Orange Empire Demiryolu Müzesi Antika Araç Tutkunlarına Ev Sahipliği Yaptı

Orange Empire Demiryolu Müzesi Antika Araç Tutkunlarına Ev Sahipliği Yaptı :Antika Otomobil Şovu, klasik araç meraklılarını ABD’nin California eyaletindeki Perris şehrinde buluşturdu.

Ülkenin dört bir yanından özel olarak getirilen yüzlerce klasik otomobil ve kamyonetin sergilendiği şovda, İkinci Dünya Savaşı’nda kullanılmış askeri araçlar ve Kore-Vietnam savaşından kalma üzerinde hala ağır silahlar bulunan tanklar yoğun ilgi gördü.

Geniş bir arazi üzerine kurulu 19 ayrı bölümden oluşan Orange Empire Demiryolu Müzesi’nde düzenlenen sergide 1900′lerden kalma buharlı lokomotif turunun yanı sıra ziyaretçilere makinistlerin gözetiminde tren kullanma imkanı da sunuldu. 1911 yapımı T model Ford otomobilden 1939 yapımı GM Futureliner kamyonete kadar farklı renk ve modelde klasik araçları ziyaretçilerle buluşturan şovda ayrıca, uzun yıllar belediyede hizmet vermiş itfaiye araçları da sergilendi.

Orange Empire Demiryolu Müzesi, her yıl tarihi demiryolu hattını canlandırmak ve ulaşımda demiryolunun önemini halka hatırlatmak amacıyla çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

antika-arac-tutkunlari-perris-sehrinde-bulustu

İlk Türk buharlı lokomotifi KARAKURT

İlk Türk buharlı lokomotifi KARAKURT :4 Nisan 1957′de Eskişehir’de (Çukurhisar) Çimento Fabrikasının açılış merasiminde bulunan Başvekil Sayın Adnan MENDERES, 5 Nisan’da Devlet Demiryolları Cer Atölyesine şeref vermiş ve Fabrikaların bütünmüştemilatı ile bilhassa Çırak Okulunu gezerek tetkik etmiş, sanatkarlarla, İşçi Sendikaları ve Federasyon Heyetleri ile dehasbıhalde bulunmuşlardır.Daha sonra, halka, treni ve demiryolunu sevdirmek amacıyla o yıl Ankara Gençlik Parkında işletilecek olan “Mehmetçik” ve ” Efe” adlı minyatür trenlerin, hazırlanmış bulunan lokomotiflerinden birine binerek gezmiş ve çok beğenerek ” Bu lokomotifin büyüğünü sizden istesem yapabilir misiniz?” demiştir .

1958 yılında, Eskişehir Cer Atölyesi, Eskişehir Demiryolu Fabrikası adıyla yeni ve büyük hedefler için organize edilir. Bu hedefilk yerli lokomotifi imal etmektir ve 1961 yılında, Türk işçi vemühendislerinin şeref anıtı Fabrikada istim tutar. Bu, 1915 beygirgücünde, 97 ton ağırlığında, 70 km/h hız yapabilen ilk Türk buharlı lokomotifi KARAKURT ‘tur.

ilk Turk buharli lokomotifi KARAKURT

Uşak kendi trenini yapıyor (Foto Galeri)

Uşak kendi trenini yapıyor :Türkiye’nin çalışan tek buharlı lokomotifine yeniden hayat veren Uşak demiryolu çalışanlarını kutlamak için DDY 3. Bölge Müdürü Selim Koçbay Uşak’a geldi.

Türkiye’nin çalışan tek buharlı lokomotifine yeniden hayat veren Uşak demiryolu çalışanlarını kutlamak için DDY 3. Bölge Müdürü Selim Koçbay Uşak’a geldi. Uçbay, ekibe teşekkür yazısı ve köstekli saat hediye etti. Koçbay, “Aynı ekibin Uşak’ta ikinci lokomotifi imal çalışmalarına başladığını ve Uşak Garı’nı nostaljik bir hale getireceklerini de” açıkladı.

Türkiye’nin çalışan tek buharlı lokomotifini bir ay emek vererek çalışır hale getiren Uşak demiryolu teknisyenleri ve işçileri, Uşak’ı kapsayan Devlet Demir Yolları 3. Bölge Müdürü Selim Koçbay, tarafından ödüllendirildi. Bölge Müdürü Selim Koçbay, ekibe birer teşekkür belgesi ve köstekli cep saati hediye etti ve onlarla yemek yedi.

1942 yılında Alman yapımı olan lokomotifi bir aylık uğraş sonunda baştan aşağı yenileyen ekibe teşekkür eden Koçbay, “Bu ekibimiz çok başarılı bir işe imza atmıştır. Türkiye’de çalışan tek buharlı lokomotifi baştan aşağı yenilemişlerdir. Bu uzun ve zahmetli işi fedakârca yüzlerinin akıyla bitirmesini bilmişlerdir” diyerek ekibini kutladı.

BU KEZ UŞAK’TA İMAL EDİLİYOR

TCDD 3. Bölge Müdürü Selim Koçbay, “Aynı ekip, şimdi DDY Uşak atölyelerinde, ikinci buharlı treni imal etmek için çalışmalara başlamışlardır. Bu da çok sevindirici bir olaydır. İlk lokomotif Alman imalatıydı. Bu tamamen Türk teknisyenleri ve işçilerinin emeği ve alın teri ile yapılacak bir lokomotif olacaktır. Üstelik DDY Uşak çalışanlarının emeği ve göz nur olacaktır. Bu bakımdan da çok anlamlı bir çalışma olacağını düşünüyorum” dedi.

Uşak’ın DDY. 3. Bölge Müdürlüğü içerisinde ayrı bir yeri olduğunu da belirten Koçbay, “Uşak Garı’nı, depolarını ve atölyelerini baştan aşağı yenileyeceğiz. Burasını nostaljik bir hale getireceğiz. Bilindiği gibi Uşak Garı tarihi dokusu ile filmcilerin, buharlı tren meraklılarının dünyanın dört bir yanından geldiği ve tercih ettiği bir yerdir. Biz de müdürlük olarak bunu göz önüne alarak, tarihi Uşak Garı için yepyeni bir konsept düşündük. Bu amaçla yenileme çalışmalarına önümüzdeki günlerde başlayacağız” şeklinde konuştu.

Usak kendi trenini yapiyor

 

Amaç, kara tren filmlerde kalmasın

Amaç, kara tren filmlerde kalmasın :Sadece filmlerde görmeye alıştığımız buharlı lokomotif geleneğini yaşatmak adına, bu treni kullanabilen 3 kişiden biri olan Naci Akdağ, gençleri bu alanda yetiştiriyor.

Türkiye’nin hareket edebilen tek buharlı lokomotifinin bulunduğu Uşak’ta buharlı lokomotif makinisti yetiştirmek için eğitim programı düzenlendi. Buharlı lokomotif kullanabilen 3 kişiden biri olan Uşaklı makinist Naci Akdağ, genç makinistlere buharlı lokomotif kullanmayı öğretiyor. Naci AKdağ tarafından verilen eğitim sonrasında Uşak, İzmir ve Konya buharlı lokomotif depolarında görevli 12 genç makiniste kursu başarı ile bitirdi.

