Orange Empire Demiryolu Müzesi Antika Araç Tutkunlarına Ev Sahipliği Yaptı

Orange Empire Demiryolu Müzesi Antika Araç Tutkunlarına Ev Sahipliği Yaptı :Antika Otomobil Şovu, klasik araç meraklılarını ABD’nin California eyaletindeki Perris şehrinde buluşturdu.

Ülkenin dört bir yanından özel olarak getirilen yüzlerce klasik otomobil ve kamyonetin sergilendiği şovda, İkinci Dünya Savaşı’nda kullanılmış askeri araçlar ve Kore-Vietnam savaşından kalma üzerinde hala ağır silahlar bulunan tanklar yoğun ilgi gördü.

Geniş bir arazi üzerine kurulu 19 ayrı bölümden oluşan Orange Empire Demiryolu Müzesi’nde düzenlenen sergide 1900′lerden kalma buharlı lokomotif turunun yanı sıra ziyaretçilere makinistlerin gözetiminde tren kullanma imkanı da sunuldu. 1911 yapımı T model Ford otomobilden 1939 yapımı GM Futureliner kamyonete kadar farklı renk ve modelde klasik araçları ziyaretçilerle buluşturan şovda ayrıca, uzun yıllar belediyede hizmet vermiş itfaiye araçları da sergilendi.

Orange Empire Demiryolu Müzesi, her yıl tarihi demiryolu hattını canlandırmak ve ulaşımda demiryolunun önemini halka hatırlatmak amacıyla çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

antika-arac-tutkunlari-perris-sehrinde-bulustu

İlk Türk buharlı lokomotifi KARAKURT

İlk Türk buharlı lokomotifi KARAKURT :4 Nisan 1957’de Eskişehir’de (Çukurhisar) Çimento Fabrikasının açılış merasiminde bulunan Başvekil Sayın Adnan MENDERES, 5 Nisan’da Devlet Demiryolları Cer Atölyesine şeref vermiş ve Fabrikaların bütünmüştemilatı ile bilhassa Çırak Okulunu gezerek tetkik etmiş, sanatkarlarla, İşçi Sendikaları ve Federasyon Heyetleri ile dehasbıhalde bulunmuşlardır.Daha sonra, halka, treni ve demiryolunu sevdirmek amacıyla o yıl Ankara Gençlik Parkında işletilecek olan “Mehmetçik” ve ” Efe” adlı minyatür trenlerin, hazırlanmış bulunan lokomotiflerinden birine binerek gezmiş ve çok beğenerek ” Bu lokomotifin büyüğünü sizden istesem yapabilir misiniz?” demiştir .

1958 yılında, Eskişehir Cer Atölyesi, Eskişehir Demiryolu Fabrikası adıyla yeni ve büyük hedefler için organize edilir. Bu hedefilk yerli lokomotifi imal etmektir ve 1961 yılında, Türk işçi vemühendislerinin şeref anıtı Fabrikada istim tutar. Bu, 1915 beygirgücünde, 97 ton ağırlığında, 70 km/h hız yapabilen ilk Türk buharlı lokomotifi KARAKURT ‘tur.

ilk Turk buharli lokomotifi KARAKURT

Uşak kendi trenini yapıyor (Foto Galeri)

Uşak kendi trenini yapıyor :Türkiye’nin çalışan tek buharlı lokomotifine yeniden hayat veren Uşak demiryolu çalışanlarını kutlamak için DDY 3. Bölge Müdürü Selim Koçbay Uşak’a geldi.

Türkiye’nin çalışan tek buharlı lokomotifine yeniden hayat veren Uşak demiryolu çalışanlarını kutlamak için DDY 3. Bölge Müdürü Selim Koçbay Uşak’a geldi. Uçbay, ekibe teşekkür yazısı ve köstekli saat hediye etti. Koçbay, “Aynı ekibin Uşak’ta ikinci lokomotifi imal çalışmalarına başladığını ve Uşak Garı’nı nostaljik bir hale getireceklerini de” açıkladı.

