ulaşmanın ve dünyanın gelişmiş 10 ülkesi arasına girmenin yolu, küresel rekabet edebilirliğini sağlayacak maliyetlerle olacaktır. Bu da taşıma maliyetlerini en düşük seviyeye indirebilecek “demiryolu taşımacılığı”nın ana eksen olduğu taşıma sistemleri ile mümkün olabilecektir. Yük taşımalarında taşımanın ana ekseni demiryolu, denizyolu ve içsuyolu olacaktır.Demiryolu bağlantılı limanlar ile yükler kombine taşımacılıkla en ekonomik şekilde taşınmalıdır ve çok modlu taşımacılık sistemleri geliştirilmelidir.

Sizlerin de bildiği gibi TOBB öncülüğünde oda, borsa, organize sanayi bölgesi ve Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) iştiraki ile kurulan BALO, uluslararası lojistik sektörüne demiryolu ağırlıklı intermodal taşımacılık hizmeti veriyor. Şu anda Avrupa`da ticaretin yoğun olduğu 4 bölgeye haftanın 3 günü blok tren seferleri düzenleyen BALO, bu rakamı 2015 yılında 5 güne çıkarmayı hedefliyor. Anadolu’nun yüklerini 4 gün gibi kısa bir sürede Avrupa’ya ulaştıran BALO’ya yurtdışından da talep artıyor.

Bu proje ile Anadolu’nun farklı şehirlerinde üretilen ürünler, lojistik merkezlerinde birleştirilerek blok trenlerle Bandırma’ya getiriliyor. Yükler, buradan konteyner gemilerle Tekirdağ’a, buradan da tarifeli blok trenlerle Avrupa’ya taşınıyor.

Rayli sistemler icin ulusal test merkeziKaynak : www.haberortak.com