BABADAN MAKİNİST
Şu anda Türkiye’de buharlı lokomotif kullanabilen 3 makinistten birisi olan Naci Akdağ (69) babadan demiryolcu. Babasından görerek makinist olmaya özendiğini belirten Akdağ, “Trenler benim için tutku olmaya başladı. Mesleğe başladığım yıllarda buharlı trenlerin saltanatının son yıllarıydı. Onların düdük sesi, savurduğu duman, benim idealim olmuştu. Sonra dizel motorlu trenler falan geldi. Onları da kullanmayı öğrendim. Ama kara sevdamdan hiçbir zaman vazgeçmedim. Şimdi 12 genç kardeşimizi bu buharlı lokomotifleri kullanmaları için yetiştirmeye çalışıyorum. Buharlı trenler yok olmasın. Yakın zamanda Uşak’a hızlı tren de gelecek gelsin. Ama gelenek de yok olmasın. Bölge Müdürlüğümüz de gelenek ve teknolojinin bir arada olması için çok güzel çalışmalar yapıyor” dedi.

SON MAKİNİSTLER
Makinist Naci Akdağ, “Buharlı lokomotifler kirayla kullanılabiliyor. Şu anda Uşak’ta 2 tane buharlı lokomotif var. TCDD’ye 5 günlüğüne 40 bin TL verilerek kiralama yapılabiliyor. Türkiye’nin şu anda en büyük buharlı lokomotif bakım merkezi Uşak’ta. Fakat buharlı lokomotifi kullanan kişi sayısı çok az. Benden önce bir kişi vardı ve emekli oldu. Onun dışında Uşak’ta sadece ben varım” diye konuştu.

124 yıllık bir mazisi olan Uşak Tren Garı ve buharlı lokomotif birçok yapımcı ve yönetmenin vazgeçemediği bir mekan haline geldi. Ünlü yönetmen Atıf Yılmaz’ın “Eğreti Gelin” adlı filmi, Kerem Alışık’ın oynadığı “Aşk Mahkumu”, Levent Kırca’nın oynadığı “Koyver Kendini Gitsin” ve “Ateşin Düştüğü yer”, Berdan Mardini’nin başrolünde oynadığı “Kurşun Yarası” dizisi, Cem Yılmaz’ın meşhur banka reklam filmi, Özhan Eren’in “Kara tren gelmez” parçasının klibi, Yılmaz Erdoğan’nın “Kelebeğin Rüyası”, “Büyük Sürgün” filmi, Mahzun Kırmızgül’ün “Mucize” filmi, Bir zamanların popüler dizileri, “Deli Saraylı” ve “Tozlu Yollar” gibi pek çok yapım Uşak Tren Garı’nda çekildi.

İNÖNÜ’YÜ GETİRDİ
Uşak’ta bulunan Lokomotifin ilginç bir öyküsü de var. İsmet İnönü Cumhurbaşkanı iken Ankara’dan Uşak’a, halen Uşak’ta bulunan lokomotifin getirdiği belirtiliyor. Naci Akdağ lokomotifin öyküsünü şöyle anlattı: Milli şef ve Türkiye’nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü 1959 yılında Uşak’a getiren trenin lokomotifi yine bu Alman Henschel Firması yapımı buharlı lokomotif… İsmet İnönü, Ege Bölgesi’ni kapsayan bir geziye çıkmıştır. 29 Nisan 1959 tarihinde Ankara’dan hareket eden İsmet İnönü, 30 Nisan 1959 tarihinde Uşak’a gelmiştir” diye konuştu.

Amac kara tren filmlerde kalmasin

Trenler İçin Tamamen Yerli Fren Balatası Geliştirildi

Trenler İçin Tamamen Yerli Fren Balatası Geliştirildi :Türkiye’de üretimi yapılmadığından 1988′den beri yurt dışından yüksek maliyetle ithal edilen kompozit fren pabucu, TÜBİTAK desteğiyle tamamen yerli olarak üretildi.

Buharlı lokomotiflerin icadıyla 1860′lardan itibaren demiryollarında trenlerin fren yapmasını sağlayan dökme demir (pik) fren pabuçları kullanılmaya başlandı. Dökme demir fren pabuçlarının yerini 20. yüzyılın ortalarından itibaren kompozit fren pabuçları almaya başladı. Kompozit frenlerin hafifliği, gürültüyü azaltması, kıvılcım oluşturmaması, düşük aşınma oranları ve uzun ömürlü olmaları kullanımını yaygınlaştırdı. Türkiye’de üretimi yapılmadığı için yurt dışından ithal edilen fren sistemi, TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü, TCDD, TÜLOMSAŞ ve özel sektör işbirliğiyle tamamen yerli üretimle hayata geçti. Sistem hakkında bilgi veren proje yürütücüsü Dr. Mehmet Güneş, dünyada birkaç ülke tarafından üretilebilen bu papuçları yerli olarak üretmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.

Türkiye’nin demiryollarında kompozit balataların 90′lı yıllardan itibaren yurt dışından ithal edilerek kullanımının giderek arttığını ve üstün özelliklerinden dolayı neredeyse tüm trenlerde kullanıldığını anlatan Güneş, “TCDD’nin yıllık fren pabucu ihtiyacı yaklaşık 300 bin adet. Türkiye’nin 2023 hedefleri içinde demir yolu ulaşımı da yer alıyor. Bu durum da dikkate alındığında gelecek yıllarda fren papucu ihtiyacının milyonlara ulaşması bekleniyor” dedi.

İki yıllık planlama, 3 yıllık da AR-GE çalışmaları sonunda Türkiye’nin ilk kez yerli imkanlarla bir kompozit fren sistemini geliştirmeyi başardığını açıklayan Güneş, bu teknolojiyle ilgili şu bilgileri verdi: ”Türkiye, bu teknolojiyi son çalışmaya kadar bir türlü çözüp imal edemedi. Çeşitli denemeler yapıldı, ancak bu konuda bir şekilde başarıya ulaşamadı. Ancak bizim son çalışmamızla başarıya ulaşan yerli üretim kompozit fren pabucu, yirmi farklı malzemenin bir araya gelmesinden oluşmaktadır. Yüzde 20′lerde performans artışı sağlaması, kullanım ömrünün altı aya kadar uzaması, hafifliği, sessiz çalışması ve maliyetinin düşük olması nedeniyle ithal ürünlere göre üstünlükler getiriyor.”

Güneş, ”Tüm bu getirilerinin yanı sıra, dünyada çok büyük bir pazar payına sahip ve üretimi sadece birkaç ülke tarafından yapılabilen fren pabuçlarının yurt dışına ihraç edilmesiyle ekonomiye de önemli bir katkı sağlanabilecektir” diye konuştu.

Topuz: ”Avrupa Standartlarında Fren Sistemi”

Projenin danışmanlarından Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Topuz ise projenin Türkiye’de kompozit fren sisteminin Türkiye’de yerli olarak yapılabilirliğini ortaya koyması bakımından önem taşıdığını vurguladı.

Kompozit frenlerin, değişik aşındırıcılar, yağlayıcılar, takviye elemanları olmak üzere pek çok bileşenden oluştuğunu anlatan Topuz, ”Ülkemiz, yerli olarak üretilebilecek ve Avrupa standartlarında bir frene sahip oldu” diye konuştu.

Trenler icin Tamamen Yerli Fren Balatasi Gelistirildi

 

Yarım Asırlık Buharlı Lokomotif Artık Eğitim Amaçlı Kullanılacak (Foto Galeri)

Yarım Asırlık Buharlı Lokomotif Artık Eğitim Amaçlı Kullanılacak :Karabük Üniversitesi çürümeye yüz tutmuş yarım asırlık lokomotife sahip çıktı.