Türkiye’nin çalışan tek buharlı lokomotifini bir ay emek vererek çalışır hale getiren Uşak demiryolu teknisyenleri ve işçileri, Uşak’ı kapsayan Devlet Demir Yolları 3. Bölge Müdürü Selim Koçbay, tarafından ödüllendirildi. Bölge Müdürü Selim Koçbay, ekibe birer teşekkür belgesi ve köstekli cep saati hediye etti ve onlarla yemek yedi.

1942 yılında Alman yapımı olan lokomotifi bir aylık uğraş sonunda baştan aşağı yenileyen ekibe teşekkür eden Koçbay, “Bu ekibimiz çok başarılı bir işe imza atmıştır. Türkiye’de çalışan tek buharlı lokomotifi baştan aşağı yenilemişlerdir. Bu uzun ve zahmetli işi fedakârca yüzlerinin akıyla bitirmesini bilmişlerdir” diyerek ekibini kutladı.

BU KEZ UŞAK’TA İMAL EDİLİYOR

TCDD 3. Bölge Müdürü Selim Koçbay, “Aynı ekip, şimdi DDY Uşak atölyelerinde, ikinci buharlı treni imal etmek için çalışmalara başlamışlardır. Bu da çok sevindirici bir olaydır. İlk lokomotif Alman imalatıydı. Bu tamamen Türk teknisyenleri ve işçilerinin emeği ve alın teri ile yapılacak bir lokomotif olacaktır. Üstelik DDY Uşak çalışanlarının emeği ve göz nur olacaktır. Bu bakımdan da çok anlamlı bir çalışma olacağını düşünüyorum” dedi.

Uşak’ın DDY. 3. Bölge Müdürlüğü içerisinde ayrı bir yeri olduğunu da belirten Koçbay, “Uşak Garı’nı, depolarını ve atölyelerini baştan aşağı yenileyeceğiz. Burasını nostaljik bir hale getireceğiz. Bilindiği gibi Uşak Garı tarihi dokusu ile filmcilerin, buharlı tren meraklılarının dünyanın dört bir yanından geldiği ve tercih ettiği bir yerdir. Biz de müdürlük olarak bunu göz önüne alarak, tarihi Uşak Garı için yepyeni bir konsept düşündük. Bu amaçla yenileme çalışmalarına önümüzdeki günlerde başlayacağız” şeklinde konuştu.

Usak kendi trenini yapiyor

 

Amaç, kara tren filmlerde kalmasın

Amaç, kara tren filmlerde kalmasın :Sadece filmlerde görmeye alıştığımız buharlı lokomotif geleneğini yaşatmak adına, bu treni kullanabilen 3 kişiden biri olan Naci Akdağ, gençleri bu alanda yetiştiriyor.

Türkiye’nin hareket edebilen tek buharlı lokomotifinin bulunduğu Uşak’ta buharlı lokomotif makinisti yetiştirmek için eğitim programı düzenlendi. Buharlı lokomotif kullanabilen 3 kişiden biri olan Uşaklı makinist Naci Akdağ, genç makinistlere buharlı lokomotif kullanmayı öğretiyor. Naci AKdağ tarafından verilen eğitim sonrasında Uşak, İzmir ve Konya buharlı lokomotif depolarında görevli 12 genç makiniste kursu başarı ile bitirdi.

BABADAN MAKİNİST
Şu anda Türkiye’de buharlı lokomotif kullanabilen 3 makinistten birisi olan Naci Akdağ (69) babadan demiryolcu. Babasından görerek makinist olmaya özendiğini belirten Akdağ, “Trenler benim için tutku olmaya başladı. Mesleğe başladığım yıllarda buharlı trenlerin saltanatının son yıllarıydı. Onların düdük sesi, savurduğu duman, benim idealim olmuştu. Sonra dizel motorlu trenler falan geldi. Onları da kullanmayı öğrendim. Ama kara sevdamdan hiçbir zaman vazgeçmedim. Şimdi 12 genç kardeşimizi bu buharlı lokomotifleri kullanmaları için yetiştirmeye çalışıyorum. Buharlı trenler yok olmasın. Yakın zamanda Uşak’a hızlı tren de gelecek gelsin. Ama gelenek de yok olmasın. Bölge Müdürlüğümüz de gelenek ve teknolojinin bir arada olması için çok güzel çalışmalar yapıyor” dedi.