Karabük Üniversitesi çürümeye yüz tutmuş yarım asırlık lokomotife sahip çıktı. Karabük Garı’nda atıl bir şekilde bekleyen lokomotif, üniversiteye getirilerek stadyumunun alt tarafına konuldu. Hurda haldeki lokomotif, restore edildikten sonra gezi amaçlı kullanılacak.

TCDD Karabük Gar Deposu’nda bulunan 56378 loko nolu ve Amerika Birleşik Devletleri’nde Wulcaniron Works Wikes-Barre fabrikasında üretilen lokomotif Türkiye’de 1948 yılında hizmete başlamış. Kurum bünyesinde 39 yıl aralıksız çalıştıktan sonra 1987′de hizmet dışı kalan buharlı lokomotif,
Türkiye’nin ilk Demir Çelik Enstitüsü ile Raylı Sistemler Mühendisliği Bölümü’nü bünyesinde bulunduran Karabük Üniversitesi Demir Çelik Kampüsü’ne getirildi. TCDD Malzeme Dairesi Başkanlığı ile Karabük Üniversitesi arasında imzalanan protokolle 101,9 tonluk lokomotif ve 32,66 tonluk tender (kömür kazanı) ile devredilen buharlı lokomotif, Karabük Üniversitesi’nde Demir Çelik Enstitüsü ile Ay Yıldızlı Stadyum arasında oluşturulan alana yerleştirildi.

Karabük Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Burhanettin Uysal, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, üniversitelerinin ‘raylı sistemler vadisi’ olma yolunda çalışmalarını hızla sürdürdüğünü belirtti. Bu yolda hizmet veren eserlere sahip çıktıklarını kaydeden Prof. Dr. Uysal, “İlklerin üniversitesi Karabük Üniversitesi’nde bir ilki daha yaşamanın sevinci içerisindeyiz. TCDD Karabük Gar Deposu’nda bulunan ve 48 yıl gibi bir zaman ülkemize hizmet etmiş olan buharlı lokomotifi tenderi ile birlikte üniversitemize, en önemlisi sorunsuz bir şekilde taşıdık. Bir dönemin en önemli ulaşım ve taşıma aracı olan lokomotifler çocuk ve torunlarının, yılda 1 –2 kez kendilerini ziyaret etmesini hasretle bekleyen yaşlı insanlar gibi hatırlanmayı beklemektedir. Biz Karabük Üniversiteliler tarihe tanıklık etmiş lokomotifin hatırlanacak bir anı olarak kalmasını değil, geçmişle gelecek arasında bir köprü vazifesi görmesini amaçlamaktayız. Geçmişe olan saygının gereği de bu lokomotifi ihya edip öğrencilerimize hizmete sunmaktır.” diye konuştu.

Planlamasını daha önceden yaptıkları için lokomotifin restorasyonuna hemen başladıklarını kaydeden Rektör Prof. Dr. Uysal, “Restore işlemi tamamlandığında tarihimiz üniversitemizde yeniden hayat bulacak. Lokomotifin devredilmesinde katkısı olan TCDD Genel Müdürü Sayın Süleyman Karaman’a, lokomotifin TCDD Karabük Garı’ndan alınarak üniversitemize nakledilmesini sağlayan TCDD Karabük Gar, Yapı Merkezi Yapıray Demiryolu İnşaat Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ ve Kavsaoğlu Vinç çalışanlarına şükranlarımı arz ediyorum.” ifadelerini kullandı.

yarim-asirlik-buharli-lokomotif-artik-egitim-amacli-kullanilacak1

Kaynak : www.haberimport.com

Karabük'te Asırlık buharlı lokomotif restore ediliyor

Karabük’te Asırlık buharlı lokomotif restore ediliyor :Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ve Karabük Üniversitesi (KBÜ) arasında imzalanan protokolle hurda haldeki asırlık buharlı lokomotif, restore ediliyor.

TCDD Karabük Gar Deposu’nda bulunan, Türkiye’de 39 yıl hizmet verdikten sonra 1987’de hizmet dışı kalan 101 tonluk lokomotif, protokol kapsamında üniversitenin Demir ve Çelik Kampüsü’ne yerleştirilerek restorasyonuna başlandı.

KBÜ Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal, gazetecilere yaptığı açıklamada, raylı sistemler vadisi olma yolunda çalışmalarını hızla sürdürdüklerini ve bunun yanında bu yolda hizmet vermiş eserlere de sahip çıktıklarını söyledi. Buharlı lokomotifi tenderi ile birlikte üniversitelerine sorunsuz bir şekilde taşıdıklarını anlatan Uysal, “Bir dönemin en önemli ulaşım ve taşıma aracı olan lokomotifler, kendilerini ziyaret etmesini hasretle bekleyen yaşlı insanlar gibi hatırlanmayı beklemektedir.

Tarihe tanıklık etmiş lokomotifin hatırlanacak bir anı olarak kalmasını değil, geçmişle gelecek arasında bir köprü vazifesi görmesini amaçlamaktayız. Geçmişe olan saygının gereği de bu lokomotifi ihya edip öğrencilerimizin hizmetine sunacağız. Planlamasını daha önceden yaptığımız için arkadaşlarımız hemen restore işlemlerine başladılar. Restore işlemi tamamlandığında tarihimiz üniversitemizde yeniden hayat bulacak” diye konuştu.

Asirlik buharli lokomotif restore ediliyor

Kaynak : www.posta.com.tr

Adana garındaki emektar lokomotif düğün fotoğraflarının gözde mekanı oldu

Adana garındaki emektar lokomotif düğün fotoğraflarının gözde mekanı oldu :Adana’da, uzun yıllar hizmet verdikten sonra tren istasyonunun önünü süsleyen buharlı lokomotif, yeni evlenen ve en mutlu günlerini fotoğraflarla ölümsüzleştirmek isteyen çiftlerin mekanı haline geldi – Fotoğraf stüdyosu sahibi İlbaysözlü: “Düğün fotoğraflarında tarihi mekanların yanı sıra emektar lokomotifi de yoğun şekilde kullanıyoruz”

Tren garının önüne yerleştirilen emektar lokomotif, düğün fotoğraflarının gözde mekanı oldu.

Kentin farklı noktalarındaki tarihi yerlerin yanı sıra modern yapıların da sembol hale geldiği Adana’da yeni evlenen çiftler, 1929 yapımı buharlı lokomotifin önünde çektirdikleri fotoğraflarla yeni nesillere hatıra bırakıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’na (TCDD) 60 yıl hizmet veren emektar lokomotif, kendisi gibi uzun yıllar tarihe tanıklık eden gar binasının önünde vatandaşları selamlıyor. Fotoğrafçıların gözde mekanlarından biri haline gelen lokomotif, özellikle düğün fotoğrafı çekimlerinde yoğun olarak tercih ediliyor.

Fotoğraf stüdyosu sahibi Mehmet İlbaysözlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, evlenen çiftlerin artık düğün fotoğraflarını sadece stüdyoda çektirmekle yetinmediğini söyledi.

Tarihi dokusuyla Adana’nın fotoğrafçılar için doğal bir stüdyo olduğunu ifade eden İlbaysözlü, düğün fotoğraflarında kent merkezindeki tarihi mekanların yanı sıra tarihi lokomotifi de fon olarak kullandıklarını belirtti.

Çiftlerin düğünlerini sıradanlıktan kurtarmak ve çocuklarına güzel anılar bırakmak için arayış içerisinde olduğunu dile getiren İlbaysözlü, “Dış çekimin diğer adı doğa çekimidir. Bir çok çiftimiz, son yıllarda dış çekimlerde yeşil alandan ziyade tarihi dokuları, taş duvarları, ahşap evleri tercih ediyor. Hatta bazı çiftlerimiz tarihi olduğunu düşündükleri harabe binalarda çekim yaptırıyor” diye konuştu.

İlbaysözlü, geçmişi Ramazanoğulları Beyliği’ne kadar dayanan Adana’nın tarihi yapılarıyla doğa çekimleri için bulunmaz bir yer olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Taş Köprü, eski Tepebağ evleri, Sinema Müzesi, Bosnalı Otel, Ramazanoğlu Konağı, Ulu Camii Külliyesi gibi zenginliklere sahip Adana, adeta doğal fotoğraf stüdyosu. Kendisini özel hissetmek isteyen çiftler, tarihsel konuları işleyen filmler, belgeseller ya da kataloglara bakarak mekan konusunda fikir ediniyor. Evlenen çiftlerin talebine göre Adana ve çevresindeki tarihi yapılarda fotoğraf çekiyoruz. Düğün fotoğraflarında tarihi mekanların yanı sıra emektar lokomotifi de yoğun şekilde kullanıyoruz. Lokomotif fonu kullanılarak çektiğimiz fotoğraflarda çok sayıda çift, mutlu anlarını ölümsüzleştiriyor.

Adana garindaki emektar lokomotif dugun fotograflarinin gozde mekani oldu

Bayındıra Lokomotif Ödemişe Kömür Vagonu (Foto Galeri)

Bayındıra Lokomotif Ödemişe Kömür Vagonu :Bayındır’da geçtiğimiz yıl Çiçek Festivali öncesi tren garında sergilenmeye başlayan tarihi lokomotif ilgi odağı olmaya devam ederken, Ödemiş’te de Eski İstasyon’da lokomotifi olmayan bir su ve kömür takviyesine yarayan vagonun sergilenmesi dikkatleri çekiyor.Bayındır’da özellikle fotoğraf meraklılarının son günlerde akın ettiği, düğün albümlerinin vazgeçilmez fonu haline gelen 1929 model buharlı lokomotif trenle gelip geçenler için de Bayındır’ın simgesi oldu.

Ödemiş’te ise daha önce hangarın önünde kaderine terk edilmiş “tender” adı verilen bir su ve kömür vagonu İstasyon Caddesi’nin köşesinde sergileniyor.Vatandaşlar “tender” adı verilen bu emektar vagona da sahip çıkılması gerektiğini ancak Ödemiş’e de buharlı bir lokomotifin yakışacağını belirterek, TCDD yetkililerinden kömür vagonunu çeken bir lokomotifin restore edilerek Ödemiş’te de sergilenmesini istiyorlar.“Lokomotifsiz, kömür vagonu olmaz” diyen vatandaşlar Ödemişlilerin 1800’lü yılların sonlarında demiryolunun Ödemiş’e kadar uzatılması için kendi aralarında bağış toplayıp Osmanlı Hükümeti’nin istediği teminatı yatırdıklarını hatırlatarak, “Ödemiş Gar’ın restore edilmesi çok sevindirici bir gelişmeydi.

Yıllarca hangar önünde bekleyen takviye kömür vagonu da elden geçirilerek sergileniyor. Ancak demiryolu için elini taşın altına koyan Ödemiş’e sadece bir kömür vagonu değil, buharlı lokomotif de yakışır. Bu konuda yetkililerimizden girişim bekliyoruz. Bayındır’daki gibi güzel bir lokomotif istiyoruz” dediler.

bayindira-lokomotif-odemise-komur-vagonu-2

Burdur tren garında sergilenen tarihi lokomotif bakıma alındı

Burdur tren garında sergilenen tarihi lokomotif bakıma alındı :TCDD Gar binası önünde sergilenen Buharlı Lokomotif’in bakımsızlığına, kirliliğine ve bu şekliylede giderek bir hurda görünümü verdiğine ilişkin haberlerimizin ardından, TCDD Burdur Gar Müdürlüğü tarafından Buharlı Lokomotif’in bakımının yapılacağı açıklaması “Burdur Gazetesi’nin 24 Ağustos 2013 tarihinde “Tarihi Lokomotif Sergileniyor mu?” başlıklı haberinde ve daha önce yayınlanan diğer haberlerde TCDD Tren Garı önünde sergilenmek üzere yer alan buharlı lokomotifin bakımsız görüntüsü verdiği, lokomotifin ilimize yakışır bir hale getirilmesi, temizlik ve bakımının yapılması çağrısında bulunulduğu ifade edilmiştir.
Haberin yayınlanması-na müteakip Valiliğimiz habere konu lokomotifin gerekli bakımının yapılması talimatıyla 26 Ağustos 2013 tarihinde Burdur Gar Müdürlüğü’ne resmi bir yazı göndermiştir. Burdur Gar Müdürlüğü akabinde TCDD Afyon Bölge Müdürlüğü ile şifai bir görüşme gerçekleştirmiş ve Bölge Müdürlüğü bünyesinde yer alan bütün buharlı lokomotiflerin bakımı ve onarımı için ihaleye çıkılacağı ve ihale hazırlıklarının tamamlanmak üzere olduğu bildirilmiştir.
Burdur Tren Garı önünde bulunan tarihi lokomotif, TCDD Afyon Bölge Müdürlüğü tarafından ihalenin tamamlanması ile birlikte bakıma alınacak ve bakımlı görünümüne kavuşacaktı” metniyle Valilik’ten yapılmıştı.
Valilik açıklamasının ardından TCDD Burdur Gar Müdürlüğü tarafından tarihi lokomotifin bakım ve onarım çalışmalarına başlandı. Tarihi lokomotif bakım çalışmaları için öncelikle yapılan temizliğin ardından boyandı.

Burdur tren garinda sergilenen tarihi lokomotif bakima alindi

Kaynak : www.burdurgazetesi.com

TÜDEMSAŞ teknolojik anlamda gelişiyor

TÜDEMSAŞ teknolojik anlamda gelişiyor :TÜDEMSAŞ Genel Müdürü Yıldıray Koçarslan ST Özel’in bu ayki konuğu oldu ve bizler için hem şirketlerinin, hem de Türkiye’nin demir yolu sanayisinin haritasını çıkardı. Dünyada son yıllarda yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler çerçevesinde ülkeler arasında Türkiye’yi de içine alan doğu batı eksenli, yeni ulaşım koridorları oluşacağını söyleyen Genel Müdür Koçarslan, bu yeni ulaşım koridorlarında Türk demir yolu sektörünün de imzasının olması için çalıştıklarını belirtti.

Demir yolu, birbiri ardına gelen projelerle son yılların yıldızı en çok parlayan sektörleri arasında geliyor. TÜDEMSAŞ, TCDD’nin kullandığı buharlı lokomotif ve yük vagonlarının onarımlarını yapmak amacıyla Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı şehir olan Sivas’ta 1939 yılında “Sivas Cer Atölyesi” adıyla kuruldu. O günden bu yana sektöre hizmet sunan şirket, kuruluşundan bu güne yaklaşık 340 bin adet yük vagonunun bakım ve onarımını, 20 binin üzerinde vagonun üretimini gerçekleştirdi. TÜDEMSAŞ günümüzde; vagon üretiminde bin 500 adet, vagon onarımında ise 7 bin 500 adet yıllık kurulu kapasitesi ve 2012 yılında ulaştığı 142 milyon TL ciroluk hasılatı ile Türkiye’nin sayılı sanayi kuruluşları arasında geliyor. Bu köklü şirketin demir yolları alanında birçok ilkin altında imzası bulunuyor. 1961 yılında tamamı yerli ilk buharlı lokomotif olan Bozkurt’u üreten şirket, Türkiye’de yine bir ilk olacak Robotlu Kumlama Tesisi hazırlıklarını sürdürüyor. TÜDEMSAŞ aynı zamanda bojili yük vagonu üretimi ve yük vagonu onarımında Türkiye’de tek imalatçısı konumunu koruyor. Şirketin Genel Müdürü Yıldıray Koçarslan ile yaptığımız ST Özel röportajımızda Koçarslan geçmişten başlayarak 2023 hedeflerine dek uzanan geniş bir yelpazede sorularımızı yanıtladı.