SON MAKİNİSTLER
Makinist Naci Akdağ, “Buharlı lokomotifler kirayla kullanılabiliyor. Şu anda Uşak’ta 2 tane buharlı lokomotif var. TCDD’ye 5 günlüğüne 40 bin TL verilerek kiralama yapılabiliyor. Türkiye’nin şu anda en büyük buharlı lokomotif bakım merkezi Uşak’ta. Fakat buharlı lokomotifi kullanan kişi sayısı çok az. Benden önce bir kişi vardı ve emekli oldu. Onun dışında Uşak’ta sadece ben varım” diye konuştu.

124 yıllık bir mazisi olan Uşak Tren Garı ve buharlı lokomotif birçok yapımcı ve yönetmenin vazgeçemediği bir mekan haline geldi. Ünlü yönetmen Atıf Yılmaz’ın “Eğreti Gelin” adlı filmi, Kerem Alışık’ın oynadığı “Aşk Mahkumu”, Levent Kırca’nın oynadığı “Koyver Kendini Gitsin” ve “Ateşin Düştüğü yer”, Berdan Mardini’nin başrolünde oynadığı “Kurşun Yarası” dizisi, Cem Yılmaz’ın meşhur banka reklam filmi, Özhan Eren’in “Kara tren gelmez” parçasının klibi, Yılmaz Erdoğan’nın “Kelebeğin Rüyası”, “Büyük Sürgün” filmi, Mahzun Kırmızgül’ün “Mucize” filmi, Bir zamanların popüler dizileri, “Deli Saraylı” ve “Tozlu Yollar” gibi pek çok yapım Uşak Tren Garı’nda çekildi.

İNÖNÜ’YÜ GETİRDİ
Uşak’ta bulunan Lokomotifin ilginç bir öyküsü de var. İsmet İnönü Cumhurbaşkanı iken Ankara’dan Uşak’a, halen Uşak’ta bulunan lokomotifin getirdiği belirtiliyor. Naci Akdağ lokomotifin öyküsünü şöyle anlattı: Milli şef ve Türkiye’nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü 1959 yılında Uşak’a getiren trenin lokomotifi yine bu Alman Henschel Firması yapımı buharlı lokomotif… İsmet İnönü, Ege Bölgesi’ni kapsayan bir geziye çıkmıştır. 29 Nisan 1959 tarihinde Ankara’dan hareket eden İsmet İnönü, 30 Nisan 1959 tarihinde Uşak’a gelmiştir” diye konuştu.

Amac kara tren filmlerde kalmasin

Trenler İçin Tamamen Yerli Fren Balatası Geliştirildi

Trenler İçin Tamamen Yerli Fren Balatası Geliştirildi :Türkiye’de üretimi yapılmadığından 1988’den beri yurt dışından yüksek maliyetle ithal edilen kompozit fren pabucu, TÜBİTAK desteğiyle tamamen yerli olarak üretildi.

Buharlı lokomotiflerin icadıyla 1860’lardan itibaren demiryollarında trenlerin fren yapmasını sağlayan dökme demir (pik) fren pabuçları kullanılmaya başlandı. Dökme demir fren pabuçlarının yerini 20. yüzyılın ortalarından itibaren kompozit fren pabuçları almaya başladı. Kompozit frenlerin hafifliği, gürültüyü azaltması, kıvılcım oluşturmaması, düşük aşınma oranları ve uzun ömürlü olmaları kullanımını yaygınlaştırdı. Türkiye’de üretimi yapılmadığı için yurt dışından ithal edilen fren sistemi, TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü, TCDD, TÜLOMSAŞ ve özel sektör işbirliğiyle tamamen yerli üretimle hayata geçti. Sistem hakkında bilgi veren proje yürütücüsü Dr. Mehmet Güneş, dünyada birkaç ülke tarafından üretilebilen bu papuçları yerli olarak üretmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.