“Ülkemizde uzun yıllardan bu yana ihmal edilen, hatta yok sayılan demir yollarına bakış 2003 yılıyla birlikte değişti. Değişen anlayış çerçevesinde, demir yolları Cumhuriyet’in ilk yıllarında olduğu gibi yeniden devlet politikası haline geldi ve bu alanda büyük projeler ortaya konularak, ciddi yatırımlar yapılmaya başlandı.”

TÜDEMSAŞ’ın yapılanması hakkında bilgi verir misiniz? Ne zaman kuruldu, nerede faaliyet gösteriyor?

Şirketimiz, TCDD’nin kullandığı buharlı lokomotif ve yük vagonlarının bakım ve onarımlarını yapmak amacıyla Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı Sivas’ta 1939 yılında “Sivas Cer Atölyesi” adıyla kuruldu. Şirketimiz bünyesinde Vagon Üretim, Vagon Onarım ve Metal İşleri İmalat Fabrikaları ile bunlara katkı sağlayan çeşitli destek üniteleri var. Buralarda işçi, teknisyen, tekniker ve mühendislerden oluşan toplam bin 158 kişi çalışıyor.

Kuruluşundan bu güne TÜDEMSAŞ imzalı ürünler hakkında bilgi verir misiniz?

TÜDEMSAŞ`ta 1953 yılından itibaren yeni yük vagonu yapımına başlanmış ve bugüne kadar 31 tipte yaklaşık 20 bin adet yük vagonu üretilmiştir. 1961 yılında ise tamamı yerli ilk buharlı lokomotif olan “Bozkurt” imal edilmiştir. 1939 yılından bugüne bakım ve onarımını yaptığımız çeşitli tipteki yük vagonu sayısı ise yaklaşık 340 bin adettir.
Ayrıca Vagon Üretim Fabrikamız bünyesinde ürettiğimiz bojili vagonların bojilerini de kendimiz yapıyoruz. Şu anda Avrupa’da ve ülkemizde yaygın olarak kullanılan, Uluslararası Demiryolları Birliği’nin (UIC) standart yük bojisi olan Y25 bojinin seri üretimini, robotlu kaynak teknolojisiyle gerçekleştiriyoruz.

Bunlar dışında özel sektör firmaları ile TÜLOMSAŞ, TÜVASAŞ ve TCDD’ye ait tüm servis ve bölgelerde tamir edilen demir yolu araçlarında ihtiyaç duyulan tampon, yaprak susta, fren silindiri, fren hava hortumu gibi birçok yedek parça şirketimizce üretilmektedir.

TÜDEMSAŞ, bojili yük vagonu üretimi ve yük vagonu onarımında Türkiye’de en büyük sanayi kuruluşu konumunda. Bunun konuda neler söylersiniz?

Demir yolu yük vagonlarının üretimi ve bakım, onarımlarını yapma noktasında Türkiye’deki en büyük sanayi kuruluşuyuz. Uzun yıllara dayalı iş tecrübemiz, bilgi birikimimiz ve teknik donanımımız sayesinde ihtiyaç duyulan her türlü yük vagonunu kısa süre içerisinde ve büyük miktarlarda üretebilecek kapasitededir. Aynı yıl içerisinde sipariş edilen üç, dört değişik tipte vagonu üreterek işletmeye sunabilmekteyiz. Türkiye’de bu ölçekte bir kuruluş bulunmamaktadır. Ayrıca Ar-Ge ve tasarım konusundaki tecrübemiz sayesinde demir yollarında üretilen veya dönüştürülen her türlü vagon için istenilen Sonlu Elemanlar Analizleri’ni (FEM) kendi bünyemizde bulunan teknik personel ile yapıyoruz.

Yeni dönemde gündeminizde ne gibi yatırımlar yer alıyor?

Türkiye’de demiryolu sanayisinde birçok ilki başarmış bir kurum olan TÜDEMSAŞ, yeni yatırımlar yaparak kendisini teknolojik anlamda sürekli geliştiriyor. 2013 yılı yatırımlarımızdan Kaynak Eğitim Merkezi Haziran ayı itibariyle tamamlanmış ve şirketimiz ile özel sektör bünyesinde çalışan kaynakçıları eğitmek ve yeni kaynakçılar yetiştirmek üzere hizmet vermeye başlamıştır.

Bir diğer yatırımımız olan Vagon Onarım Fabrikası Robotlu Kumlama Tesisi’nin ise inşaat çalışmaları devam etmekte olup yılsonu itibariyle tamamlanmış olacaktır. Robotlu Kumlama Tesisimiz Türkiye’de bir ilk olacak. Bu tesiste şirketimize bakım ve onarımı yapılmak üzere gelen tüm yük vagonlarını, insan faktörü olmadan robotlar yardımıyla kumlayıp daha sonra tamir ve bakımlarını yapacağız.

Üzerinde durulması gereken bir yatırımımız ise şirketimiz Vagon Üretim Fabrikası bünyesinde yer alan ve 1,5 yıldır üretim hattında kullandığımız Robotlu Boji Kaynak Ünitemiz’dir. Bu tesiste otomotiv sanayine benzer bir yöntemle Avrupa’da kullanılan en yaygın boji olan Y25 bojinin seri üretimini robotlar yardımıyla yaparak şirketimizin ve özel sektörün ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Bu ve buna benzer yeni yatırımlar alt yapımızı daha da güçlendirirken, şirketimiz bünyesindeki diğer fabrikalarda yer alan boji kumlama, vagon kumlama ve boyama tesisleri, çok sayıdaki CNC tezgahı, Yatay İşleme Merkezleri gibi modern ve teknolojik tezgâhlarla bölgemizdeki en donanımlı şirketlerden biri konumundayız.

TÜDEMSAŞ projelerinde malzeme tercihini yaparken yerli ürünlerin öncelikli geldiğini söyleyebilir miyiz?

Ürettiğimiz ve tamir ettiğimiz vagonlarda kullanılan ham malzemelerden olan sac, köşebent, NPU gibi malzemelerin tamamını yurt içinden karşılıyoruz. Bu malzemeleri bize temin eden tedarikçilerimizi yerli ürünlere yönlendirmek için ihalelerimizde özellikle Yerli Malı Belgesi istiyoruz. Yarı mamul veya mamul şeklindeki yedek parçaların bir kısmını kendimiz üretirken bir kısmını ise ülkemizde demir yolu yan sanayinin oluşması ve gelişerek büyüyebilmesi açısından iç piyasadan karşılıyoruz.

Daha çok hangi ürünlere gereksiniminiz oluyor?