Türkiye’nin demiryollarında kompozit balataların 90’lı yıllardan itibaren yurt dışından ithal edilerek kullanımının giderek arttığını ve üstün özelliklerinden dolayı neredeyse tüm trenlerde kullanıldığını anlatan Güneş, “TCDD’nin yıllık fren pabucu ihtiyacı yaklaşık 300 bin adet. Türkiye’nin 2023 hedefleri içinde demir yolu ulaşımı da yer alıyor. Bu durum da dikkate alındığında gelecek yıllarda fren papucu ihtiyacının milyonlara ulaşması bekleniyor” dedi.

İki yıllık planlama, 3 yıllık da AR-GE çalışmaları sonunda Türkiye’nin ilk kez yerli imkanlarla bir kompozit fren sistemini geliştirmeyi başardığını açıklayan Güneş, bu teknolojiyle ilgili şu bilgileri verdi: ”Türkiye, bu teknolojiyi son çalışmaya kadar bir türlü çözüp imal edemedi. Çeşitli denemeler yapıldı, ancak bu konuda bir şekilde başarıya ulaşamadı. Ancak bizim son çalışmamızla başarıya ulaşan yerli üretim kompozit fren pabucu, yirmi farklı malzemenin bir araya gelmesinden oluşmaktadır. Yüzde 20’lerde performans artışı sağlaması, kullanım ömrünün altı aya kadar uzaması, hafifliği, sessiz çalışması ve maliyetinin düşük olması nedeniyle ithal ürünlere göre üstünlükler getiriyor.”

Güneş, ”Tüm bu getirilerinin yanı sıra, dünyada çok büyük bir pazar payına sahip ve üretimi sadece birkaç ülke tarafından yapılabilen fren pabuçlarının yurt dışına ihraç edilmesiyle ekonomiye de önemli bir katkı sağlanabilecektir” diye konuştu.

Topuz: ”Avrupa Standartlarında Fren Sistemi”

Projenin danışmanlarından Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Topuz ise projenin Türkiye’de kompozit fren sisteminin Türkiye’de yerli olarak yapılabilirliğini ortaya koyması bakımından önem taşıdığını vurguladı.

Kompozit frenlerin, değişik aşındırıcılar, yağlayıcılar, takviye elemanları olmak üzere pek çok bileşenden oluştuğunu anlatan Topuz, ”Ülkemiz, yerli olarak üretilebilecek ve Avrupa standartlarında bir frene sahip oldu” diye konuştu.

Trenler icin Tamamen Yerli Fren Balatasi Gelistirildi

 

Yarım Asırlık Buharlı Lokomotif Artık Eğitim Amaçlı Kullanılacak (Foto Galeri)

Yarım Asırlık Buharlı Lokomotif Artık Eğitim Amaçlı Kullanılacak :Karabük Üniversitesi çürümeye yüz tutmuş yarım asırlık lokomotife sahip çıktı.

Karabük Üniversitesi çürümeye yüz tutmuş yarım asırlık lokomotife sahip çıktı. Karabük Garı’nda atıl bir şekilde bekleyen lokomotif, üniversiteye getirilerek stadyumunun alt tarafına konuldu. Hurda haldeki lokomotif, restore edildikten sonra gezi amaçlı kullanılacak.

TCDD Karabük Gar Deposu’nda bulunan 56378 loko nolu ve Amerika Birleşik Devletleri’nde Wulcaniron Works Wikes-Barre fabrikasında üretilen lokomotif Türkiye’de 1948 yılında hizmete başlamış. Kurum bünyesinde 39 yıl aralıksız çalıştıktan sonra 1987’de hizmet dışı kalan buharlı lokomotif,
Türkiye’nin ilk Demir Çelik Enstitüsü ile Raylı Sistemler Mühendisliği Bölümü’nü bünyesinde bulunduran Karabük Üniversitesi Demir Çelik Kampüsü’ne getirildi. TCDD Malzeme Dairesi Başkanlığı ile Karabük Üniversitesi arasında imzalanan protokolle 101,9 tonluk lokomotif ve 32,66 tonluk tender (kömür kazanı) ile devredilen buharlı lokomotif, Karabük Üniversitesi’nde Demir Çelik Enstitüsü ile Ay Yıldızlı Stadyum arasında oluşturulan alana yerleştirildi.