Ürettiğimiz vagonlarda yüzde 85 oranında yerli malzeme kullanmaktayız. Bu malzemeleri; döküm parçalar, dövme parçalar ve çelik konstrüksiyon parçalar olarak sınıflandırabiliriz. Ayrıca talaşlı imalat yöntemiyle üretilip, ısıl işlem gerektiren birçok parçayı da yine iç piyasadan temin ediyoruz. Bununla birlikte tekerlek takımı, fren sistemi (valfler, regülatörler gibi) ve boru bağlantı parçaları gibi vagonun yüzde 15’ini oluşturan diğer parçaları ise yurt dışından temin ediyoruz. Bu ürünlerin ülkemizde üretilmemesi bizi yurt dışına yönlendirmektedir.

Özellikle tekerlek takımlarının ülkemizde yer alan büyük sanayi kuruluşlarından olan Kardemir gibi demir-çelik fabrikalarınca üretilebileceğini düşünüyoruz. Yurt dışından tedarik ettiğimiz Olab veya Vebeo ismiyle bilinen boru bağlantı parçalarının da yurt içinde üretilmesi mümkünken bu konuda üretim yapan yerli firmaların olmaması bizleri üzüyor.
Demir yolu sektöründe faaliyet gösteren firmalarımız sizce sektörü yukarı taşımaya yetecek seviyelerde mi?
Ülkemizde uzun yıllardan bu yana ihmal edilen, hatta yok sayılan demir yollarına bakış 2003 yılıyla birlikte değişti. Değişen anlayış çerçevesinde demir yolları, Cumhuriyet’in ilk yıllarında olduğu gibi yeniden devlet politikası haline geldi ve bu alanda büyük projeler ortaya konularak, ciddi yatırımlar yapılmaya başlandı.

Dünyada son yıllarda yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler çerçevesinde ülkeler arasında doğu batı eksenli, ülkemizi de içine alan yeni ulaşım koridorları oluşuyor. Ülkemizin coğrafi konumunun yanında, bölgedeki siyasi ve ekonomik etkinliğimizin artmış olması da bunda belirleyici oldu.

Yakalanan bu avantajı değerlendirmek ve Avrupa ile tam uyum sağlayabilmek adına bir takım kanuni düzenlemeler ve teknik alt yapı hazırlıkları yapılıyor. Bunların tamamlanmasıyla birlikte taşımacılıkta Türk firmaları daha etkin rol alacak ve pazarda çok ciddi bir yük vagonu ihtiyacı doğacaktır. Bu yeni pazarda kendine yer edinmek isteyen firmalar, taşımacılık alanında veya demir yolu araçlarının ve alt bileşenlerinin üretimine yönelik hazırlık yapması gerekiyor. Bu hazırlıklara bugünden başlayanlar ilerde oluşan taşımacılık pastasından veya demir yolu yan sanayisinden önemli paylar alacaktır. Ortaya çıkacak irili ufaklı yeni özel sektör kuruluşları ile birlikte çeken ve çekilen demir yolu araçlarının üretilmesinde ve bakım-onarımlarında özel sektör payı her geçen gün artacaktır. Bu da zaten ülkemizin 2023 hedefleri arasında yer almaktadır. Ülkemizin öncelikleri arasına giren, sürekli gelişen ve büyüyen demir yolu sektörünün, yerli firmalarca iyi analiz edilmesi ve TCDD tarafından ortaya konan 2023 hedeflerinin ayrıntılı olarak ele alınması gerekir.

Türk demir yolu sanayisinin hedefleri nelerdir, gelecekte neler olacak?

Demir yolu sektörüne gelişmiş ülkelerde büyük önem verilmiş, çevresel etkiler ve ekonomik sebeplerden dolayı taşımacılığın, kara yolundan diğer ulaştırma türlerine doğru yaygınlaştırılarak dengeli bir yapı kurulması hedeflenerek yapılan çalışmalarda demiryolu öncelikli sektör olarak belirlenmiştir.

Bu anlayış son on yılda ülkemizde de hakim olmaya başladı. Bunu, Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hatları, Marmaray gibi yapılan dev yatırımlardan ve 2023 yılı için TCDD’nin koymuş olduğu hedeflerden anlayabiliriz. Bu hedefler arasında yer alan; 10 bin kilometre yeni YHT hattı ve 4 bin kilometre yeni konvansiyonel hat inşa etmek, demir yolu çeken-çekilen araç filosunu geliştirmek, çeken ve çekilen araçların üretim ve bakımlarında özel sektör payını artırmak, demir yolu işletmeciliğinde özel sektör payını yüzde 50’ye çıkartmak, organize sanayi bölgelerine ve önemli üretim merkezlerinin tümüne doğrudan hatlarla bağlantı sağlamak, taşımacılıkta demir yollarının payını yolcu taşımalarında yüzde 10 ve yük taşımalarında yüzde 15’e çıkarmak gibi hedeflerin gerçekleştirilmesi ülkemiz demir yolu sanayisi açısından çok önemlidir. Bu hedefler doğrultusunda geçtiğimiz aylarda meclisten geçirilen “Demiryollarının Serbestleştirilmesi Yasası” ve buna paralele yapılacak diğer yapısal değişiklikler sonucu sağlanacak serbestleştirmeye paralel olarak sektörde, kamunun yanında birçok özel sektör kuruluşu da yer alacak ve ülkemiz demir yolu sanayisi gelişerek hızla büyüyecektir.

Ülkemiz demir yolu sanayisinin gelişerek büyümesi Avrupa ile Asya arasında yaklaşık 75 milyar dolar taşımacılık hacminden aldığımız payın her geçen gün artması anlamına gelmektedir. Bunun sonucunda ülkemiz zaman içerisinde küresel demir yolu sektörü içinde ana aktörlerden biri olacak ve dünya üzerinde etkinlik alanımız genişleyecektir.

Peki, TÜDEMSAŞ özelinde bakarsak, 2013 yılına yönelik projeleriniz ve gelecek hedeflerinizden bahseder misiniz?

Yük vagonu açısından sektördeki en büyük ve en donanımlı şirket olan TÜDEMSAŞ, üretim ve onarım kapasitesini daha fazla kullanılabilmek amacıyla 2013 yılı için TCDD’ye yönelik vagon üretim ve onarımı programını, bir önceki yıla göre yüzde 20 oranında artırdı. Bu çerçevede üretim ve onarım çalışmalarımız son hızla devam etmektedir.

Şirketimiz TS EN ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi, TS 18001:2008 OHSAS İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, TS EN ISO 14001:2004 Çevre Yönetim Sistemi ve TS EN 16001 Enerji Yönetim Sistemi gibi sektörün gerektirdiği sertifikasyonlara sahiptir. UIC standartlarında vagon üretiyor olmamıza karşın, yeni üretilen vagonların Avrupa Birliği ülkelerinde sorunsuz çalışabilmesi açısından ihtiyaç duyulacak olan Karşılıklı İşletilebilirlik Teknik Şartnameleri(TSI) sertifikasyon çalışmalarını da ayrıca yapmaktadır. Sgss tipi Konteynır Taşıma Vagonu için başlattığımız bu süreci değişik tipteki diğer vagonlarımız için de başlatarak tamamlamayı hedeflemekteyiz. Bunun yanında boji için almış olduğumuz 15085-2 Kaynak Kalite Belgesi’ni üretimini yaptığımız tüm vagon tipleri için almayı hedeflemekteyiz. Ayrıca Avrupa Birliği tarafından, yük vagonlarının bakım, onarım ve revizyonlarının yapıldığı kamu ve özel sektör kuruluşlarından önümüzdeki dönemde istenecek olan ECM Bakım Yönetim Sistemi kapsamında Bakım Temini Fonksiyonu Sertifikası hazırlıklarımız başlamıştır.