Karabük Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Burhanettin Uysal, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, üniversitelerinin ‘raylı sistemler vadisi’ olma yolunda çalışmalarını hızla sürdürdüğünü belirtti. Bu yolda hizmet veren eserlere sahip çıktıklarını kaydeden Prof. Dr. Uysal, “İlklerin üniversitesi Karabük Üniversitesi’nde bir ilki daha yaşamanın sevinci içerisindeyiz. TCDD Karabük Gar Deposu’nda bulunan ve 48 yıl gibi bir zaman ülkemize hizmet etmiş olan buharlı lokomotifi tenderi ile birlikte üniversitemize, en önemlisi sorunsuz bir şekilde taşıdık. Bir dönemin en önemli ulaşım ve taşıma aracı olan lokomotifler çocuk ve torunlarının, yılda 1 –2 kez kendilerini ziyaret etmesini hasretle bekleyen yaşlı insanlar gibi hatırlanmayı beklemektedir. Biz Karabük Üniversiteliler tarihe tanıklık etmiş lokomotifin hatırlanacak bir anı olarak kalmasını değil, geçmişle gelecek arasında bir köprü vazifesi görmesini amaçlamaktayız. Geçmişe olan saygının gereği de bu lokomotifi ihya edip öğrencilerimize hizmete sunmaktır.” diye konuştu.

Planlamasını daha önceden yaptıkları için lokomotifin restorasyonuna hemen başladıklarını kaydeden Rektör Prof. Dr. Uysal, “Restore işlemi tamamlandığında tarihimiz üniversitemizde yeniden hayat bulacak. Lokomotifin devredilmesinde katkısı olan TCDD Genel Müdürü Sayın Süleyman Karaman’a, lokomotifin TCDD Karabük Garı’ndan alınarak üniversitemize nakledilmesini sağlayan TCDD Karabük Gar, Yapı Merkezi Yapıray Demiryolu İnşaat Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ ve Kavsaoğlu Vinç çalışanlarına şükranlarımı arz ediyorum.” ifadelerini kullandı.

yarim-asirlik-buharli-lokomotif-artik-egitim-amacli-kullanilacak1

Kaynak : www.haberimport.com

Karabük'te Asırlık buharlı lokomotif restore ediliyor

Karabük’te Asırlık buharlı lokomotif restore ediliyor :Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ve Karabük Üniversitesi (KBÜ) arasında imzalanan protokolle hurda haldeki asırlık buharlı lokomotif, restore ediliyor.

TCDD Karabük Gar Deposu’nda bulunan, Türkiye’de 39 yıl hizmet verdikten sonra 1987’de hizmet dışı kalan 101 tonluk lokomotif, protokol kapsamında üniversitenin Demir ve Çelik Kampüsü’ne yerleştirilerek restorasyonuna başlandı.

KBÜ Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal, gazetecilere yaptığı açıklamada, raylı sistemler vadisi olma yolunda çalışmalarını hızla sürdürdüklerini ve bunun yanında bu yolda hizmet vermiş eserlere de sahip çıktıklarını söyledi. Buharlı lokomotifi tenderi ile birlikte üniversitelerine sorunsuz bir şekilde taşıdıklarını anlatan Uysal, “Bir dönemin en önemli ulaşım ve taşıma aracı olan lokomotifler, kendilerini ziyaret etmesini hasretle bekleyen yaşlı insanlar gibi hatırlanmayı beklemektedir.

Tarihe tanıklık etmiş lokomotifin hatırlanacak bir anı olarak kalmasını değil, geçmişle gelecek arasında bir köprü vazifesi görmesini amaçlamaktayız. Geçmişe olan saygının gereği de bu lokomotifi ihya edip öğrencilerimizin hizmetine sunacağız. Planlamasını daha önceden yaptığımız için arkadaşlarımız hemen restore işlemlerine başladılar. Restore işlemi tamamlandığında tarihimiz üniversitemizde yeniden hayat bulacak” diye konuştu.

Asirlik buharli lokomotif restore ediliyor

Kaynak : www.posta.com.tr