Ülkemizde demir yolu ulaştırmasında yaşanan hareketlenmeye paralel olarak özel sektörün ihtiyaçlarını da karşılamak, iç piyasaya daha fazla üretim yapabilmek ve alternatif pazarlar oluşturarak yurt dışına da ihracat yapabilmek amacıyla değişik çalışmalar yapıp, farklı iş birliklerini araştırıyoruz. Bu anlamda, geçtiğimiz aylarda şirketimiz ile taşımacılık sektörünün öncü kuruluşlarından REYSAŞ Lojistik ile 60 vagonluk bir anlaşma imzalanmış olup, bu vagonların 15 adedi şu an teslim edilmek üzeredir. Kalanları ise Ekim ayı içerisinde teslim edilecektir. Ayrıca 2014 yılı için TCDD Genel Müdürlüğü ile bin adet değişik tiplerde vagon imalatı için anlaşma yapılmış olup, özel sektörde demir yolu taşımacılığı yapan firmalar ile de teklif aşamasında görüşmelerimiz devam etmektedir.

Demir yolu taşımacılığı ve demir yolu yük araçları talebi açısından dünya genelinde yapılan pazar araştırması ve Avrupa-Güney ve Doğu Asya taşıma koridorları değerlendirmesinde, önümüzdeki 5-10 yıllık sürede Çin ve Hindistan ile birlikte gelişecek pazarlar arasında gösterilen ülkemizin, demir yolu ağında yer alan çeken ve çekilen araçların standartlarının düşüklüğünü düşünerek sektörün değişen ve gelişen ihtiyaçları çerçevesinde yeni ve teknolojik vagonların üretilmesine öncelik vermekteyiz.

Bölgemizde oluşmaya başlayan ve zamanla gelişecek olan demir yolu yan sanayi ve alt yükleniciler sayesinde bölgemizi yük vagonu üretiminde bir merkez haline getirmeye çalışıyoruz.

Demir yolu sektörünün gelişmesi ve büyümesine katkı sağladığını düşündüğümüz tüm çalışmalarımızın ve belirlediğimiz tüm stratejilerin ana hedefinde ülkemiz demir yolu sanayisinin geliştirilmesi, bölgemiz başta olmak üzere ülkemiz insanına yeni istihdam alanları oluşturmak ve yeni iş imkanları sağlamak vardır.

“Türkiye’de demir yolu sanayisinde birçok ilki başarmış bir kurum olan TÜDEMSAŞ, yeni yatırımlar yaparak kendisini teknolojik anlamda sürekli geliştiriyor. Bu yatırımlardan Robotlu Kumlama Tesisi Türkiye’de bir ilk olacak. Bu tesiste şirketimize bakım ve onarımı yapılmak üzere gelen tüm yük vagonlarını, insan faktörü olmadan robotlar yardımıyla kumlayıp daha sonra tamir ve bakımlarını yapacağız.”

YILDIRAY KOÇARSLAN KİMDİR?

Tokat’ta 1967 yılında doğdu. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müşaviri iken 2012 yılı Ekim ayı itibariyle TÜDEMSAŞ Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine atandı. Koçarslan, o günden bu yana Genel Müdürlük görevini sürdürüyor.

TUDEMSAS teknolojik anlamda gelisiyor

Kaynak : www.haberortak.com

Tarihi lokomotif sergileniyor mu ? Hurdaya mı atıldı ? (Foto Galeri)

Tarihi lokomotif sergileniyor mu ? Hurdaya mı atıldı ? :TCDD Tren Garı önünde sergilenmek üzere yer alan buharlı lokomotif, kiri ve bakımsızlığıyla adeta hurdaya çıkarılmış görüntüsü veriyor.

Bütün dünyada buharlı tren meraklıları tarafından baştacı edilen buharlı lokomotifler ne yazık ki Burdur’da TCDD Gar Müdürlüğü tarafından hurdaya çıkarılmış durumda.
Muhtemelen dünyada ve ülkemizde örneklerinin çok az olduğunu düşündüğümüz bu devasa buharlı lokomotif, ne yazık ki çürümeye terkedilmiş bir görüntü veriyor. Lokomotifin her tarafı toz, toprak, kir, pas içerisinde, bazı bölümler paslanarak çürümeye, dağılmaya başlamış. Lokomotifin makinist dairesi ise berbat bir durumda.
Çocukların hatta gençlerin çalışırken görmedikleri ve merakla izledikleri gar önündeki buharlı tren, izleyiciler tarafından kirliliği ve bakımsızlığı nedeniyle şaşkınlıkla gözleniyor.
Gazetemizde bu konuda daha öncede haberlerin yer almasına karşın TCDD Gar Müdürlüğü ne gazetemize açıklama gönderdi, nede aslında çok değerli olan buharlı lokomotifin temizliğini ve bakımını yaptırdı.
Buradan bir kez daha buharlı lokomotifin ilimize yakışır bir hale getirilmesi, temizlik ve bakımının yapılması çağrısında bulunuyoruz.

Tarihi lokomotif sergileniyor mu-5

Kaynak : www.burdurgazetesi.com

100 yıllık buharlı lokomotif Karabük üniversitesinde eğitim aracı olacak

100 yıllık buharlı lokomotif Karabük üniversitesinde eğitim aracı olacak :Türkiye’nin ilk Demir Çelik Enstitüsü ile Raylı Sistemler Mühendisliği bölümlerini açan Karabük Üniversitesi, buna bağlı olarak da Karabük Gar Deposu’nda bulunan 100 yıllık buharlı lokomotifi restore edip eğitim amaçlı kullanmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürlüğü’nden devraldı. TCDD Malzeme Dairesi Başkanlığı ile üniversite arasında imzalanan protokolle 1900’lü yıllarda yapılan 65 tonluk lokomotifle birlikte 65 tonluk tender (kömür kazanı) da devredildi.

100 yıllık bir tarihe evsahipliği yağacaklarını belirten Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal, okulu ve şehri raylı sistemler vadisi yapma arzusu içinde olduklarını söyledi. Raylı Sistemler Mühendisliği’yle birlikte Türkiye’nin ilk Demir Çelik Enstitüsü’nü de açtıklarını ifade eden Rektör Uysal, “Karabük Gar Deposu’nda bulunan ve aşağı yukarı 100 yıllık bir geçmişi olan buharlı lokomotifi üniversitemize taşıyarak, tarihimize de sahip çıkmak istiyoruz. Bu lokomotif, sevgili gençlerimiz için eğitim alanı oluştururken üniversitemiz için de bir aksesuar olacaktır. Lokomotif, hurda bir vaziyette. Üniversitemize getirdikten sonra restore ederek tarihimizi tekrar canlandıracağız. Devredilmesinde katkısı olan başta TCDD Genel Müdürü Sayın Süleyman Karaman’a, lokomotifin gardan alınarak üniversitemize nakledilmesini sağlayacak olan Yapı Merkezi ve Yapıray şirketlerine şükranlarımı arz ediyorum.” dedi.

Özellikle hızlı trenlerin yaygınlaşmaya başladığı ve demiryolu taşımacılığının hız kazandığı bir dönemde Türkiye’de ilk ve tek olan Raylı Sistemler Mühendisliği Bölümü, 2011-2012 öğretim döneminde Karabük Üniversitesi’nde açıldı. Rektör Uysal’dan alınan bilgiye göre ülkenin ray ihtiyacını karşılamak için Kardemir A.Ş. ile TCDD arasında bir anlaşma yapıldı. Rayların denenmesi için de Karabük Üniversitesi yerleşkesinde 5 kilometrelik yol inşa edilecek. Burada ray-teker ilişkileri, sinyalizasyon ve telekomünikasyonla ilgili denemeler yapılacak, altyapı ve üstyapı etkileşimleri gözlemlenebilecek.

100_yillik_buharli_lokomotif_karabuk_universitede_egitim_araci_olacak_h111587

Kaynak : www.haber35.com

TCDD Açık Hava Buharlı Lokomotif Müzesi kaderine terk edildi | Ankara

TCDD Açık Hava Buharlı Lokomotif Müzesi kaderine terk edildi :Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren görev yaptıktan sonra emekliye ayrılan lokomotiflerin sergilendiği TCDD Açık Hava Buharlı Lokomotif Müzesi kaderine terk edildi.

Ankaralılar, “Müze bize kapalı ancak madde bağımlılarına açık” dedi.Celal Bayar Bulvarı üzerinde bulunan TCDD Açık Hava Buharlı Lokomotif Müzesi görenleri hayrete düşürüyor. Almanya, İsveç ve ABD gibi ülkelerde üretilen ve Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren görev yaptıktan sonra hizmet dışı kalan emektar buharlı lokomotifler kaderine terk edildi. Uçucu madde bağımlılarının yük vagonlarını kendilerine ev yaptığı müzede, hepsi tarihi eser olan 11 adet buharlı lokomotif ile 2 adet vagon bulunuyor.
VATANDAŞA KAPALI BAĞIMLIYA AÇIK

Lokomotif ve vagonların sergilendiği TCDD Açık Hava Buharlı Lokomotif Müzesi’nin yıllardır kapalı olduğunu savunan vatandaşlar girişte bir güvenlik memurunun dahi olmamasının müzeye verilen değeri ortaya koyduğunu belirtiyor. Çevre sakinleri kapıları yerli ve yabancı turiste kapalı olan müzenin, madde bağımlılarının ve evsizlerin uğrak noktası haline geldiğini dile getiriyor.
TELLERİ AŞIP VAGONA GİRİYORLAR

Lokomotif ve vagonların evsizler tarafından kullanıldığını belirten vatandaş Mehmet Çiçek şöyle konuştu: “Müzenin normal giriş kapısında kilit var. Ancak tellerin arasından kolayca içeriye girebilen madde bağımlıları ve evsizler yük vagonlarında yaşıyor. Burada uçucu maddeler kullanıp alkol alıyorlar. Herhangi bir yetkili müdahale etmediği için hergün bu yaşananlar tekrarlanıyor.”

YETKİYLE GEZEBİLİRSİNİZ

Herhangi bir görevlinin olmadığı müze girişinde, irtibat telefonu yazıyor.
Ankara Hürriyet muhabirinin bilgi almak için aradığı telefonu yanıtlayan görevli, müzenin normal ziyarete kapalı olduğunu bu yüzden girişte güvenlik bulundurmadıklarını söyledi. Yetkili ayrıca, “Müzeyi gezmek için Ankara Garı’nın içinde bulunan yetkilerden izin almanız gerekiyor. Bu yetkili başınıza bir görevli vererek sizi müzede gezdirecektir” dedi.

TCDD Açık Hava Buharlı Lokomotif Muzesi kaderine terk edildi

Kaynak : www.hurriyet.com.tr

Atıl Durumdaki Buharlı Lokomotif Müzede Sergilenecek (Foto Galeri)

Atıl Durumdaki Buharlı Lokomotif Müzede Sergilenecek
Çankırı’da yaklaşık 40 yıldır kullanılmayan ve 1931′de üretilen buharlı lokomotif, Rahmi Koç Müzesinde sergilenmek üzere İstanbul’a götürüldü.

Rahmi Koç Müze Atölyeleri Müdürü İlhan Akidil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, benzer lokomotiflerinin sayısının çok azaldığını, bunları koruyarak genç nesillere göstermek istediklerini söyledi.

Lokomotifin çalıştığı dönemde ne işe yaradığını detaylı bir şekilde anlatarak müzede sergileyeceklerini ifade eden Akidil, “Lokomotifi atıl durumdan kurtararak gençlerin geçmişi daha iyi anlamalarını sağlayacağız. Gerekli çalışmaların ardından 2 yıl içerisinde lokomotifi sergilemeyi planlıyoruz” dedi.

Akidil, Türkiye genelinden 3 buharlı makine daha aldıklarını, müzeye herkesi beklediklerini kaydetti.

Emekli lokomotif teknisyeni Hüseyin Ustaoğlu da lokomotifin 1931′de üretildiğine işaret ederek, “Bu lokomotif son tamirini 1953 yılında görmüş. Yaklaşık 40 yıldır da Çankırı’daki bir atölye deposunda atıl vaziyette duruyordu” ifadesini kullandı.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarında 1931-1973 yıllarında hizmet vermesinin ardından kuruma ait bir depoya konulan buharlı lokomotif, Çankırı Garı’ndan tıra yüklenerek İstanbul’a gönderildi.

atil-durumdai-buharli-lokomotif-muzede-sergilenecek2

Kaynak : www.haberler.com

 

Asırlık TÜLOMSAŞ sanayinin lokomotifi

Asırlık TÜLOMSAŞ sanayinin lokomotifi
ESKİŞEHİR’de 1894 yılında kurulan Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. (TÜLOMSAŞ), yıllardır kent ekonomisine katkıda bulunuyor.

Türkiye’nin tek lokomotif tedarikçisi olan TÜLOMSAŞ, bölgenin sosyo-ekonomik yapısı üzerinde önemli bir etken ve bölgede sanayileşme evresinin başlamasında ve gelişmesinde de büyük bir itici güç oldu.

ESKİŞEHİR’de 1894 yılında Almanlar tarafından Anadolu-Bağdat demiryolunun inşası sırasında buharlı lokomotif ve vagon tamiri ihtiyacını karşılamak üzere Eskişehir’de Anadolu-Osmanlı Kumpanyası adıyla küçük bir atölye olarak kurulan Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. (TÜLOMSAŞ), yıllardır kent ekonomisine katkıda bulunuyor.

Türkiye’nin tek lokomotif tedarikçisi olan TÜLOMSAŞ, bölgenin sosyo-ekonomik yapısı üzerinde önemli bir etken ve bölgede sanayileşme evresinin başlamasında ve gelişmesinde de büyük bir itici güç oldu. 7 üretim fabrikası, 9 teknik ve idari birimden oluşan TÜLOMSAŞ, yılda 100 adet çeşitli tipte lokomotif, 500 adet bojili yük vagonu ve 100 adet çeşitli tipte dizel motor üretim kapasitesiyle Türk ağır sanayinin lokomotifi olarak hizmet veriyor. Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında top kamaları TÜLOMSAŞ’ta yapıldı. İlk Türk otomobili Devrim, 1961 yılında TÜLOMSAŞ’ta Türk mühendis ve teknisyenler tarafından yapıldı. TÜLOMSAŞ, Türkiye’nin ilk Akülü yük araçları, İlk cadde süpürme araçları, İlk otobüs yıkama tesislerini üreterek özel sektör girişimcilerine de örnek oldu. 2003-2012 Yılları arasında 127 adet lokomotif imalatı yapan TÜLOMSAŞ bir önceki döneme göre yüzde 126 artış sağladı, Avrupa’ya ihraç edilmek üzere ilk kez lokomotif imalatı yaptı.

asirlik-tulomsas-sanayinin-lokomotifi

Kaynak : www.hurriyet.com.tr